GIDA ALLERJİSİ: Genel Bilgiler

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Gıdalar insan vücudunda birçok reaksiyona (tepkimeye) neden olabilir. Ancak gıdalara bağlı her reaksiyon allerji değildir.
Gıdalarla oluşan reaksiyonların bir kısmı, o gıdayı alan her insanda oluşabilen reaksiyonlardır. Bunlar gıdalar içinde bulunan toksik veya mikrobik maddelere bağlıdır.

Gıdalarla oluşan reaksiyonların diğer bir kısmı ise, sadece bazı kişilerde oluşur. Genel olarak 2 gruba ayrılır:
1. Allerjik olmayanlar: Örnek; doğuştan bir enzim eksikliği (süt bazı insanlarda karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishale neden olabilir. Bu genellikle süt içindeki laktoz adlı şekeri parçalayan laktaz enzimi eksikliğine bağlıdır).
2. Allerjik gıda reaksiyonları

Gıda allerjileri ne oranda görülür?
Gıda allerjileri erişkinlerde %1, çocuklarda %2.5 oranında görülmektedir.
Bu sayılar iki önemli noktayı işaret eder:
1. Çocuklarda gıda allerjileri daha sıktır,
2. Gıda allerjilerinin bir kısmı yaşla birlikte kaybolmaktadır.
Ancak astım ve allerjik nezle gibi diğer allerjik hastalıklarda olduğu şekilde, gıda allerjilerinin de görülme sıklığı artmaktadır.


En çok hangi gıdalar allerjiye neden olur?
Gıda allerjilerinin %90’ı;
Çocuklarda
Süt
Yumurta
Yerfıstığı
Buğday
Soya
Fındık, ceviz…
Erişkinlerde
Yerfıstığı
Fındık, ceviz…
Balık
Deniz kabukluları

Gıdalar arasında çapraz reaktivite nedir?
Bağışıklık cevapları maddelerin tamamına değil, “epitop” adı verilen bazı özel allerji yapıcı bölgelerine karşı gelişir. Gıdalar ve diğer allerjenler arasındaki bu allerji yapıcı bölge benzerliği, çapraz reaksiyonlara neden olabilir.
Gıda-gıda, gıda-polen, gıda-mite ya da gıda-lateks şeklinde çapraz reaksiyonlara rastlanmaktadır.
Örnek olarak, inek sütüne allerjisi olanlar, koyun veya keçi sütüne karşı çapraz allerjik reaksiyon verebilirler.
Diğer örnekler;

İstakoz - Karides – Yengeç

Mite – Kabuklu deniz ürünleri

Lateks – Kestane, Avakado, Muz

Gıda allerjilerinde ne gibi bulgular görülür?
Bir gıda farklı kişilerde farklı semptolara neden olabilir
Aynı kişide farklı zamanlarda farklı semptomlara neden olabilir
Aynı kişide farklı dozlarda farklı semptomlara neden olabilir.

Mide barsak sistemi
Bulantı-kusma
Karın ağrısı, krampları
İshal

Solunum sistemi
Nezle
Astım
Soluk borusunda ödem

Deri
Kaşıntı
Kızarıklık
Ürtiker ve anjioödem
Egzema

Anafilaksi
Bu bulguların hemen tamamının birarada olabildiği, ayrıca tansiyon düşüklüğü, kalp atım sayısında artma ve şuur kaybı ile seyredebilen en ağır allerjik reaksiyondur.

Gıda allerjisi ile birlikte olan klinik tablolar
“Çölyak hastalığı”, “Eozinofilik gastroenterit” gibi sindirim ve barsaktan emilim bozukluğuna, sonuçta büyüme, gelişme geriliğine neden olan hastalıklar.
Astım, rinit ve diğer solunum yolu hastalıkları.
Atopik dermatit (egzama)

Gıda allerjisi ile ilişkisi tartışmalı olan klinik tablolar
İrritabl kolon (huzursuz barsak)
Migren
Hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu
İltihabi barsak hastalığı
Depresyon
Enürezis (uykuda idrar kaçırma)
Kronik yorgunluk sendromu
Epilepsi (sara hastalığı)

İLAÇ ALLERJİLERİ

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

İLAÇ ALLERJİLERİ: Tanımlama ve Klinik Bulgular
İlaç allerjileri ve ilaç reaksiyonları çok sık gözlenen, ancak hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmayan konulardır. Eksik ya da yanlış bilgilendirilme, hastalarda çoğu kez gereksiz endişelere hatta ilaç kullanma korkusuna neden olmaktadır.
İlaç allerjilerinin teşhis ve tedavisinde hasta-hekim işbirliği çok önemlidir. Bu nedenle hastaların bilmesi gereken bazı genel konular vardır.

İLAÇ ALLERJİSİ NEDİR ?
İlaç allerjisi, bağışıklık sisteminin ilaçlara karşı geliştirdiği aşırı duyarlılık reaksiyonlarıdır.
İlaç ilk kullanımda bağışıklık sistemi tarafından tanınır ve o ilaca karşı duyarlılık gelişir. Daha sonraki kullanımlarda ise allerji ortaya çıkar. Bu olay, her birey için geçerli değildir. Aynı ilaç bir hastada allerjiye neden olurken, diğer bir hastada sorunsuz olarak kullanılabilir. Çünkü ilaç allerjilerinin gelişmesinde birçok faktör söz konusudur ve bu faktörler çoğu kez her birey için farklıdır.
Teorik olarak her ilacın allerjik reaksiyon oluşturma kapasitesi vardır. Çünkü ilaçlar bağışıklık sistemi için “yabancı” maddelerdir. Bağışıklık sistemi yabancı olan herşeyi tanıma ve gerekirse müdahale etmek üzere programlanmıştır.

İLAÇLARLA GELİŞEN HER REAKSİYON ALLERJİ DEĞİLDİR. Kullanım dozlarında görülebilen çeşitli yan etkiler, yüksek dozlarda kullanımlara bağlı istenmeyen etkiler ve bazı durumlarda ortaya çıkan reaksiyonlar da çoğu kez hatalı olarak “allerji” olarak yorumlanmaktadır.

İLAÇ ALLERJİLERİNDE BELİRTİLER NELERDİR ?
1. Sık görülen belirtiler :
İlaç allerji ve reaksiyonlarında en sık deri belirtileri gözlenir.

ÜRTİKER :
Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır.

ANJiOÖDEM:
Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur.

İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ :
Deriden hafifçe kabarık, küçük, genellikle kaşıntılı, kızamık benzeri döküntülerdir.

SABİT İLAÇ DÖKÜNTÜSÜ :
Sorumlu olan ilaca her maruziyette, daha öncekiyle aynı deri bölgesinde ortaya çıkan bir çeşit allerjik döküntüdür.

2. Daha seyrek görülen belirtiler:
GÖZ VE ÜST SOLUNUM YOLLARINDA
Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı, burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı, burunda kaşıntı ve hapşırma.

ALT SOLUNUM YOLLARINDA
Solunum zorluğu, hışırtılı solunum (vizing), öksürük.

KALP VE DAMAR SİSTEMİNDE
Çarpıntı (nabız sayısında artma), tansiyon düşüklüğü.

MİDE BARSAK SİSTEMİNDE
Bulantı – kusma, karın ağrısı ya da karın krampları.

SİNİR SİSTEMİNDE

Şuur bulanıklığı, bayılma

3. Anafilaksi (allerjik şok) :
Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. İlaç allerjilerinin en ağır şeklidir.

ARI ALLERJİSİ: Tanı ve Tedavi

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Hymenoptera allerjilerinin tanısında hastadan alınacak ayrıntılı bilgiler vazgeçilemez bir unsurdur.
Hastanın sokan arıyı tanımlamasına yönelik sorgulama önemlidir. Ancak hastaların çoğu arıları birbirine karıştırmaktadır.
Bu nedenle böceğin soktuğu mekan, zaman ve yuvanın yeri ve şeklinin belirlenmesi sokan böceğin tespit edilmesinde daha fazla bilgi veren ayrıntılardır.
Sokulma yeri, klinik bulgular ve bu bulguların ortaya çıkış süresi, reaksiyonun seyri ve sonucu, tedavi gerekip gerekmediği ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır.
Daha sonraki aşamalarda arı venomuna karşı gelişen antikorlar öncelikle kan testleri ile araştırılır. Sonuç pozitif ise ve arı venom immunoterapisi yapılması gerekliliği varsa, arı venomlarıyla deri testleri uygulanır. Ancak bu aşamalar her hastada gerekli değildir. Ayrıca uygulanması ve değerlendirilmesi uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

TEDAVİ
Korunma:

Arı sokmalarından en iyi korunma arılarla karşılaşmayı azaltacak önlemlerin alınmasıdır.
Arı allerjisi açısından risk altında olan bireylerin alacağı çok basit önlemler, çok etkili bir korunma sağlayacaktır.
Bahçe işleriyle uğraşanlar eldiven, uzun çorap ya da pantolon gibi giysilerle korunmalı ve dış ortamda daima kapalı ayakkabılar giymelidirler.

Mesleki maruziyet olmasa da, duyarlı bireyler de ev dışında benzer önlemler almalıdırlar.
Piknik alanlarında, çöp tenekelerinin yanında, meyve bahçelerinde dikkatli olunmalıdır.
Arıları cezbetmeleri nedeniyle saç spreyleri ve kokulu kozmetikler kullanmamalıdır.
Koyu ve mat renkli giysiler tercih edilmeli; parlak, beyaz ya da açık tonlarda giysiler giyilmemelidir.
Yemek kokuları özellikle yellow jacket’leri cezbedebildiğinden, açık havada yenilen yemekler ve pikniklerde dikkatli olunmalıdır.
Ayrıca hastalara Hymenopteraları öldürebilecek insektisidleri el altında bulundurmaları da önerilebilir.

Acil tedavi:
Tüm önlemlere rağmen her zaman için arı tarafından sokulma ve sistemik reaksiyon gelişme riski vardır. Bu nedenle duyarlı kişiler ve aileleri anafilaksi (allerjik şok) durumunda tıbbi yardım alıncaya kadar geçecek zamanda kendi kendine tedavi uygulayabilecek şekilde eğitilmelidir.
Bu tür acil tedaviler için geliştirilmiş birtakım tedavi kitleri vardır. Bu kitlerde epinefrin otomatik şırıngası, turnike ve antihistamin tabletler yeralmaktadır. Anafilaksi durumunda hayat kurtarıcı ilaç epinefrin olduğundan, hastaların özellikle epinefrini hangi durumda ve ne şekilde kullanmaları gerektiği konusunda eğitilmeleri şarttır.

Aşı tedavisi:
Arı sokması sonucunda sistemik reaksiyon öyküsü olan ve daha sonraki muhtemel sokulmaların risk taşıdığı hastalarda uygulanır. Allerjik olunan arının venomu çok düşük dozlardan başlanarak aşı şeklinde uygulanır. Bu tedavi 4 yıl kadar sürer. Bu tedavi uzmanlık ve tecrübe gerektirir.

Atopik dermatit nedir?

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Atopik dermatit nedir?
Atopik dermatit, derinin inflmasyonu (yangısı) anlamına gelir. Genellike atopik egzama ya da allerjik egzama olarak adlandırılır.
Atopik kelimesi, hastaların önemli bir kısmında allerji öyküsü olması nedeniyle kullanılmaktadır.Atopik dermatitli hastalarda allerjik rinit ya da astım gibi diğer allerjik bir hastalık ta bulunabilir.Ayrıca bu hastalarda, allerjik rinit veya astım ortaya çıkma riski normal populasyona göre daha yüksektir.

Atopik dermatit kimlerde ortaya çıkar?
Atopik dermatit çocuklarda yaklaşık %15 ,erişkin hastalarda %3 oranında görülen bir hastalıktır.

Atopik dermatit hastalarının çoğunda şikayetler 5 yaşından önce ortaya çıkmaktadır. Hasaların yaklaşık 2/3 ünde çocuk büyüdükçe (ergenlik dönemine doğru) şikayetler kendiliğinden kaybolmaktadır. Ancak hangi hastalarda bu durumun gerçekleşebileceğini önceden tahmin ya da tespit edebilmek mümkün değildir.

Atopik dermatitin nedeni nedir?
Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yani ırsi faktörler rol oynar. Anne ya da babasından birinde atopik dermatit çocuklarda ortaya çıkma riski daha yüksektir (%60).
Son yıllarda diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi atopik dermatit görülme sıklığı da artmıştır. İklim değişiklikleri, hava kirliliği, allerjenler, diyetle ilişkili faktörler, enfeksiyonlar ve hayatın ilk yıllarında maruz kalınan diğer faktörler allerjik hastalıkların artışı ile ilişkilidir.

Atopik dermatit belirti ve bulguları nelerdir?

Deri kurudur. Deride belli bölgeler kızarık, kaşıntılı ve yangılıdır. Belirtiler genellikle dirsek çukuru, diz arkası, el bileğinin iç kısmı, ayak üzeri, kulak kenarları, boyun ve göz çevresinde görülür. Ancak atopik dermatitin etkilediği vücut bölgeleri yaşa göre değişebilmektedir. (bakınız: fotoğraflarla atopik dermatit bulguları)
Etkilenen deri bölgeleri KAŞINTILIDIR. Kaşınan bölgelerde deri zamanla kalınlaşır ve üzerinde pulcuklar oluşur.
Bazen kaşıntılı deri bölgeleri üzerinde kabarcıklar ve iltihablanmalar (enfeksiyon) görülebilir.
Atopik dermatit şikayetleri zaman zaman şiddetlenebilir, bazen de kendiliğinden gerileyebilir.

ATOPİK DERMATİT: Fotoğraflarla klinik bulgular

Lastik Allerjisi De Neymiş? Olur Mu öyle şey?

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

LASTİK ALLERJİSİ DE NEYMİŞ? OLUR MU ÖYLE ŞEY?
Çok nadir de olsa, malesef bu tür bir yorum duyabilirsiniz.
Evet. Lateks hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir.
Bundan yaklaşık 2500 yıl önce Mayalar, “ağlayan ağaç” (Caa-o-chu -kauçuk- ağacı) özsuyunu kaplarda toplar, ayaklarını bu kapların içine sokar, sonra güneşte kurumasını bekler, ayaklarını vahşi ormanın tehlikeli böceklerinden koruyacak kauçuk ayakkabılar yaparlardı.
Aztekler de “tlachtli”adı verilen geleneksel oyunlarını kauçuk ağacı özsuyundan yaptıkları topla oynarlardı. Kristof Kolomb’un nasıl zıpladığına akıl erdiremediği bu topu İspanya’ya getirmesiyle Avrupa lateks ile tanışmış oldu”

Kauçuk, yani lateksin öyküsü böyle başlamıştır.
Bundan çok sonra, 1823 yılında Macintosh kumaşı kauçukla kaplayıp su geçirmez yağmurluğu üretti. 1839 yılında da Goodyear, lateksin sülfür varlığında ısıtılması ile elastisite ve termostabilitesini artıran vulkonizasyon yöntemini buldu ve o günden sonra lateks (doğal lastik) hayatımıza her alanda girmeye başladı.
1980 ‘li yıllarda Hepatit B ve hemen sonrasında da HIV (AIDS virusu) enfeksiyonlarının artmaya başlamasıyla, tıbbın her alanında lateks eldivenlerin kullanımı dramatik bir şekilde arttı. Ve Allerji bilimi sıklığı gittikçe artan bir hastalık ile uğraşmaya başladı: Lateks allerjisi.

LATEKS NEDİR?
Lateks, doğal lastik(ya da kauçuk) olarak tanımlanır. Afrika ve Güneydoğu Asya’da yetişen Hevea brasiliensis adlı ağacın özsuyundan elde edilen ve birtakım işlemlerden geçtikten sonra günlük hayatımızda kullandığımız birçok malzemenin yapısına giren bir maddedir. Doğal kauçuk, bütil ya da petrolatum türevi sentetik lastikten farklı bir maddedir.

LATEKS NE TÜR ALLERJİK REAKSİYONLARA NEDEN OLUR?
Temas allerjisi (kontakt egzama)
Lateks içeren ürünlerin temas ettiği deri yüzeyinde kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve kabuklanma şeklinde belirtiler veren bir allerjidir. Bu tür allerjilerde, lateks proteinleri değil, doğal lateks maddesinin işlenmesi sırasında (örnek: lastik eldiven üretimi) kullanılan merkaptobenzotiazol, tiuram ve karbamat gibi maddeler sorumludur.
Ama temas egzaması nedeniyle cilt bütünlüğü bozulduğundan, bu hastalarda lateks proteinlerinin cilt çatlaklarından emilmesiyle zaman içinde gerçek lateks allerjisi ortaya çıkabilmektedir.

Tip I lateks allerjisi
Tip I ya da erken tip aşırı duyarlılık olarak ta adlandırılan bu hastalık, lateks allerjisinin en ciddi şeklidir. İlk cümlede belirttiğimiz gibi hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Burada doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı allerji gelişmesi sözkonusudur. Allerjiye yatkın bünyeli (atopik) kişilerde görülür.
Allerjik nezle, göz allerjisi, allerjik astım ve anafilaksi (allerjik şok) bulgularına neden olur. Hava ile yayılan çok küçük lateks partikülleri solunum yollarına girdiğinde, aynı polen veya ev tozu allerjilerinde olduğu gibi allerjik reaksiyonları başlatır:
Gözlerde kaşıntı ve sulanma, Burun akıntısı, Burun kaşıntısı, Hapşırma, Nefes darlığı, Hırıltılı ve hışırtılı solunum, Öksürük Göğüste sıkışma hissi, Deride kaşıntılı kabarıklıklar (ürtiker) ve şişlikler (anjioödem), ve tüm belirtilerin birarada olduğu, ayrıca kan (tansiyon) basıncı düşüklüğünün de eşlik ettiği anafilaksi.

KİMLERDE NE ORANDA GÖRÜLÜR?

Toplumun genelinde % 2.5

Doktor ve hemşirelerde % 9-15

Diş doktorlarında % 4

Laboratuvar çalışanlarında % 3

Doğumsal idrar yolları anomalisi olan çocuklarda % 65

KİMLER RİSK ALTINDADIR?

Atopik (allerjik) bünyeli kişiler

Tekrarlayan ameliyat geçiren kişiler (doğumsal idrar yolları anomalisi, şant ameliyatları gibi)

İdrar tutamama nedeniyle idrar yolu kateteri kullananlar (serebral palsy, felçli hastalar)

Lateks üretiminde çalışan kişiler

Doktor, diş doktoru, hemşire ve hasta bakıcılar

LATEKS İÇEREN MATERYALLER
Tıbbi malzemelerde
Anastezi maskesi
Bandajlar
Tansiyon aleti manşonu
Kateter ve sondalar
Enjektör
Aspiratör ucu
Hava yolu tüpleri
Elastik bantlı yüz maskeleri
Besleme tüpleri
Cerrahi eldiven
Turnikeler
İdrar sondaları ve torbaları

Günlük hayatta
Emzik, Biberon emziği
Çocuk bezi
Balon
Kondom, Diyafram
Elastik giysiler, Yağmurluk
Silgi
İlaç damlalığı
Sıcak su torbası
Spor malzemlerinin sap kısımları (ör:raket)
Elastik bandaj
Temizlik eldiveni
Oyuncaklar
Ayakkabı tabanı…

LATEKS İLE ÇAPRAZ REAKSİYON VERENLER

ALLERJİ YAPICI PARÇACIKLARI LATEKSE BENZEYEN BAZI GIDALAR,
LATEKS ALLERJİSİ OLAN KİŞİLERDE ALLERJİK BELİRTİLERE NEDEN OLABİLİR.
BUNA ÇAPRAZ REAKSİYON DENİR.

Lateks ile çapraz reaksiyon veren gıdalar şunlardır..
ÇOK YÜKSEK
(Kesinlikle Yenmemesi Gerekenler)

Muz
Avakado
Kivi
Kestane

ORTA DERECEDE
Elma
Havuç
Kereviz
Domates (Çiğ)
Patates (Çiğ)
Kavun

DÜŞÜK DERECEDE
Armut
Kiraz-vişne
Çilek
Fındık
İncir
Çavdar
Kayısı
Erik
Şeftali
Ananas
Üzüm
Ceviz
Soya

LATEKS ALLERJİSİNDE TEDAVİ ve KORUNMA
LATEKS ALLERJİSİNİN EN ETKİN TEDAVİSİ LATEKS İÇEREN ÜRÜNLER KULLANMAMAK,
ÇAPRAZ REAKTİVİTE VEREN GIDALARI TÜKETMEMEKTİR

Lateks içermeyen cerrahi eldivenler (vinil maddesinden yapılma) ve her türlü cerrahi malzeme (silikon içerikli) mevcuttur. Lateks allerjisi olan hastalarda bu tür cerrahi malzemeler kullanılmalıdır.
Lateks allerjisi olan bir hasta ameliyata alınmadan önce mutlaka bir allerji uzmanı ile konsülte edilmeli ve allerji uzmanının kontrolünde hastaya özel şartlarda ameliyathane hazırlanmalıdır.
İdrar yolları anomalisi olan çocuklarda lateks içermeyen idrar sondaları kullanılmalıdır.
Her türlü tıbbi müdahalede (diş tedavileri dahil) doktora bilgi vermelidirler.
Lateks allerjisi olanlar, üzerlerinde bu allerjilerini tanımlayan bir belge taşımalıdır (acil müdahale edilmesi gerekendurumlarda sağlık personelini bilgilendirmek amacıyla).
Lateks allerjisi olanlar tükettikleri her hazır gıdanın içeriğini kontrol etmelidir.
Lateks içeren kondom ve diyafram gibi doğum kontrol araçlarını kullanmamalıdır.

Nikel Dermatiti

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Nikel bir çok metal eşyada bulunan bir maddedir. Bir çok krom kaplı obje, hassas kişilerde reaksiyon oluşturabilecek miktarda nikel içerir.
Paslanmaz çelikten yapılan eşyalar nikel içerirler, fakat bu nikel sıkı bağlandığından nikel hassasiyeti olan kişiler için güvenlidir.
Nikel içeren küpeler kulak memesinde alerjiye neden olurlar ve nikel alerjisi bulunan kişilerde sıklıkla problem olurlar. Kulak delmek için kullanılan iğneler veya küpe takılması ile alerji başlar. Kulağı delmek için yalnızca paslanmaz steril iğneler kullanılmalıdır. Delme işleminden sonra en azından üç hafta nikel içermeyen küpeler kullanılmalıdır.

Kıyafetlerdeki düğme, fermuar ve klips ve benzeri metal aksesuarlar nikel içerirler ve alerjiye neden olabilirler. Nikel hassasiyeti bulunan kişiler kıyafetlerinde naylon aksesuarlar kullanmalıdır.

Nikel hassasiyeti bulunan kişilerde terleme dermatiti şiddetlendirir. Nikel içeren objelerin terli bir deriye temasından 15-20 dakika sonra deride kaşıntı başlar: Döküntü bir iki gün içinde gelişir. Eğer terleme yok ise aynı objelerin saatlerce teması herhangi bir probleme neden olmaz.

Saç Boyaları

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Bir çok kişi saçlarını herhangi bir zorluk taşımadan boyar. Bununla beraber bazı kişiler parafenilendiamine(PPD) karşı hassastırlar. PPD kalıcı saç boyalarında kullanılan bir maddedir. Bu madde saça uygulanmadan evvel peroksit gibi bazı kimyasallar ile karıştırılır.
PPDye alerjisi bulunan kişiler kalıcı saç boyalarını kullanmamalıdır. PPD ye alerjisi olan kişilerin ¼ ü yarı kalıcı boyalara karşı da alerjiktir. Bu nedenle uygulanmadan evvel pakette anlatıldığı gibi patch (yama) testi uygulanmalıdır.

PPD ye alerjik bir çok kimse kalıcı olmayan boyaları kullanmalıdır. Bununla beraber az sayıda kişi bu maddelere karşı da hassasiyet gösterebilir.

Bazı kıyafetler PPD içerirken , bazı giysiler de PPD’ye karşı çapraz reaksiyon gösteren boyalar içerebilir. Bunun sonucu olarak bu kişiler özellikle naylon ve polyester gibi sentetik maddelerden yapılmış, siyah renkteki elbiseleri giyemez.

PPD ye hassasiyet gösteren olguların %25 i PPD ile ilişkili olan ve lokal anestezi için kullanılan benzokain maddesine karşı alerjiktir.

Deri Bakım Ürünleri

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Deri Bakım Ürünleri
Parfüm, losyon ve kozmetikler alerjik kontakt dermatite neden olabilir. Bazı kişiler kozmetik ürünlerdeki koku maddelerine hassastır. Diğer bir kısım hastalar ise kozmetik maddelere bozulmayı engellemek için konulan Koyuyucu maddelere karşı alerji gelişebilir.
Koku veren maddeler karşı alerjisi olanlar kokusuz kozmetik ürünleri kullanmalıdır. Fakat kokusuz ürünler bile, içerdikleri kimyasalların kokusunu gidermek amacıyla eklenen kokuları ihtiva edebilir. Gerçekten prezervatif (koruyucu) madde içermeyen ürün çok azdır. Koruyuculara karşı olan alerji patch (yama) testi ile saptanabilir.

Kromatlar
Krom içeren kromatlar sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Kromatlar çimento, deri, bazı kibritler, boyalar ve paslanmayı giderici ürünlerde bulunur. Bu madde ile temas, otomobil, kaynak, çimento, döküm işleri, yol yapımı işleriyle uğraşanlarda sıktır. Kromatlar açık kahve renkteki deri ayakkabı ve kıyafetlerin yapımında da kullanılır. Ayakkabı dermatitleri kromat içeren deri ürünlerinin kullanılması sonucunda oluşur.

Tedavi
Alerjik kontakt dermatiti olan kişiler aşağıdaki kurallara uymalıdırlar:

* Reaksiyona neden olan maddeden uzak kalınmalıdır. Dermatoloji uzmanları etken olan maddeler ve bunlardan korunma konusunda hastalarını bilgilendirir.
* Alerjen maddeyi içermeyen ürünler kullanımı alerjik reaksiyon gelişimini engeller. Dermatoloji Uzmanınızdan bu ürünler hakkında bilgi alınız.

Alerji Testleri

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

ALLERJİ TESTLERİ
Allerji varlığı ortaya koyan testlerdir. Diğer bir deyişle mevcut hastalığın allerjik bir nedeni varsa onu belirleyen testlerdir. Allerji biliminde allerji testlerinin yeri ve önemi büyüktür.

ALLERJİ TESTLERİ HANGİ HASTALIKLARDA YAPILIR?
Solunum yolu allerjileri (allerjik nezle ve astım)
Gıda allerjileri
Arı allerjileri
İlaç allerjileri (bazılarında)
Deri allerjileri (ürtiker ve anjioödem)
Egzamalar (kontakt dermatit ve atopik dermatit)

AYRICA;
Tekrarlayan veya uzun süre devam eden SİNÜZİT, ÖKSÜRÜK, ORTA KULAK İLTİHABI ya da KONJUNKTİVİT (gözlerde kızarıklık ve kaşıntı hali) gibi durumlarda da yapılmasında fayda vardır.

UYGULANAN TESTİN HASTAYA FAYDALI OLMASI İÇİN;
En uygun test materyali belirlenmeli
Test doğru, yani tekniğine uygun olarak uygulanmalı
Elde edilen sonuçlar doğru yorumlanmalıdır.
Hatalı uygulanmış veya yanlış yorumlanmış allerji testleri, gereksiz tedavilere ya da maddi kayıplara neden olmaktadır.
Bu testlerin yapılmasına, allerji konusunda uzman (yani Allerji ve/veya Klinik İmmünoloji ihtisası olan) hekimler tarafından karar verilmeli ve uygulanmalıdır.
(ANCAK, ülkemizde -maalesef- allerji ve klinik immünoloji uzmanı olmadığı halde test maddeleri satın alıp allerji testlerini uygulayanlara rastlanmaktadır).

1. PRİCK TEST (EPİDERMAL TEST)
En sık uygulanan allerji testidir. Hastaya ağrı ya da acı vermeyen, kısa sürede neticelenen bir testtir. Allerjik rinit (allerjik nezle), allerjik astım, ürtiker (kurdeşen ya da dabaz), gıda allerjisi, arı allerjisi gibi hastalıklarda uygulanır. Genellikle kolun iç kısmına yapılır. Allerjen içeren sıvı test materyali deriye damlatılır. Derinin en üst tabakasında küçük bir çizik oluşturularak allerjenin deriye sızması ve buradaki “allerji hücreleri” ile birleşmesi sağlanır. Bu uygulama “lancet” adı verilen steril ve tek kullanımlık ucu sivri materyallerle yapılır. Test uygulandıktan sonra 10-15 dakika beklenir ve takiben elde edilen deri cevapları değerlendirilir.

Birtakım ilaçlar, prick testin hatalı sonuçlar vermesine neden olur:
a. Antihistaminler yani allerji tedavisinde kullanılan ilaçlar
b. Gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlar
c. Bazı öksürük şurupları
d. Mide hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar
e. Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar.

Bu nedenle;
Kullanmakta olduğunuz ilaçlar, test planlama aşamasında doktorunuz tarafından size sorulacaktır. HALEN ya da YAKIN ZAMANDA kullanmış olduğunuz TÜM İLAÇLARI doktorunuza bildiriniz.
Allerji testi planlanıp randevunuz verildikten sonra, herhangi bir ilaç kullanmanız gerekirse, lütfen bu ilacın yapılacak olan testlere etkisinin olup olmadığını doktorunuza danışınız.

2. İNTRADERMAL TEST
Uygulama amacı ve genel prensipler Prick test ile aynıdır.
Ancak uygulama yöntemi ve kullanılan allerjenler farklıdır. Kapalı steril şişelerdeki allerjenler, çok ince uçlu bir enjektör (iğne) ile derinin biraz daha derin kısmına çok küçük miktarlarda enjekte edilir.
Test sonuçları 15-20 dakika beklendikten sonra değerlendirilir.

3. YAMA TESTİ (PATCH test)
Bu test öncekilerinden farklı amaçlarla yapılır ve daha uzun sürede değerlendirilir.
Temas egzaması (kontakt dermatit) olan hastalarda, egzamaya neden olan maddeleri belirlemek amacıyla uygulanır.
Yama testi sonuçları 48 - 72 saat sonra değerlendirilir. Bu süre içinde test materyali yerinden çıkartılmamalı ve ıslatılmamalıdır.

4. KANDA YAPILAN TESTLER
Değişik nedenlerle allerji deri testlerinin uygulanamadığı ya da deri test sonuçlarının çelişkili olduğu durumlarda kan örneği alınarak yapılan testlerdir.
Bu tür testler için aç karnına kan örneği verilmelidir.

KALP, ŞEKER HASTALIĞI ya da YÜKSEK TANSİYON gibi nedenlerle kullanmakta olduğunuz HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN İLAÇLARINIZI

allerji testini etkiler kaygısıyla KENDİ KENDİNİZE KESMEYİNİZ.

ASPİRİN İNTOLERANSI

  • Allerji
  • Temmuz 2nd 2007
  • admin

Asetil salisilik asit ya da herkesin bildiği adıyla Aspirin, sık kullanılan ve reçetesiz satılan, ağrı kesici ve ateş düşürücü bir ilaçtır. HER İLAÇTA OLDUĞU GİBİ Aspirin de bazı hastalarda allerjiye neden olabilir.
Aspirin allerjisi, astım ve kronik ürtiker gibi hastalığı olanlara aspirin (asetil salisilik asit) kullanmaması öğütlenmektedir.
Ancak asetil salisilik asit içeren tek ilaç Aspirin tablet değildir. Farklı isimlerde birçok muadil (eşdeğer) ilaç vardır.
AYRICA, “antiromatizmal ilaçlar” olarak ta tanınan Non-Steroid Antiinflamatuvar (NSAİ) ilaçlar da aspirine benzer şekilde etki etmektedir.