Sağlığınız İçin Biz Varız

Sağlığınıza Dikkat Edin…

Bebek mi Düsünüyorsunuz? Önce Burayi okuyun 2

1-ANNE BABANIN YANINDA YATMAK ISTEME

Çocuklarda anne babanin yaninda yatmak isteme bazi psikiyatrik durumlarda görülebilir. Bu durumda çocugun asiri bir korku hali , yalniz kalmak istememe , uykusunda sik sik sayiklama ve korkulu rüyalar , anne babaya bir sey olma korkusu , istah degisiklikleri , ufak tefek uyaranlara karsi asiri tepki verme , sese ve gürültüye hassasiyet ve bunun gibi bazi durumlar eslik edebilir. Bu durumda çocuga psikiyatrik yardim ve destek gerekir.

Yukarida sayilan durumlarin eslik etmedigi isteklerde ise çocugun bu davranisi uygun bir sekilde yönlendirilmelidir. Genellikle bu durumun uygun olmadigi yasina uygun psikososyal gelisim için ayri yatakta ve odada yatmasi gerekliligi çocuga anlatilmalidir. Bu açiklamadan sonra basamak basamak çocugun odasina geçmesi saglanir. Bu basamaklar önce anne babanin yatagindan ayri yatma (ayni odada) , daha sonra farkli odada yatma seklinde saglanmaya çalisilir . Her basamaktan sonra çocugun davranisi takdir edilip , ödüllendirilir. Çocugun yalniz kalmaktan korktugu durumlarda , anne veya baba çocugu uyumadan önce yatagina götürür . Masal anlatarak veya bir miktar onunla konusarak sakinlesmesini ve ortama uyum saglamasini kolaylastirir. Odanin kapisi açik tutulur ve çocugun bu sekilde kendi odasina adaptasyonu saglanmaya çalisilir. Çocugun anne babanin odasinda yatmasi ise sira disi durumlarda ve eslik eden stres faktörleri döneminde geçici olarak izin verilebilir. Ama bu durumun geçici oldugu asil yerinin kendi yatagi ve odasi oldugu izah edilmelidir.

Bu gibi durumlarda eslik edebilecek psikiyatrik problemler unutulmamali , çocugun yasina uygun psikososyal gelisimi açisindan bu ve buna benzer tutumlar,dengeli ve sevgi dolu yönlendirmeler ile zaman geçirilmeden çözümlenmeye çalisilmalidir.

2-YEMEK YEME KONUSUNDA ITIRAZ

Yemek olayini bazi çocuklar annelerine karsi koz olarak kullanabilirler. Genelde çocuklar anne babayi yönlendirebildikleri konularda israrci olarak o konuda problem çikarirlar. Bazi durumlarda anne babanin yanlis tutumu bu durumun pekismesine neden olur. Normalde bir yasindan sonra çocugun sofraya eriskinler ile beraber oturmasi ve yasina uygun yemekleri yemesi beklenir. Belli bir dönem sonra yemek aliskanligi gelisir. Çocugun çok yönlü beslenmesi açisindan , normal sosyal gelisimi açisindan , psikomotor gelisimi açisindan bu durum önemlidir.

Bazi annelerin ‘’ çocugum yemek yemiyor’’ diye çocuga israrci ve yanlis tutumlari da bu davranis probleminin pekismesine neden olur. Genelde bedensel ve psikiyatrik problem olmadikça her çocuk acikir ve ögün vakti geldiginde yemegini yer. Ama çocukta istahsizlik gerçekten var ise o zaman bazi hastaliklari düsünmek gerekir.

Yemek yeme konusunda anne babalara su tavsiyelerde bulunacagiz ; En basta ögün vaktine bir iki saat kala dönemden itibaren çocuga kesinlikle ufak tefek gida vermeyin , ikinci olarak yemek konusunda çocuk sofraya çagirilmali ,tabak önüne konduktan sonra kesinlikle iki -üç kereden fazla yemek yeme konusunda israr edilmemeli , üçüncü olarak yemek yeme konusunda çocuk ile çok fazla konusulmamali. Unutmayiniz ki yemek yeme o çocugun sira disi yapmasi gereken bir olay degil, onun fizyolojik bir ihtiyaci . Bu yasamsal ihtiyaci ve zevkle yapilmasi gereken bir seyi iskence haline getirmemeli . Bir baska nokta da yemek yapmadan önce çocugun fikri (yemek çesidi konusunda) alinabilir. Önemli besin kaynaklarini almasi için ayni tür yemek degisik sekiller ile önüne getirilebilir. Ayni zamanda istahi azaltan bol sekerli bisküvi ve çikolatalari belli miktarda almasi saglanabilir.

Bütün bu önlemlere ragmen devam eden istah problemlerinde , doktora basvurarak altta yatan (varsa ) nedeni bulmak gerekebilir.

3-ALTINI ISLATMA

Altini islatma anne babalarin en çok karsi karsiya kaldiklari problemlerin basinda gelir. Özellikle belli bir tuvalet egitimini aldiktan ve tuvalet aliskanligi kazandiktan sonra , çocugun altini islatmaya baslamasi daha çok psikolojik nedenleri akla getirir. Eger her hangi bir stres etkeni var ise bu durum görülebilir. Ancak çocuk bebekliginden beri hiç tuvalet kontrolü saglayamamissa , o zaman genetik ve bedensel etkileri disladiktan sonra psikolojik etkilere bakmak gerekir.

Çocugun altini islatmaya baslamasinda anne babalar endiseye kapilmadan çocugun durumunu gözden geçirmelidirler. En önemlisi bu çocugun herhangi bir stres etkeni varmi yokmu ( kardes dogumu , anne baba geçimsizligi , arkadas sorunlari , okula veya krese baslama ,göç , yakin kaybi ,anne babadan ayri kalma , kronik hastaliklar , dogal afetler vb.) bu degerlendirilmeli ve stres etkeni ortadan kaldirilmaya çalisilmalidir. Burada yakin geçmiste somut olarak gördügüm bir örnegi vermek istiyorum . Adapazari’nda deprem sonrasi bir kisim çocukta daha önce olmamasina ragmen altini islatma probleminin olustugunu gözlemledim. Bu durum yasanan olayin stresine verilen çocugun psikolojik bir reaksiyonu idi. Çocugun sevgi ihtiyaci var ise ilgi çekmek için bu problemi çikarabilir. Özellikle bu durumla birlikte daha çok dikkat çektiginin farkina varan çocuk davranisinda israrci olabilir. Yeni dogan kardesinin durumunu gözlemleyen ve ona yönelik ilgiyi gören çocukda da bu türlü bir davranis görülmekte.

Çocugun bu davranisini altina bez baglamak destekleyecegi için bu türlü bir tavirdan kaçinilmalidir.Anne baba çocugu asiri cezalandirici ve suçlayici bir tavirdan kaçinarak bu durumu onun ile konusmalari uygun olur. Çocugun altini islatmadigi zaman takdir ve övgü dolu sözler söylenmelidir. Ufak bir çizelge ile çocuga bulut ve günes çizdirmek de duruma yardimci olur.

Idrar yolu infeksiyonlarinda çocugun idrarini tutamama durumu söz konusu olabilir .Idrar yolu infeksiyonu çocugun altinin islak kalmasina bagli olarak da ikincil olarak gelisebilir .Bu durumu anne babalarin gözardi etmemeleri gerekir.

Israr eden durumlarda altta yatan neden ve genel durumu degerlendirmek için doktor yardimi gerekebilir.Çocugun yasina uygun , normal psikososyal gelisimi için bu durumun tedavi edilmesi gereklidir.

4-IÇE KAPANIKLIK

Çocuklar devamli psikososyal bir gelisim gösterir. Normal sosyal gelisim içerisinde basta aile üyeleri olmak üzere diger insanlar ile iletisim ve etkilesim önemlidir. Bu normal gelisim için kaçinilmaz bir durumdur. Bazi çocuklar gerek kisilik özellikleri gerekse ikincil olarak etki eden faktörler sonucunda içe dönük ,sosyal ortamlara ve alisilmadik mekanlara kolay adapte olamayan , genelde duygusal paylasima girmeyen , yabanci insanlardan tedirgin olan bir yapida olabilirler.

Bu durum bazi psikiyatrik durumlarda görülebilir. Bu durumda çocugun bu nedene yönelik tedavisi gereklidir.

Anne babalarin bu durumda yapmalari gereken sik sik çocuga söz hakki tanimalari ,hemen her konuda onun kendisini ve duygularini ifade etmesini saglamalari , ona sik sik ne hissettigini ve düsündügünü sormalari , çocugun kendisine deger vermeleri , konustugu zaman dinlemeleri , sik sik sosyal ortamlarla irtibatini saglamalari , onu oldugu gibi kabul ederek sevgilerini sik sik belli etmeleri , çocugun her seyine müdahale etmeden ve çok müdahaleci olmadan onun kendini ortaya koymasini saglamalari önerilir.

Devam eden durumlarda bazi psikiyatrik tablolardan söz edilebilir. Bu durumun tedavisi gerekir. Özellikle okul çagi ile beraber sosyal iliskilerde problem olmamasi için durumun çözümlenmeye çalisilmasi önem kazanir.

5-ASIRI HAREKETLILIK

Bazi çocuklar yasitlarina göre asiri hareketli olabilirler. Bu durumun bir çok nedeni olabilir. Genelde asiri hareketli çocuk denince aklimiza hiperaktif çocuklar gelir. Çocukta asiri hareketlilik her ortamda oluyor yer ve zaman dinlemiyorsa o zaman hiperaktiviteden süphelenmek gerekir.Bu durumda çocukta dikkat eksikliginin de eslik edip etmedigine bakilmasi gerekir. Asiri hareketli çocuklar devamli kipir kipirdirlar , yerlerinde duramazlar , sanki bitmez bir enerjileri var gibidir.Bu konudaki ayrintilari çocuklardaki psikiyatrik durumlar -hiperaktif çocuklar - sayfamizdan ögrenebilirsiniz.

Genelde asiri hareketli çocuklarin durumu okula basladiklari dönemde belirgin bir sekilde farkedilir. Ögretmenden sik sik uyari alinmasi ile anne baba olayin farkina daha da iyi varir. Bu durum çocugun sosyal iliskilerini ve ders basarisini etkiler. Normalde belli bir kapasitede olan bu çocuklar ders basarisizligi ile karsimiza gelirler. Bu durumlarda ilaç tedavisi ve diger tedavi yaklasimlari çocugun gelecegi açisindan önemlidir.

Asiri hareketlilik durumu çocugun sikinti ve problemlerine bagli da gelisebilir. Bazi psikiyatrik durumlarda çocuklarda bu türlü hareket artisina rastlayabiliyoruz. Bu durumda çocukta sikintiya ikincil olarak gelismis yerinde duramama, hareketlilik artisi görülür. Altta yatan sikintinin ve stres etkeninin halledilmesi ile çocugun bu hareketliliginde azalma görülür.

Bu çocuklarin genelde anne ve babalarinda da buna benzer bir hareketlilik çocukluk dönemlerinde olabilir. Bu türlü çocugu olan anne babalarin olaya gayet sakin yaklasarak , bu hareketliligi ve çocugun psikososyal gelisimini iyi yönlendirmeleri gerekir. Asiri hareketliligi yüzünden çok elestirilen ve sosyal ortamlardan dislanan çocuklarda , baska psikiyatrik problemlerde olusabilir. Bu çocuklari sportif faaliyetlere yönlendirmek , onlari olumlu ve faydali ugraslarla mesgul etmek , enerjilerini bazi hobilere kanalize etmek, dikkat eksikligi ve hiperaktivite durumu varsa tedavisini saglamak önemlidir.

6-DERS BASARISIZLIGI

Ders basarisina etki eden bir çok durum vardir. Ders basarisizligi çocuklarin normal sosyal ve psikolojik durumunu etkiler. Bu durumda aile ile iliskilerinde bozulmasi sözkonusu olabilir.

Ders basarisina en büyük etken çocugun zeka kapasitesidir. Bu durum çocugun okudugunu , anlatilani ve aktarilan bilgileri kolay kavramasina ve akilda tutmasini kolaylastirir. Zekanin belli bir seviyeye gelmesini daha çok dogumsal özellikler ve çevre sartlari belirler. Belli bir zeka kapasitesi olmasina ragmen ders basarisizligi olan çocuklarda asagidaki nedenleri aramak yerinde olur.

Ders basarisizliginin en büyük nedeni, çocuklarin belli bir sorumluluk içerisinde kendilerini hissedip , okul sonrasi gerekli ders çalisma saatlerini düzenlememeleri ile kendini gösteren durumdur. Bu durumda ögretmen ve aileye çok büyük bir is düsmekte uygun ve dengeli yaklasimlar ile çocuklarin bu yöndeki eksikliklerini isbirligi içinde kapatmalari gerekir. Yanlis tutumlar çocuklarin bu sikintisini pekistirir. Bu durumda ögretmen aile isbirliginin olumlu etkisi büyüktür.

Egitimde firsat esitligi önemli bir konudur. Çocugun gittigi okulun genel durumu , ögretmeninin özellikleri , sinifin özellikleri , verilen egitimin kalitesi , bu egitime ek olarak saglanan imkanlar çocuklarin ders basarisini direk olarak etkiler. Bütün bu noktalarda belirgin problem olmamasina ragmen çocukta görülen ders basarisizliginda özel ögrenme güçlügü durumunu hesaba katmak yerinde olur. Bu durumda ayrintili bilgiyi çocuklarda görülen psikiyatrik durumlar- özel ögrenme güçlügü- sayfamizdan ögrenebilirsiniz. Bu durumun tespiti ve egitim ile tedavisi önemlidir.

Ders basarisina etki eden diger nedenlerden biriside çocukta olabilecek depresyon , madde bagimliligi , uyum bozukluklari ,aile ile ilgili problemler, psikososyal stres etkenleri , anksiyete bozukluklari gibi psikiyatrik durumlarda da ders basarisizliklarina neden olabilir. Bu durumlar ders basarisizliginin yaninda ek belirtiler ile kendini gösterir. Bu negatif etkenin ortadan kaldirilmasi ile ders basarisizliginda düzelme belirgin olarak görülür.

Ders basarisizligi olan çocuklarin yasitlari ile kiyaslanmadan ve özgüvenleri zedelenmeden , ders basarisi için yönlendirilmeleri önemldir. Çocuklarin bu türlü sikintilari varken anne babanin asiri ilgisiz ve asiri kontrol durumlari, çocuklarin bu durumlarinin devam etmesine neden olur. Önemli olan anne babalarin çocuklarina vakit ayirarak , onlarin durumlarindan haberdar olmalari ve bu türlü problemler , tamamen çocugun yasaminda pekismeden gerekli önlemler alinmalidir.

7-ÇOCUGUN KENDINI ORTAYA KOYMASI VE NORMAL KISILIK GELISIMINI NASIL SAGLAYABILIRIZ.

Çocuklar devamli psikososyal gelisim içerisindedirler . Bu gelisimi etkileyen temel faktör en azindan belli bir yasa kadar ailedir. Çocugun kisilik gelisimi bir hayat boyu devam eder. Kisilik gelisiminin büyük bir kismi erken yaslarda tamamlanir .Bu durumda çocugunuz birinci planda anne baba ve bakim veren kisiden , ikinci planda evdeki diger bireylerden , üçüncü planda sosyal çevreden iyi veya kötü yönde etkilenecektir. Anne babanin etkisi kardese göre çok daha fazladir. Ama bir iletisim ve etkilesim ortami olan ailede küçük kardes büyük agabeyden veya abladan da etkilenecektir. Bu durum çogu zaman iyi yönde bir etkilesim ile sonuçlanir ve iyi yönlendirilirse kardes kiskançliginin önüne geçilir . Küçük çocuklar agabeyinden veya ablasindan bir çok seyi hizli bir sekilde ögrenerek , gelisimini daha da pekistirebilir. Bu nedenle küçük kardesler daha sansli sayilabilir .Büyük olanlarin yas avantaji oldugu için küçük kardes ister istemez ögrenme ve etkilenme olarak büyük kardesi takip eder .Ama bu durum küçük kardesin büyügü rakip olarak algilayip tamamen ona ters düsmesinden çok daha iyi bir durumdur. Eger psikososyal gelisim içerisinde çocugunuzun geri planda kalmamasini ve kendini ortaya koyarak , kisilik özelliklerini gelistirmesini istiyorsaniz ; Her çocuk için psikososyal gelisim süreci içerisinde yapilmasi gerekli bazi tavsiyeleri aktarmak istiyorum. Bu çocugunuzun kendine olan güvenini artiracak , kendi kisilik özelliklerinin gelismesini saglayacak , onun psikososyal gelisimini güçlendirecektir.

1-Sik sik çocugunuza yasina uygun olarak yapabilecegi görev ve sorumluluklari verin.

2-Ona sik sik kendini nasil hissettigini sorun

3-Olaylar karsisinda onunda fikrini ifade etmesini saglayin yani ona kendi fikrini sorun ve düsünmeye sevk edin .Söyledigi seylere önem verdiginizi hissettirin .

4-Onun iyi yönlerini ve basarilarini takdir edin , ön plana çikarin ve ödüllendirin.

5-Onun kabiliyetlerinin gelismesine zemin ve imkan hazirlayin

6-Hatali davranislarini konusarak onu yargilamadan anlatmaya çalisin , olaylarin ve yaptiklarinin hatali taraflarini farketmesini saglayin

7-Sik sik onu sevdiginizi ve onun aileniz için ayrilmaz bir parça oldugunu ifade edin

8-Onun kendini ifade etmesini kolaylastirmak için karsilikli olarak siz ona kendinizi ifade edin ,ondan da kendini ifade etmesini isteyin sik sik karsilikli konusup sohbet edin

9- Onun yapabilecegi seyleri kendisine birakin , onun yerine bazi seyleri yapmayin , bu çocugun kabiliyetlerinin gelismesini engelleyerek kendini ortaya koymasini engeller.

10-Onunla kaliteli ve hos bir sekilde vakit geçirin

11-Onun olaylar karsisindaki duygularina deger verdiginizi belli edin

12-Onun sosyal ortamlardaki arkadasliklarini ve girisimlerini uygun oldugu ölçüde destekleyin

13-Onun aile içi herkesle olan baglarinin kuvvetlenmesini saglayin

Unutmayiniz ki bu günün çocuklari ,yarinlarin büyükleri olacak, çocugunuzun bu günden davranis ve kisilik gelisimi iyi yönlendirilirse , gelecekte hem onun hem sizin açinizdan ideal olan gerçeklesmis olacaktir.

8-BOSANMA VE ETKILERI

Bosanma dedigimiz önemli yasam olayi , mevcut aile yapisini degistiren en önemli etkenlerden bir tanesidir .Bu durum normal gidisatin tersi veya degisik bir durumu oldugu için, aile içerisindeki bireylerin hepsini önemli ölçüde etkileyecek bir durumdur. Bu etkilenmede karsilikli etkilesim içerisinde ,çocuk- anne ,çocuk-baba ,anne-baba , çocuklar kendi aralarinda ayri ayri etkilenmesi ve bunlarin ikiserli olarak birbirini etkileyip, yeni olusuma ayak uydurmaya çalismasi durumu söz konusudur. Bosanmanin en çok etkiledigi kisiler ise süphesiz çocuklardir . Hatta bu durum bazen o kadar ileri gider ki Anne babalar kendi sorunlarindan veya stres faktörlerinden dolayi, bu türlü bir hayat asamasi ve stres faktörü durumunda, çocuklar hiç hesaba katilmaz veya en son akla gelir.

Bosanmaya karar vermeden önce bu konuyu çok ciddi düsünmek gerekir . Çünkü bu durum mevcut ve ilerleyen dönemdeki etkilerinden dolayi gerçekten önemli bir olay ve karardir. Genelde bosanmadan önceki durum ile bosanma sonrasi durumun her açidan degerlendirilip kar zarar orani hesap edildikten sonra bu durum daha ileri asamaya götürülmesinde fayda vardir.

Bosanmaya karar vermis bulunuyorsaniz , bunun çocuga veya çocuklara anlatilmasi ve açiklanmasi durumu , çocugun buna tepkileri ve ilerleyen süreç içerisinde psikolojik durumu hakkinda bazi konularda dikkatli olmaniz gerekir.

Bosanmaya karar verdikten sonra veya mahkeme süreci basladiktan sonra çocugun yasina göre aile içerisinde az çok hissettigi bu farkli durumun, uygun bir dille , yasina uygun bir sekilde anlatilmasi gerekir. Bu durumu genelde anne babanin ikisinin birden çocuga açiklamasi uygundur. Yapilmasi gereken ,çocuga sevgi mesajlari verildikten sonra , yani hem anne hem baba tarafindan çok sevildigi ve durum ne olursa olsun bundan sonrada sevilmeye devam edilecegi konusunda çocuga güven verildikten sonra durum anlatilmaya baslanmalidir. Bu durumun yani anne babanin artik hayatlarini ayri yasayarak devam ettirmelerinin ,herkesin faydasi için zorunluluk oldugu ve baska alternatif kalmadigi , yine çocugun yasina uygun bir sekilde anlatilmalidir.

Bazi çocuklar , anne babalarinin bosanmasindan kendilerini sorumlu tutarak suçluluk psikolojisine girerler . Bunu engellemek için bu durumun hiç bir etki olmadan , kendilerinin aldigi bir karar oldugu tekrar tekrar ifade edilmelidir. Çocugun kaygisi azltilmak için, yine sevgilerinin devam edecegini ve çocuk hangi tarafta kalirsa kalsin diger ebeveyni görebileceginin ve irtibatin devam ettirileceginin alti çizilmelidir. Çocugun ilerleyen dönem içerisinde psikolojik durumu takip edilmeli özellikle gizli depresyon ve kaygi durumlari göz önüne alinmalidir. Bu yeni durum çocugun sosyal hayatinda ,bazi sorunlar olusturabilir ve uyum güçlügü denen bir tabloya zemin hazirlayabilir.

Unutmayiniz ki ister ayri ister beraber, çocuga verilecek sevgi ve saglanacak huzur ortami ,her türlü sikinti ile basetmek için gerekli olan en önemli araçtir.

Alti çizilmesi gereken bir diger nokta da sudur : Çocugun bundan sonra, örnegin baba ayrildiktan sonra annenin bu ayriligi telafi etmek için çocuga asiri hosgörü ile davranmasidir. Bu durum çocukta degisik davranis problemlerinin gelismesine zemin hazirlayabilir. Bu nedenle denge iyi korunmali ,bu türlü sinir problemleri yasatilmamalidir.

Ayrildiktan sonra, ebeveynler birbirlerinin aleyhinde konusmamali ve çocuga esi ile olan problemi yansitilmamalidir. Bu durum bosanma yasamis ailelerde sik görülür ve çok önemli problemleri beraberinde getirebilir. Ayni zamanda çocugun ayri yasadigi ebeveyni sik görmesi (önemli bir problem yoksa ) saglanmali ve çocugun iletisimi devam ettirilmelidir.

Çocugun cinsiyetine göre örnek alabilecegi karsi cinsten güvenilir bir akraba veya tanidik kisiler, ayrilan ebeveyn yerine çocugun bazi duygusal ihtiyaçlarini karsilayabilir. Örn: babadan ayri bir çocuk ile dayinin biraz daha yakinlik göstermesi gibi. Çocugun durumunun ilerleyen süreç içerisinde takip edilmesi ve kontrol edilmesi faydalidir.

Leave a Comment

XHTML: Line-breaks are automatic. Available tags are <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>