Migren

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

MİGREN , 4 ile 72 saat arasında sürebilen , tekrarlayıcı, zonklayıcı nitelikli, genellikle başın bir yarısında olmakla beraber bazen iki taraflı da olabilen, günlük fiziksel aktivitelerle artabilen, genellikle bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olmanın eşlik ettiği bir baş ağrısı tipidir.
Migren şikayeti olan hastaların yaklaşık %10′ unda ağrıdan 5-25 dakika önce, ağrının başlayacağını hissettiren, aura denen, gözün önünde çizgiler, parlak renkli ışıklar, bulanık görme, buzlu cam arkasından bakma, daha seyrek olarak da konuşma bozuklukları gibi şikayetler bulunur. Bu aura döneminden sonra zonklayıcı baş ağrısı başlar ve 1 saat içinde artar.

Migren tanısı için:
1- Ağrının süresi: 4 - 72 saat
2-Aşağıdakilerden en az ikisinin bulunması

Tek taraflı
Zonklayıcı
Orta yada şiddetli ağrı
Fiziksel aktivite ile ağrıda artma
3-Ağrı sırasında aşağıdakilerden en az birinin bulunması
a-Bulantı ve/veya kusma
b-Işık ve gürültüden rahatsız olma
4-Muayene sonucunda başağrısına sebep olan başka bir hastalığın bulunmaması gerekmektedir.

Migren atağı sırasında genellikle;

Başın bir tarafında, bazen iki taraflı da olabilen, zonklayıcı tarzda baş ağrısı ortaya çıkar.
Ağrının şiddeti kişinin işini yapmasını engeller veya tamamen durdurur.
Ağrı, 4 ile 72 saat arasında sürer, genellikle uyumakla geçer.
Hastaların çoğunda bulantı, bir kısmında kusma olur.
Işıktan rahatsız olma hissi çoğu zaman ortaya çıkar ve pek çok hasta karanlık ve sessiz bir yerde yatmak ister.
Gürültüden rahatsız olurlar.

Migrenin Tetikleyicileri :

Hormonal değişiklikler (adet dönemi, hormon kullanımı, menapoz başlangıcı)
Uyku düzeninde değişme (az ya da çok uyuma)
İklimsel değişiklikler, rüzgar
Alkol (kırmızı şarap, bira)
Kokular (parfüm, kimyasal maddeler)
Bazı gıdalar (MSG (monosodium glutamate) içeren besinler, eski peynirler, nitrat ihtiva eden işlenmiş yiyecekler, deniz ürünleri, salam, sucuk, sosis, fındık, fıstık, çikolata,…)
Strese maruz kalma
Stresten ani kurtuluş (tatil, başarılı bir sunum sonrası, proje bitimlerinde )
Parlak ışık
Sigara dumanı
Yüksek rakım
Öğün atlama
Bazı ilaçlar
Aşırı yorgunluk

Tanı:
Migrenin tanısı, hastanın ifade ettiği şikayetlerin ve muayene bulgularının değerlendirilmesi ve başağrısına sebep olan başka bir hastalığın saptanmaması ile konur.

Tedavi:
Migren tedavisi, atak tedavisi ve önleme tedavisi olarak sınıflandırılabilir.

Atak tedavisinde basit ağrı kesiciler ve migrene özel ağrı kesiciler kullanılırken önleme tedavisinde daha farklı ilaçlara yer verilir.

Ağrıyı başlatan madde ve durumlardan mümkün olduğunca uzak kalmak ve ağrı kesici ilaçların ağrının başladığı hissedildiği anda alınması, çoğu zaman bu sıkıntılı durumun gelişmesini önler.

Gerilim Tipi Başağrısı

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Gerilim tipi başağrısı en sık rastlanan başağrısı türüdür. Erişkinlerin % 90 ‘ı hayatları boyunca en az 1 kez bu ağrıyı hisseder.
Gerilim tipi başağrısının , stres, gerginlik, bastırılmış öfke gibi durumların ortaya çıkardığı baş, boyun bölgesindeki kasların istem dışı kasılması sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Çoğu zaman enseden başlayan, basınç, sıkıştırma tarzında künt bir ağrıdır.

Genellikle başın iki tarafında olan,
Günlük aktivitelerle çok fazla değişmeyen,
Genellikle bulantı- kusmanın eşlik etmediği
Hafif veya orta şiddetteki başağrısıdır. (Günlük aktiviteleri azaltabilir ama engellemez)

Gerilim tipi başağrısı genellikle ;

Enseden başlayan, gerilme, mengene ile sıkıştırma tarzında olan bir ağrıdır.
Günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkar
Uykusuzluk sonrasında görülür
Sürekli bir ağrı tarzındadır

Gerilim Tipi Baş Ağrısında Tedavi

Tedavide genelde basit ağrı kesiciler ilaçlar verilir
Sık gelen ağrılarda gerilim de ön plandaysa anti-depresan ilaçlar tedaviye eklenir.

Küme Başağrısı

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Genellikle 20-45 yaşlarında başlar. Erkeklerde 3-5 kat daha sıktır.Genelde yılın aynı zamanlarında, günün aynı saatlerinde ortaya çıkar.
Genelde gece ve sabaha karşı olur.
% 90 hastada ataklar halindedir, atak olmadığı dönemler ağrısız geçer.
Genellikle başın tek tarafında, göz çevresinde saplanma, delici tarzda, oyulma, patlama tarzında olup 15 ile 180 dakika arasında sürer.
Aynı tarafta gözde yaşarma veya kanlanma, burun tıkanıklığı göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme gibi Horner Sendromu bulguları eşlik edebilir.
Küme atak dönemlerinde alkol, ciddi bir tetikleyicidir.

Küme baş ağrısının tedavisi :

Oksijen solunması
İlaç tedavisi
Atak döneminde tetikleyici etkenlerden kaçınmak

Kronik Günlük Baş Ağrısı

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Günde ortalama 4 saat süren ve ayda ortalama 15 gün olan başağrısıdır.
Genellikle başka hastalıklar sebebiyle tetkik edilip çoğu zaman migren tanısı ile tedavi edilen hastalardır.

Aşırı ve Yanlış İlaç Kullanımına Bağlı Tepki Başağrısı

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Başağrısı, türü ne olursa olsun insanın yaşam kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen bir durumdur.
Çoğu başağrısı türünün bir şekilde ağrı kesici ilaçlara cevap vermesi, insanları hep o ve benzer ilaçları kullanma yoluna itmekte ve bir nevi ilaç bağımlılığına sebep olmaktadır.

Ağrı kesicilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımı ve bu kullanımın kulaktan dolma bilgilerle yapılması bir süre sonra ilaç alınmadığı durumda ağrının artmasına ve ağrının ilaçlara daha az cevap verir hale gelmesine sebep olur. Bu durum da kendi başına bir tepki başağrısı oluşumuna neden olmaktadır.

Kontrolsüz kullanılan ağrı kesicilerin mide ülseri, böbrek yetersizliği ve karaciğer yetersizliği gibi ciddi durumlara yol açacağı unutulmamalıdır.

Böyle bir durumda kullanılmakta olan ilaçların doktor kontrolünde ve doktorunuzun geçiş döneminde kullanmanız için vereceği ilaçlar yardımı ile kesilmesi ve ağrınızın gerçek karakterinin anlaşılması gerekmektedir. Buna ” wash-out “yani arındırma denir.

İlaçsız geçireceğiniz kısa bir dönemin ardından tedavinizi doktorunuz ile birlikte şikayetlerinize uygun bir şekilde yeniden düzenleyebilirsiniz.,

Bel Ağrıları - Bel Anatomisi

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Bel Ağrıları

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Bir omur temel olarak şu parçalardan oluşur:

1-Omur cismi - gövdesi
İlk boyun omurunda yoktur.

2-Lamina.
Omurilik kanalını 2 yanlı olarak oluşturur.

3-Spinöz çıkıntı.
İki laminanın birleşme noktasından sırta ve dışarı uzanan çıkıntı. Elimizi sırtımızda gezdirince elimize gelen çıkıntılar spinöz çıkıntılardır.

4-Pedikül.
Her iki laminayı birleştiren kemik uzantıları. Omurilikten çıkan spinal sinirlerin omurilik kanalından çıktığı omurlararası deliği ( nöral foramen ) oluşturur.

5-Transvers çıkıntılar.
Omurların her iki yanında olan, omurga kasları ve bağlarının yapıştığı çıkıntılardır.

6- Faset eklem çıkıntıları .
Her bir omurda sağ ve sol , alt ve üst olmak üzere 4 çıkıntı ve eklem yüzü vardır. Alt ve üst omurlardaki faset çıkıntıları ile birleşerek omurganın hareketini sağlayan faset eklemleri oluşturur.

Mekanik açıdan omurganın genel olarak iki işlevi vardır:
1. Koruyucu işlevi:

a. Omurga kanalı içinde omuriliğin korunması,
b. Omurganın sağ ve solundaki sinir çıkış delikleri ( intervertebral foramen ) içindeki sinir köklerinin korunması.

2. Hareket işlevi:
a. Faset eklem
b. Omurlararası disk

Faset eklemler:
Her omur arasında 4 ‘er adet olan , diz , dirsek eklemi gibi eklem kapsülü , eklem sıvısı ve diğer eklem elemanlarını içeren eklemlerdir. Sağda ve solda ikişer faset eklemi omurganın esnekliğini sağlar. Faset eklemleri olmadan omurga hareketsiz bir bambu çubuğu gibidir. Zamanla ve tekrarlayan travmalarla bu eklem de diz eklemi gibi yıpranır ve kireçlenerek bel ağrısının en önemli sebeplerinden biri haline gelir.

Faset eklemlerin siniri spinal sinirin arka kolundan çıkan medial sinir dir. Faset eklemlerden kaynaklanan ağrılar için yapılan girişimsel müdahalelerde medial sinir , asıl hedef olan yapılardan biridir.

Disk: Omurlararası disk temel olarak 2 bölümden oluşur.
1) Dıştaki sert halka şeklindeki bant olan , annulus fibrozus.
2) İçteki %90′ı sudan oluşan jel kıvamlı çekirdek , nükleus pulpozus.

Her omur grubunun farklı fonksiyonu vardır.

Boyun omurları, temel olarak başı taşır ve hareketini düzenler.
Sırt omurları, kaburgalarla birleşerek göğüs kafesini oluşturur ve kalp, akciğerler gibi çok önemli organların korunmasını sağlar.
Bel omurları, vücut ağırlığını taşır ve bel hareketlerini düzenler.
Sakral omurlar, diğer kemiklerle birleşerek leğen kemiğini oluşturarak iç organları ve kadınlarda üreme organlarını koruyarak doğum kanalını oluşturur.

Hareketli 24 omur arasında ortası jöle kıvamlı , dışı sert bağlardan oluşan diskler bulunur. Bu diskler sayesinde omurlar birbirine sürtünmez ve vücut ağırlığının yarattığı basınç için birer yastık görevi görürler.

Her omurun orta kısmında içinden omuriliğin geçtiği kanalı oluşturan bir delik vardır.Bu delikler birleşerek omurga sütununu oluşturur ve bu sütun içinden beyin ve vücut arasındaki iletişim hattı olan omurilik geçer.

Omurilik:
Omurilik omurga denilen kemik bir yapının içinde vücut boyunca yukarıdan aşağıya doğru uzanan sinirlerden oluşan bir sütundur. İlk bel omurunun alt kenarına kadar devam eder; buradan itibaren sinirler daha alt seviyelere at kuyruğu tarzında yayılır. Yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm, erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır.

Omurilik beyin ve vücut arasındaki bilgi otobanıdır. Bazen de omurilik beynin kontrolü olmadan refleks hareketleri düzenler.

Omuriliği meydana getiren hücrelere üst motor nöron denirken omurilikten kaynaklanan sinirlere alt motor nöron denir; bu sinirler omurlararası deliklerden çıkarak vücuda dağılır.

Omurilikte herhangi bir hasarda hasar seviyesinin altında his ve hareket kusuru meydana gelir. Boyun omurları hizasında bir hasarda kollar ve bacaklar felç olur (tetrapleji-quadripleji) , hasar bel ve sırt seviyesinde olursa bacaklar etkilenir. (parapleji).

Omurilikten 31 çift sinir çıkar. Bunlara spinal sinir denir. Bu spinal sinirler telefon hatları gibi işleyerek vücut ve beyin arasında his ve hareketleri düzenleyen sinyaller iletirler.

Omurilikten 2 adet sinir kökü çıkar. Ön ve arka kök. Ön kök beyinden gelen motor sinyalleri taşır, arka kök ise beyne duyusal sinyaller iletir. Ön ve arka kökler birleşerek spinal sinirleri oluşturur. Bu spinal sinirler omurilik hizasında ilerleyerek ait oldukları omurlararası delikten omurganın dışına çıkarlar. Omurga dışında sinir iki dala ayrılır. Küçük olan arka dal sırt cildine, sırt kaslarına ve faset eklemlere ( medial sinir ) uzanır. Ön dal ise vücudun ön tarafına uzanır ve belli başlı büyük sinirleri oluşturur.

Spinal sinirler çıktıkları omurlararası deliğin altındaki omurla aynı numarayı alır. Sinirlerin vücut üzerinde dağıldığı özel bölgelere dermatom denir.

Omuriliği , beyni de çevreleyen 3 zar sarar. En içteki zar , omuriliğe yapışık olan Pia dır. Ortadaki zar Araknoid dir ve en dıştaki zar da Dura dır. Pia ile araknoid arasında subaraknoid aralık denen bir boşluk vardır ve içinde beyin omurilik sıvısı mevcuttur. Dura ile araknoid arasında relatif subdural aralık ve kemik ile dura arasında arasında ise epidural aralık mevcuttur. Ağrı tedavisi ile ilgili epidural enjeksiyonlar bu epidural aralığa ulaşmak suretiyle yapılır.

Bel Ağrıları - Genel bilgi

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Genel Bilgi …
- Disk ile ilgili problemler. Omurlararası disklerde fıtıklaşma en sık olarak 4-5. bel omurlarının hizasında ortaya çıkar ve o bölgede sinir sıkışmasına sebep olur. Siyatik siniri oluşturan bölgede bir sıkışma olursa bu genelde siyatik ağrısı olarak tarif edilen , öksürmekle , hapşırmakla , arabada seyahat ederken ve öne eğilmekle artan, bacağın arka kısmından ayağa kadar yayılan, bıçak saplanır gibi bir ağrıya sebep olur.

- Faset eklemlerde dejenerasyon. Faset eklemlerdeki genişleme veya ödem olması omurilik sinirlerini omurilik kanalında çıktığı noktalarda sıkıştırabilir. Bu da ağrıya sebep olur. Sinir sıkışması olmasa bile belin arkaya bükülmesi sırasında veya belin sağa sola eğilmesi sırasında olan , gece yatakta dönerken daha da artan ve bel fıtığındaki ayaklara kadar yayılabilen ağrının aksine bacakta dizlerin altına genellikle yayılmayan şiddetli bel ağrısına sebep olabilir.
- Spondiloz. Omurlarda ve diskteki genel dejenerasyona spondiloz denir. Omurilik sinirlerinin çıkış noktalarında darlığa ve sinir sıkışmasına sebep olabilir.
- Spondilolistezis - Omur kayması. Bir omurun diğer omurun üzerinden öne doğru kaymasıdır. % 80′i L5-S1 arasından olur.

- Spondiloliz. Omurların üstüne binen tekrarlanan yük ve travmaların sonucu olarak özellikle gençlerde ve jimnastik yapanlarda daha sık olarak görülen , belin geri hareketiyle artan ve öne eğilmekle azalan ağrıya sebep olur.
- Omurga kırıkları. Travmalara veya yaşla beraber osteoporoza veya tümörlere bağlı olarak omurga kırıkları olabilir.
- Spinal stenoz - Omurilik dar kanalı. Omurilik kanalındaki bir daralma yürüme veya hareket sırasında ortaya çıkan bel ve bacak ağrısına ve belirli bir mesafeyi yürüdükten sonra ortaya çıkan bacakta oluşan güçsüzlüğe ve bazen de topallamaya sebep olabilir. Bu şikayetler genellikle dinlenmekle geçer. Bu bulgulara ‘vitrin arazı ‘ da denir. Genelde görülme sıklığı yaşla beraber artar. Ağrı, daralan sinir kanalında sinirin ve siniri besleyen damarların sıkışması sonucu ortaya çıkar.
- Myofasyal ağrı. Kaslardaki tetik nokta denen ağrılı noktalar bele yayılan ağrıya sebep olabilir , bel fıtığında görülen ağrı ile karışabilir. Basit muayene yöntemleri ile genelde tanı konabilir.
- Sakroiliit . Leğen kemiklerinin kuyruk sokumu ile yaptığı eklem bölgesinden kaynaklanan ağrıya sebep olur. Eklem üstüne bastırmakla ve özel muayene yöntemleri ile eklem grafileri ile tanı konur.
- Bel Ameliyatı Sonrası Ağrı Sendromu Bel ameliyatı olan hastaların %5 ile % 15 ‘inde ağrı şikayetleri geçmeyebilir veya ameliyat öncesinden daha fazla olabilir. Bu ağrı , ameliyat bölgesindeki yapışıkların sinirleri sıkıştırmasına bağlı olabileceği gibi omuriliği saran araknoid zarındaki kalınlaşmalara da bağlı olabilir.
- Çocukluk çağı . 10 yaş altında bel ağrısında disk iltihabı , tümörler , damarsal anomaliler ve osteomyelit yani kemik iltihabı akla gelebilecek olasılıklardandır. 10 yaş üstündeki çocuklarda disk kayması , bel fıtığı , jüvenil kifoz ( Scheuermann hastalığı ) ve tümörler akla gelir.
- Yansıyan ağrı . Böbrek taşı , aort anevrizma ruptürü gibi durumlarda oluşan ağrılar da bel bölümünde hissedilebilir.

2) Genel sebepler:

- Tümörler:
1- Kemikle ilgili olanlar . En sık olarak bir tür kan hastalığı olan Multipl Myelom gelir.
2- Metastatik - Bir kanserin yayılması ile ortaya çıkarlar . Meme , prostat , akciğer , böbrek ve tiroid kanserleri kemiğe yayılım gösterir.
- Çeşitli nedenler : Metabolik kemik hastalıkları , epidural enfeksiyon , vaskülitler.

3) Nörolojik sebepler:

- Myelopati , omuriliğe bağlı hasalıklar.
- Şeker hastalığı gibi hastalıklara bağlı bel sinirlerinde rahatsızlık
- Nöropati , Multipl Skleroz ( MS ) ve benzeri hastalıklar
- Kas hastalıkları

Tanı

1) Fizik muayene.

- Omurganın genel görünüşü . Doğumsal anomaliler , omurga eğrilikleri , ağrıya bağlı eğrilikler veya tutulmalar saptanır.
- Hareket muayenesi . Öne eğilmekle , yanlara eğilmekle , sağa sola dönmekle ağrı olup olmadığı saptanır. Hastanın parmak uçlarında ve topuklarının üstünde yürümesi istenerek ilgili kaslarda kuvvetsizlik olup olmadığı saptanır.
- Nörolojik muayene ve kas kuvveti muayenesi . Çeşitli hareket ve manevralarla hastanın her hangi bir omurilik seviyesinde sinir sıkışması olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Yine aynı muayene yöntemleri ile ağrının bel omurları ve disk kaynaklı mı olduğu , yoksa bel kaslarından ya da kalça ekleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılmaya çalışılır. Hastanın belirli omurilik sinirleri tarafından kontrol edilen kaslarında kuvvetsizlik olup olmadığı ya da gene belli sinirler tarafından düzenlenen reflekslerde ( örn. diz kapağı refleksi L-4 siniri ) kayıp olup olmadığı muayene edilerek anlaşılmaya çalışılır.

2) Tanı yöntemleri.
- Bel grafileri . Genelde sadece kemik yapı ile ilgili sınırlı bilgi verir. Kemik kırıkları , omurlarda kaymalar ve eklemlerdeki problemler konusunda aydınlatıcıdır.


- Manyetik rezonans - MR . Tüm bel bölgesi ; kaslar , bağlar , omurilik , disk , omurilik zarları , disk fıtıkları ve sinir basıları , faset eklemlerle ile ilgili çok ayrıntılı bilgi verir.

- Bilgisayarlı tomografi - BT . Kemik yapılar ile ilgili en ayrıntılı bilgi tomografi ile edinilir.
- Laboratuar tetkikleri . Rutin testler dışında özel romatolojik hastalıklara özgü testler ; romatoid faktör ( RF ) , anti-nükleer antikor ( ANA ) , sedimentasyon , CRP , tam kan sayımı , Multipl Myelom için protein elektroforezi gibi testler yapılabilir.
- Elektromyografi - EMG . Kaslardaki sinir iletimini ölçerek herhangi bir sinire bağlı problem olup olmadığını gösterir. Şeker hastalığına bağlı sinir hasarı , sinir sıkışmasına bağlı sinir hasarı ayrımında , olayın süresinin yaklaşık olarak belirlenmesinde faydalı bir testtir.

Tedavi

- Yatak istirahati. 2 - 3 günü geçmemeli ve erken dönemde gündelik yaşama geçme ve egzersizlere başlama sağlanmalıdır. Belirli hareketlerle ağrılarda artma oluyorsa o hareketler kısıtlanmalı , bel korunmalı ama yatağa bağımlı hale gelip günlük aktiviteler kesintiye uğratılmamalıdır.
- İlaç tedavisi. Non-steroid anti-inflammatuar ilaç grubu , ağrıyı ve oluşan inflammasyon yani yangıyı azaltırken, uygun şekilde ve doktor kontrolü olmadan kullanıldığında ciddi yan etkilere sebep olabilirler. ( Örn. Mide kanaması , böbrek yetmezliği )

- Epidural Steroid Enjeksiyonları ve diğer Girişimsel Ağrı Tedavi Yöntemleri .

1) Epidural steroid enjeksiyonu :

Özellikle bel - boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmaları durumunda , gelişen teknik ve görüntüleme yöntemleri ile sıkışan sinire kadar ulaşıp , o bölgedeki enflammasyon yani ağrı ve sıkışma yaratan çeşitli kimyasal reaksiyonları ortadan kaldırıp , ağrıyı giderecek ilaçları hemen problemli sinir etrafına yapmayı sağlayacak bir yöntemdir. Sıkışmış , problemli sinir bölgesine ağrıyı kesecek ve kas spazmını giderecek bir ilaç ve düşük doz steroid uygulaması ile özellikle ilk 6 ay ile 1 yıl arasında başvuran hastalarda % 50 - 80 oranında ağrı kesilmesi sağlanabilmekte ve bu sayede hasta hareketleri kısıtlanmadan erken dönemde gündelik hayatına dönebilmektedir. Ağrı şikayeti olmayan hasta bel sağlığı için çok önemli olan egzersizleri sorunsuz olarak uygulayabilmektedir.

2) Seçici sinir blokları - Faset steroid enjeksiyonu :

Omurlar arasında yer alan faset eklemlerden kaynaklanan ağrılarda faset eklem içi steroid uygulaması ve faset eklem medial sinir bloğu ile ağrı tedavisi , son derece başarılı sonuçları olan girişimsel ağrı tedavi yöntemlerinden biridir. Tedavinin yanısıra ağrının faset eklem kaynaklı olup olmadığının anlaşılmasına yarayan bir tanı yöntemi olarak da kullanılabilir.
- Fizik tedavi. Traksiyon , bel okulu , bel egzersizleri , ultrason uygulamaları kısa süreli rahatlama sağlayabilen uygulamalardır.
- Egzersiz. Erken dönemde tekrar hareketli yaşama dönebilmek için egzersizler ve uygulama teknikleri çok önemlidir. Hareketsizlik , hareket etmede kısıtlılık bel ağrısı tedavisini olumsuz etkileyen en önemli durumdur.
- Bel sağlığını koruma ve beli kullanma tekniklerinin öğretilmesi
- Cerrahi tedavi. Son 20 yılda gelişen tanı ve tedavi teknikleri ile artık cerrahi girişim ihtiyacı % 5 düzeyine kadar gerilemiş ve hastaların ameliyata gerek kalmadan bel sorunlarının üstesinden gelmeleri sağlanmıştır. Ancak aşağıdaki durumlarda en erken dönemde doktorunuza başvurmanız ve gerekli görülürse cerrahi tedavi için değerlendirilmeniz gerekmektedir:

1) Bel ağrısıyla beraber herhangi bir bacak veya ayakta düşüklük , ciddi kuvvet kaybı , yürüyememe

2) Ani gelişen idrar veya dışkı kaçırma veya idrar , dışkı yapamama

3) Erkeklerde ani gelişen ereksiyon kusuru

Bel fıtığı

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Bel fıtığı, bel omurlarının arasında yer alan disklerin iç çekirdeklerinin, dışa doğru bazen bombe yaparak bazen de içeriğinin tamamen dışarı taşması sonucunda o bölgedeki sinirleri etkilemesi ile oluşan ağrılı bir durumdur.

Disk içindeki çekirdek kısmının durumuna göre fıtıklar çeşitli isimler alır.

Bel fıtığına bağlı ağrı, diskin fıtıklaşarak veya sıvı toplayıp şişerek bel sinirlerine direkt olarak baskı yapması sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi diskten açığa çıkan bazı kimyasal maddelerin bel sinirlerini etkilemeleri sebebiyle de oluşabilmektedir.

Bu tür bir ağrıda epidural steroid enjeksiyonu olarak adlandırılan girişim ile bel sinirlerinde ağrıya sebep olan kimyasal maddeler ortadan kaldırılırken diskin sıvı toplaması sonucu şişmesi de azaltılarak sinirlere baskı yapması önlenir.

Bel fıtığına bağlı ağrı genellikle ;

Belden başlayarak bir bacağa yayılır.
Öksürme, hapşırma, ıkınma ile artar.
Ayakta durmak, yürümekle azalır.
Oturmak, öne eğilmekle, ağrının olduğu yana eğilmekle artar.
Sırtüstü pozisyonda rahatlar.

Tanı

1) Fizik muayene.

- Omurga genel görünüşü . Doğumsal anomaliler , omurga eğrilikleri , ağrıya bağlı eğrilikler veya tutulmalar saptanır.
- Hareket muayenesi . Öne eğilmekle , yanlara eğilmekle , sağa sola dönmekle ağrı olup olmadığı saptanır. Hastanın parmak uçlarında ve topuklarının üstünde yürümesi istenerek ilgili kaslarda kuvvetsizlik olup olmadığı saptanır.
- Nörolojik muayene ve kas kuvveti muayenesi . Çeşitli hareket ve manevralarla hastanın her hangi bir omurilik seviyesinde sinir sıkışması olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Yine aynı muayene yöntemleri ile ağrının bel omurları ve disk kaynaklı mı olduğu , yoksa bel kaslarından ya da kalça ekleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı anlaşılmaya çalışılır. Hastanın belirli omurilik sinirleri tarafından yönlendirilen kaslarında kuvvetsizlik olup olmadığı ya da gene belli sinirler tarafından düzenlenen reflekslerde ( örn. diz kapağı refleksi L-4 siniri ) kayıp olup olmadığı muayene edilerek anlaşılmaya çalışılır.
2) Tanı yöntemleri.
- Bel grafileri . Genelde sadece kemik yapı ile ilgili sınırlı bilgi verir. Kemik kırıkları , omurlarda kaymalar , eklemlerdeki problemler konusunda aydınlatıcıdır.
- Manyetik rezonans - MR . Tüm bel bölgesi ; kaslar , bağlar , omurilik , disk , omurilik zarları , disk fıtıkları ve sinir basıları , faset eklemle ile ilgili çok ayrıntılı bilgi verir.
- Bilgisayarlı tomografi - BT . Kemik yapılar ile ilgili en ayrıntılı bilgi tomografi ile edinilir.
- Laboratuar tetkikleri . Rutin testler dışında özel romatolojik hastalıklara özgü testler ; romatoid faktör ( RF ) , anti-nükleer antikor ( ANA ) , sedimentasyon , CRP , tam kan sayımı , Multipl Myelom için protein elektroforezi gibi testler yapılabilir.
- Elektromyografi - EMG . Kaslardaki sinir iletimini ölçerek herhangi bir sinire bağlı problem olup olmadığını gösterir. Şeker hastalığına bağlı sinir hasarı , sinir sıkışmasına bağlı sinir hasarı ayrımında , olayın süresinin yaklaşık olarak belirlenmesinde faydalı bir testtir.

Tedavi

- Yatak istirahati. 2 - 3 günü geçmemeli ve erken dönemde gündelik yaşama geçme ve egzersizlere başlama sağlanmalıdır. Belirli hareketlerle ağrılarda artma oluyorsa o hareketler kısıtlanmalı , bel korunmalı ama yatağa bağımlı hale gelip günlük aktiviteler kesintiye uğratılmamalıdır.
- İlaç tedavisi. Non-steroid anti-inflammatuar ilaç grubu , ağrı ve oluşan inflammasyon yani yangıyı azaltırken, uygun şekilde ve doktor kontrolü olmadan kullanıldığında ciddi yan etkilere sebep olabilirler. ( Örn. Mide ülseri , böbrek yetmezliği )

- Epidural Steroid Enjeksiyonları ve diğer Girişimsel Ağrı Tedavi Yöntemleri .

1) Epidural steroid enjeksiyonu :

Özellikle bel - boyun fıtığına bağlı sinir sıkışmaları durumunda , gelişen teknik ve görüntüleme yöntemleri ile sıkışan sinire kadar ulaşıp , o bölgedeki enflammasyon yani ağrı ve sıkışma yaratan çeşitli kimyasal reaksiyonları ortadan kaldırıp , ağrıyı giderecek ilaçları hemen problemli sinir etrafına yapmayı sağlayacak bir yöntemdir. Sıkışmış , problemli sinir bölgesine ağrıyı kesecek ve kas spazmını giderecek bir ilaç ve düşük doz steroid uygulaması ile özellikle ilk 6 ay ile 1 yıl arasında başvuran hastalarda % 50 - 80 oranında ağrı kesilmesi sağlanabilmekte ve bu sayede hasta hareketleri kısıtlanmadan erken dönemde gündelik hayatına dönebilmektedir. Ağrı şikayeti olmayan hasta bel sağlığı için çok önemli olan egzersizleri sorunsuz olarak uygulayabilmektedir.

2) Seçici sinir blokları - Faset steroid enjeksiyonu :

Omurlar arasında yer alan faset eklemlerden kaynaklanan ağrılarda faset eklem içi steroid uygulaması ve faset eklem medial sinir bloğu ile ağrı tedavisi , son derece başarılı sonuçları olan girişimsel ağrı tedavi yöntemlerinden biridir. Tedavinin yanısıra ağrının faset eklem kaynaklı olup olmadığının anlaşılmasına yarayan bir tanı yöntemi olarak da kullanılabilir.
- Fizik tedavi. Traksiyon , bel okulu , bel egzersizleri , ultrason uygulamaları kısa süreli rahatlama sağlayabilen uygulamalardır.
- Egzersiz. Erken dönemde tekrar hareketli yaşama dönebilmek için egzersizler ve uygulama teknikleri çok önemlidir. Hareketsizlik , hareket etmede kısıtlılık bel ağrısı tedavisini olumsuz etkileyen en önemli durumdur.
- Bel sağlığını koruma ve beli kullanma tekniklerinin öğretilmesi
- Cerrahi tedavi. Son 20 yılda gelişen tanı ve tedavi teknikleri ile artık cerrahi girişim ihtiyacı % 5 düzeyine kadar gerilemiş ve hastaların ameliyata gerek kalmadan bel sorunlarının üstesinden gelmeleri sağlanmıştır. Ancak aşağıdaki durumlarda en erken dönemde doktorunuza başvurmanız ve gerekli görülürse cerrahi tedavi için değerlendirilmeniz gerekmektedir:

1) Bel ağrısıyla beraber herhangi bir bacak veya ayakta düşüklük , ciddi kuvvet kaybı , yürüyememe

2) Ani gelişen idrar veya dışkı kaçırma veya idrar , dışkı yapamama

3) Erkeklerde ani gelişen ereksiyon kusuru

Faset sendromu

  • Ağrı
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Faset eklemler, omurlar arasında yer alan ve omurganın sağlamlığını, esnekliğini ve hareketlerinin çoğunu sağlayan eklemlerdir. Sağda ve solda ikişer faset eklemi omurganın esnekliğini sağlar. Faset eklemleri olmadan omurga hareketsiz bir bambu çubuğu gibidir.
Zamanla ve tekrarlayan travmalarla bu eklem de diz eklemi gibi yıpranır ve kireçlenerek bel ağrısının en önemli sebeplerinden biri haline gelir.

Faset eklem ağrısı genellikle ;

  • Hafif sabah tutukluğu ile başlar, gün içinde yorulmakla artar.
  • Belin ortası ve yanlarında olur, bazen kalça ve bacağın üst kısımlarına, uyluğa yayılır.
  • Öksürmekle, öne eğilmekle ağrı olmaz.
  • Öne eğilmiş pozisyondan doğrulurken, beli geriye doğru bükerken artar.
  • Yatakta dönerken artabilir.
  • Sırtüstü pozisyonda rahatlar.
  • Bacakların alt kısmına, baldıra ve ayaklara yayılmaz

Tanı:

1. Muayene: Faset eklem kaynaklı problemlerin tanısı öncelikle hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve ayrıntılı bir muayene ile konulur.

2. Görüntüleme yöntemleri: Faset eklem kaynaklı bir problem şüphesinde normal bir röntgen filmi, MR veya tomografi yol gösterici olabilir.

3. Tanı amaçlı Faset Bloğu : Faset eklem kaynaklı bir problem düşünüldüğünde faset eklem içine veya faset ekleme ait sinire tanı amaçlı faset blok uygulanabilir. Kullanılan ilaca göre bloğun etkili olup olmadığı 15 dakika ve 4 saat arasında ortaya çıkar. Blok sonucunda ağrının faset eklemlerden kaynaklandığına karar verilirse tedavi ona göre düzenlenebilir.

Tedavi :

1. İstirahat
2. İlaç tedavisi
3. Faset steroid enjeksiyonu
4. Faset denervasyonu
5. Fizik tedavi