ÇOCUKLARDA İSHAL DURUMUNDA BESLENME

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 31st 2007
  • admin

      İshal;barsakta peristaltik hareketlerin  artması, emilimin ve sekresyonun  azalması dışkı miktarının  fazlalaşması ile günlük dışkı   sayısının artması ve dışkı kıvamının  bozularak yumuşak sıvı bir görünüm  alması olarak tanımlanmaktadır.Günde 3 kezden fazla sayıda dışkılama ishal olarak kabul edilmektedir ancak;yenidoğan döneminde ilk 15 günlük  dönemde günde 5-6 kez dışkılama  olabilir. Bu ishal değil geçiş kakası  olarak kabul edilir. İlk yaşın sonuna  kadar dışkı sayısı genellikle 2-3tür.  Anne sütü alan çocuklarda dışkı  sayısı fazla kıvamı yumuşaktır.

             Yenidoğan ve süt çocuklarında ishal daha kolay oluşur ve ağır seyreder.Bu durum ilk aylarda ki çocukların besin bileşimlerindeki değişikliklere kolay uyum gösterememeleri ayrıca,ishal yapan pek çok patojen mikroorganizmalara henüz bağışıklık kazanmamış olmaları ile açıklanmaktadır.

                 

                   ıÜüİshal nedeniyle dünyada her yıl 3 milyondan, Türkiye’de de 20 binden fazla çocuk yaşamını yitirmektedir.
                   İshalde vücuttan yüksek oranda su ve tuz kaybedilir. Vücut normalde gereksinimi olan su ve tuzları, yiyecek ve içecekler yoluyla alır ve dışkı, idrar, terleme    ve solunum yoluyla dışarı atar. Hasta ne kadar çok sulu dışkı yaparsa o kadar fazla su ve tuz kaybeder. İshalle birlikte görülen kusma da bunu arttırır. Vücuttan su ve tuz kaybı bebek ve çocuklarda, hava sıcak ise hastanın ateşi varsa daha hızlı oluşur.

                  İshalde vücutta oluşan değişiklikler;

                  -İştahsızlık

                  -Bulantı,kusma

                  -Ateş

                  -Malnütrisyon

                  -Kayıpların karşılanmaması

                  -Su ve elektrolit kaybı —–DEHİDRATASYON———-ÖLÜM                        

                

                  Peki nedir dehidratasyonun belirtileri?

                 -İçine çökmüş kuru gözler

                 -Kuru ağız

                 -Hızlı zayıf nabız

                 -Ani kilo kaybı

                 -Az ve koyu sarı idrar ya da idrar çıkaramama

                 -Deri elastikiyetinin kaybedilmesi

                 -Süt çocuklarında bıngıldağın çökmesi

 

                Dehidratasyonun Önlenmesi

        -Bol su ve sıvı besinlere devam edilmelidir.

        -Sık aralıklarla beslenmelidir.Katı besinlere geçilmişse;pirinç lapası,haşlanmış patates,yoğurt,elma,havuç verilebilir.

        -Çocuğa ORS (oral rehidratasyon sıvısı) verilmelidir.Her dışkılama sonrası; -<2 yaş ise 1 çay bardağı

                                                                                                                          ->2 yaş ise 2 çay bardağı verilmedilir.

                                                                                                                          -Yetişkine alabildiği kadar verilebilir.

       ORS sıvısı elektrolit ve glukozu sağlayan bir karışımdır.Sağlık ocaklarından ücretsiz temin edilebilir.Gözlerde çöküklük, ağız kuruluğu olan orta derecede sıvı   kaybı olan çocukların tedavi planının bir sağlık merkezinde yapılması daha uygundur.

              İshalli Çocuğun Beslenmesi

        -Uygun ve dengeli beslenme komplikasyonları azaltacaktır.

        -Ors yanında;açık çay,tuzlu ayran,meyve suları,yoğurt ve  yoğurtlu çorbalar,anne sütü alıyorsa anne sütüne devam edilmelidir.

        -Su tutucu özelliği olan besinlere ( nişasta ve nişastalı besinler,patates,pirinç,vs) beslenmesinde yer veriniz.

        -Meyvelerden ayva,elma,muz ve şeftaliyi tercih etmeli,kabukları ile tüketilmemelidir.

        -Şeker,kayısı,erik mümkün olduğunca kullanılmamaya çalışılmalıdır.

        -İshalli çocukta susuzluk belirtisi olmasa bile su ve sulu besinler daha fazla verilmelidir.

        -Anne sütünün önemi geçiştirilmemelidir.—antienfektif özellikleri nedeniyle ishalden koruyucu niteliktedir

                                                                    —osmolaritesi düşüktür ve laktoz içermesine rağmen iyi tolere edilebilir.

                                                                    —emilimi ishal sırasında bozulmaz

                                                                    —içerdiği büyüme faktörleri mukoza onarımını hızlandırır.

      

            İshalden korunmak için uyulması gereken kurallar

         -İshalin en önemli ve en sık nedeni  mikroorganizmalardır. Kirli eller  temiz olmayan besinler ve  içeceklerle barsağa taşınırlar bu  nedenle hijyene dikkat edilmelidir.

         -İçme suyunun temiz olmasına dikkat  edilmelidir. Bebeklere verilen suyun  mutlaka kaynatılması, büyükler için klorlu değilse kaynatılması  gerekmektedir.

       -Anne sütü verilmeye devam edilmelidir.

       -Sebze ve meyveler bol su ile yıkanmalıdır.

       -Yiyecekleri hazırlamadan önce  çocuğu beslemeden önce tuvaletten  önce ve sonra eller su ve sabunla  yıkanmalıdır.

       -Besin zehirlenmelerini önlemek için;besinleri hazırlama,pişirme ve saklama tekniklerine uygun tüketmek gereklidir.

      

        Ülkemizdeki bebek ve çocuk ölümleri  nedenleri arasında önemli bir yer  tutan ishale bağlı ölümleri azaltmak  amacı ile,  Sağlık Bakanlığı 1986  yılından beri ülke genelinde İshalli  Hastalıkların Kontrolü Programını  yürütmektedir. İshal ölümleri çocuk  ölümleri içerisinde ikinci sıradan  yedinci sıraya gerilemiştir.Sağlık bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarında 0-5 yaş grubu çocuklardaki ishalli hastalıklarda olabilecek dehidratasyonunu önlemek üzere ücretsiz ORS desteği sağlanmaktadır. Bu tedavi şansını, hem de bireylerin sağlık kuruluşlarını kullanımını arttırmaktadır.

      İshalli yetişkin bir kişinin bir günlük örnek yemek listesi

 SABAH: Çay,az yağlı beyaz peynir,beyaz ekmek

KUŞLUK/İKİNDİ/GECE:Tuzlu ayran veya yoğurt veya kabuksuz elma/şeftali

ÖĞLE/AKŞAM:Et yemeği (ızgara,haşlama veya fırında pişirilmiş),haşlanmış patates,yoğurt,beyaz ekmek,az yağlı peynirli makarna veya sade pirinç                 pilavı

                                                            

                                                                                                                                                                    Diyetisyen

                                                                                                                                                               F.İnayet CİHANGİR

Zatürree

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Zatürre nedir?

Zatürre (pnömoni) akciğerlerin iltihabıdır. Bu hastalıkta solunum güçlüğüne yol açar.Küçük çocuklarda hemen her zaman, soğukalgınlığı ve grip gibi hastalıklar sırasında enfeksiyonun üst solunum yollarından aşağılara, akciğerlere yayılmasına bağlıdır; bakterilerden değil, daha çok virüslerden kaynaklanır.Kimi zaman zatürreenin asıl nedeni akciğerlere kaçıp burada küçük bir enfeksiyon oluşturan yiyecek kırıntılarıdır.
Zatürre en çok bir yaşın altındaki bebeklerde görülür.Çoğu zaman, yaklaşık bir haftada bütünüyle geçer.

Belirtiler:

- Hasta çocuğun genel durumunda kötüleşme
- Ateş yükselmesi
- Kuru öksürük
- Hızlı soluk alıp verme
- Güç ve hırıltılı solunum

Ne yapmalıyım?

- Solunumu kolaylaştırmak için çocuğun yatağına fazladan yastık koyarak başını destekleyin.Bebeklerde yastığı şiltenin altına yerleştirin.
- Çocuğunuzun ateşini ölçün, yüksekse düşürmek için önerilen dozda parasetamol şurubu verin yada vücudunu ıslak süngerle silin.
- Özellikle ateşi varsa çocuğunuzu bol bol sıvı içmeye özendirin.Soğuk içecekler ve sıvı yada yarı sıvı yiyecekler verin.

Doktoru ne zaman aramalıyım?

Çocuğunuzun zatürre olabileceğini düşünüyorsanız, hiç vakit kaybetmeden doktoru aramalısınız.

Doktor ne yapar?

Doktor, çocuğunuza nasıl bir bakım uygulayacağınızı anlatacak, enfeksiyon bakterilere bağlıysa antibiyotik verecektir.Hastalık ağır geçiyorsa çocuğu hastaneye yatırabilir.

Su çiçeği

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Su çiçeği kaşıntılı deri döküntüleriyle beliren çok bulaşıcı bir hastalıktır. Çocuk kendini fazla hasta hissetmese de vücudunu saran döküntüler çok kaşıntı verecektir. Belirtiler çocuğun hastalığı kapmasından 2-3 hafta sonra görülür. Suçiçeği virüsü yetişkinlerde zona hastalığı yapar. Bu nedenle su çiçeği geçiren çocuğunuzu, özellikle yaşlılardan uzak tutmanız gerekir.

Belirtiler
1. ve 6. Günler Arası
· Küçük, kırmızı, ortasında su olan lekeler önce göğüste, karında ve sırtta görülür; sonra vücudun diğer yerlerine yayılır.
· Kabartıların içindeki sıvı bulanık, beyaz renk alır
· Ateş hafif yükselir.

5. ve 9. Günler Arası
· Su dolu kabarcıklar patlar, geriye küçük oyuklar kalır.
· Döküntüler kabuk bağlar ve birkaç gün sonra soyulur.

10. Gün
· Çocuğunuz normale döner

11. ya da 12. Gün
· Çocuğunuz artık bulaştırıcı değildir.

Ne Yapmalı?
1. Çocuğunuzun ateşini düzenli aralıklarla ölçüp yükseldiğinde önerilen dozda parasetamol şurubu vererek düşürün. Ateşli olduğu süre içinde bol sıvı içmesini sağlayın.
2. Mikrop kapmaması için çocuğunuzun döküntüleri kaşımasına engel olun. Kaşınıp yolunan döküntüler iyileşirken iz bırakır. Çocuğun tırnaklarını kesip temiz tutun, böylece kaşısa bile mikrop kapma olasılığı azalabilir. Eline torba eldiven de giydirebilirsiniz.
3. Kaşıntıları azaltmak için ılık suda bir avuç yemek sodasını (bikarbonat) karıştırıp eriterek çocuğa banyo yaptırın.
4. Kaşıntıları çok fazla olduğunda bol pamuklu giysilerle daha rahat edecektir.

Tedavi
Doktor, çocuğun kaşıntıları çok fazlaysa bunları giderebilmek için antihistaminli krem ya da ilaç verebilir. Döküntüler mikrop kapmışsa antibiyotikli krem yazar.

Soğukalgınlığı ve Grip

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Çocuğunuz okuldan ateşler içinde ve boğaz ağrısıyla gelir, tükürüğünü bile yutamaz durumdaysa; ağzını açtırıp, içine baktığınızda, kocaman, üzeri beyaz noktalarla kaplı, iki kırmızı bademcikle karşılaşırsınız. Çocuğunuz anjin olmuştur.

Bazı çocuklar en azından bir kez boğaz ağrısı ve ateşle yatağa düşer ve 3 gün okula gidemezler. Bazıları ise her ay bir kez anjin olurlar. Anjin, ateşli boğaz ağrısı, bademciklerin şişip üstlerinin beyaz iltihap odaklarıyla kaplanması durumudur. Çocukluğunda bu hastalığı geçirmemiş kimse hemen hemen yok gibidir.

Bademcikler, lenf dokuları olup, boğazın girişinde, iki tarafa yerleşmiş küçük organlardır. Görevleri vücudun bağışıklık sisteminin oluşmasına yardımcı olmaktır. Boğaz yoluyla gelen mikroplar bademcik üzerinde tutularak, onlara karşı antikor denilen bağışıklık proteinleri oluşturulur. Bu görev, vücudun bağışıklık sistemi kurulana, yani 5-6 yaşına kadar devam eder. Anjinler çok çeşitli mikroplarla oluşmakla beraber daha çok beta hemolitik streptokoklarla oluşur. Beta hemolitik streptokokların romatizma ile ilişkisi bilindiğinden, bu hastalıktan korkulmaktadır.

Tedavi
Tedavisinde bazı penisilin türü antiyotikler dışında, bir antibiyotik, bazen de kortizon kullanmak gerekebilir.

Üç yıl üst üste 3 kez anjin, 2 yıl üst üste 5 anjin, bir yılda 7 den fazla anjin kronikleşme gösterir. Bademciklerin görüntüsü ve rengi de kronikleştiğinin habercisi olmaktadır. Bademcikler kronik hastalıklı hale gelirlerse ameliyatla alınmaktadırlar.

Sara

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Sara nedir?

Sara, beyinde anormal elektrik akımlarının oluşmasıyla gelişen ve havale nöbetleri ile seyreden bir hastalıktır. Tedavi edildiğinde, çoğunlukla ergenlik çağına gelinceye kadar kaybolur. Saranın bir çok türü vardır. Çocuklarda en sık görülen türleri absans nöbetleri ve büyük sara nöbetleridir.

Belirtiler:

Absans nöbetleri
- Ani hareket kaybı
- Konuşma bozukluğu
- Birkaç saniye içinde bütünüyle düzelme

Büyük sara nöbetleri
- Ani bilinç kaybı ve buna bağlı olarak düşme
- Bacakların ve kolların katılaşması
- Titreme ve çekilme biçiminde hareketler
- İdrar kaçırma
- Uyuma ya da kasılmalardan sonra bilincin yavaş yavaş yerine gelmesi

Ne yapmalı?

- Nöbet geçiren çocuğu yan olarak yere yatırın. Kendisini yaralamasını önleyebilmek için yanında bulunun, ancak onu tutmaya çalışmayın.
- Büyük sara nöbetinin ardından çocuğunuzu yüz üstü kafa sağda sağ ayak karna çekilmiş konumda yatırın. Uykuya dalarsa uyandırmayın, ama düzenli soluk alıp almadığını denetleyin.
- Havale gelirse tehlike yaratacak durumları baştan önlemeye çalışın; sözgelimi, merdivenlerin başına geçici bir alçak kapı yaptırın, çocuğu banyoda yalnız bırakmayın.Ancak bu önlemlerde aşırıya kaçarak çocuğun kendisini anormal görmesine yol açmamalısınız.

Doktoru ne zaman aramalıyım?

- Çocuğunuz ilk kez büyük sara nöbeti geçiriyorsa,
- Nöbet üç dakikadan uzun sürerse,
- Birbirini izleyen nöbetler üst üste gelirse,
HEMEN DOKTORUNUZU ARAYIN.

Çocuğunuzun absans nöbetleri geçirdiğini düşünüyosanız doktorunuza danışın.

Doktor ne yapar?

Doktor, bazı tahliller için çocuğun hastaneye yatmasını isteyebilir. Ayrıca, kasılma nöbetlerini önlemek için ilaç yazar. Bu ilacı kullanırken çocuğun davranışlarında bir değişiklik saptarsanız doktorunuza bildirin, ama ilacı kesmeyin.

Orta Kulak İltihabi

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Orta kulak iltihapları çocukluk çağında en sık görülen hastalıklardandır. İlerde kalıcı işitme kayıplarına neden olabilirler. Orta kulak iltihapları doğumdan sonra ne kadar çabuk ortaya çıkarsa o kadar tehlikeli seyrederler. En çok Ekim ve Nisan aylarında görülürler, bu aylar viral üst solunum yolları enfeksiyonlarının sık görüldüğü aylardır.

Belirtileri
Ağrı şiddetli ve zonklayıcı tarzdadır ve çocuk fısıltıları, o taraf kulağından duymakta güçlük çeker. Ateş 38-38,5 civarındadır. Kulak zarının kızarık olması veya bombe olması tanıyı koydurur.

Ancak unutulmaması gereken bir nokta, her kulak ağrısının, kulak iltihabından kaynaklanmadığıdır. Bazen dış kulak yolundaki bir sivilce, sıkışmış kulak kiri, çürük bir diş veya boğazdaki bademcik iltihabının yansıyan ağrısı da orta kulak iltihabını taklit edebilir.

Tedavi
Tedavisinde çeşitli yaklaşımlar vardır. Bazıları hemen parasentez denilen kulak çizmeyi tercih ederlerken bazıları önce antibiyotik verip ileri derecedeki orta kulak iltihaplarında kulak zarını çizmektedirler. Gelişmiş ülkelerde yüzde 80 hastanın kendiliğinden hiçbir komplikasyon olmaksızın düzeldiğini öne sürerek, antibiyotik bile vermeyen doktorlar vardır.

Biz Türkiye’de antibiyotikle tedavi edilmesi gerektiğine inananlardanız. Antibiyotiği de daha önce yapılmış hangi mikropların en çok görülüp, hangi antibiyotiklerin en etkili olduğunu gösteren bilimsel araştırmaları göz önünde tutarak seçmekteyiz.

Antibiyotik verilmediğinde hastalık kronikleşmekte, daha uzun süre çocuğu rahatsız etmektedir.

Orta kulak iltihapları iyi tedavi edilmezlerse de kronikleşir ve işitme kaybı gibi kalıcı arazlar bırakırlar. Bazen de iltihap, komşu dokulara yayılarak iç kulak iltihabı, yüz felci ve beyin zarı iltihapları gibi çok daha ciddi hastalıklara yol açabilir.

Orta kulak iltihabından sonra, mikroplar ortadan kalksa bile, orta kulak boşluğunda sıvı birikintisi kalacaktır ve bazen bu sıvı hiç bir tedaviye cevap vermeyecektir.

Götürdüğünüz doktor da “Artık tüp takılması gerekiyor” diyecektir. Yoksa, okulda öğretmeni çocuğunuzda fark ettiği anlama ve dikkat sorunlarıyla karşınıza gelecektir.

Seröz Otit, Efüzyonlu Otit veya zamk kulak gibi çeşitli adlar takılan bu hastalıkta başlıca belirti, sinsi gelişen işitme kaybıdır. Bazen de çok kısa, bir veya iki saniye süren ağrılardan bahseder bu çocuklar.

Kulak zarına bakıldığında zar çökmüş ve amber rengini almıştır. Bazen hava sıvı seviyesi de görülebilir. Bu hastalığın tedavisi başlangıçta beklemektir. Çoğu kendiliğinden iyileşir. İyileşmeyenlerde uzun süre antibiyotik tedavisi düşünülebilir.

Antibiyotiğe rağmen düzelme olmazsa, östaki borusunun görevini yapacak kulak tüpü zara yerleştirilerek, orta kulağın havalanması sağlanır.

Orta kulaktaki sıvı dağılır, zar çökmesi ortadan kalkar. Bu tüp kendi kendine 3-8 ay arasında kulak tarafından atılır ve çıkar.

Her şey normale dönmüştür. Bu durum çoğu kez kalıcı olur ve hastalık tekrar etmez. Ama bazen hastalık tekrar eder ve yeniden tüp takmak gerekebilir.

Defalarca tüp takılıp düzelmeyen ve kulak zarı orta kulaktaki kemikçiklere yapışan hastalar da az da olsa vardır. Bu durumda işitme kaybı kalıcı olur.

Menenjit

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Menenjit beyni kaplayan zarın iltihaplanmasıdır. Çok ciddi bir hastalıktır ve hemen tedavi edilmesi gerekir. Beynin kendisinin iltihaplanması da (ensefalit) benzer belirtilerle ortaya çıkar.

Belirtiler
· Ateş
· Halsizlik ve baş dönmesi ya da ani ve çok belirgin tedirginlik ya da huzursuzluk
· Kabakulak ya da kızamık gibi bulaşıcı bir hastalığın ardından genel durumun kötüleşmesi
· Kusma
· İştah kaybı
· Başağrısı ya da bebeklerde bıngıldağın kabarması
· Ensenin öne eğilmesinde zorlanma (ense sertliği)
· Parlak ışığa karşı duyarlılık ya da gözlerin bir noktaya dikilmesi
· Havale
· Deride düz kırmızı ya da morumsu lekeler

Tedavi
Doktor, bazı tahliller için çocuğun hastaneye yatırılmasını isteyebilir. Tedavi bu tahlillerin sonucuna göre belirlenecektir. Çocuğunuz, iyileşinceye dek hastanede kalabilir.

Kızamık

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Kızamık döküntü, ateş ve öksürüğe neden olan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Çocuk virüsü aldıktan 1-2 hafta sonra belirtiler ortaya çıkar. Kızamığa yakalanan çocuklar genellikle keyifsizleşirler. Ateşi yükselen çocuklar yataktan çıkmak istemezler. Hastaların çok az bir bölümünde kulak ağrısı gibi yan etkiler de gelişir.

Belirtiler
1. ve 2. Gün
· Burun akıntısı
· Kuru öksürük
· Gözlerde kızarma, sulanma ve acıma
· Gittikçe yükselen ateş

3. Gün
· Ateşte hafif düşme
· Sürekli öksürük
· Ağızda tuz topağına benzer küçük, beyaz lekeler oluşur.

4. ve 5. Gün
· Ateş 40°C’ye çıkabilir.
· Önce alnında ce kulak arkalarında hafifçe kabarık kırmızı döküntüler görülür. Daha sonra yüzün diğer bölümlerine ve vücuda yayılır.

6. ve 7. Gün
· Döküntü ve diğer belirtiler kaybolur.

9. Gün
· Çocuğunuz artık bulaştırıcı değildir.

Ne Yapmalı?
1. Çocuğunuzun ateşini günde en az 2 kez, dördüncü ve beşinci günlerde ateşi çok yükseldiğinde altı saatte bir ölçün. Ateşinin yüksek olduğu ve kendini iyi hissetmediği zamanlarda yanında kalın.
2. Elinizden geldiğince çocuğunuzun rahat etmesini sağlayın. Parasetamol vererek ya da gerektiğinde ıslak süngerle silerek ateşini düşürmeye çalışın.
3. Çocuğunuzun bol bol sıvı almasını sağlayın. Özellikle ateşi yükseldiğinde bol içecek verin.

Tedavi
Kızamığın ilaçla tedavisi yoktur. Doktorunuz tanıyı doğrulayacak ve çocuğunuz iyileşinceye dek gelişmeleri kontrol edecek, ortaya çıkabilecek yan etkilerin tedavisiyle ilgilenecektir.

Kabakulak

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Kabakulak tükürük bezlerinin şişmesine neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. Özellikle kulak önündeki beze yerleşerek yüze şişkin bir görünüm verir. Belirtiler virüsün bulaşmasından 2-4 hafta sonra ortaya çıkar.

Kabakulak bazı erkek çocuklarda testis iltihabına yol açar, ancak bu ergenlik öncesinde çok ender görülür.

Belirtiler
1. Gün
· Çiğnemede ağrı ya da çocuğun yerini gösteremediği yüz ağrısı
· Yüksek ateş

2. Gün
· Yüzün bir yanında şişme ve duyarlılık
· Ağzını açarken ağrı duyma
· Ateş yükselmesi
· Boğaz ağrısı, yutkunurken acıma
· Ağızda kuruma

3. Gün
· Yüzdeki şişliğin (genelde iki yanda da) artması

4. ve 6. Günler Arası
· Şişliğin yavaş yavaş azalması, diğer belirtilerde iyileşme

13. Gün
· Çocuk artık bulaştırıcı değildir

Ne Yapmalı?
1. Yüzünde ağrıdan yakınıyorsa ya da yüzünde olağandışı bir şişlik görünüyorsa, çocuğun tükürük bezlerine hafifçe dokunun.
2. Çocuğun ateşini ölçün, eğer yüksekse düşürmek için parasetamol şurubu verin.
3. Bol bol soğuk içecekler almasını sağlayın, ancak meyve suyu gibi asit içeren içecekler vermeyin. Ağzını açarken canı yanıyorsa kamış kullanarak içmesi daha kolay olur. Yutkunması ve emmesi zor olacağından çocuğunuzu beslerken anlayışlı davranın.
4. Yutarken boğaz ağrısı duyuyorsa dondurma ya da çorba gibi sıvı ve yarı sıvı yiyecekler verin.
5. Bir termaforu ılık suyla doldurup havluya sararak yastık gibi kullanmasını sağlayın. Bu yüzündeki şişliği azaltacaktır. Çocuk termaforu kullanamayacak kadar küçükse, bunun yerine bir bez parçasını ısıtıp yüzünde bir süre hafifçe tutun.

Tedavi
Kabakulağın ilaçla tedavisi yoktur. Doktorunuz tanıyı doğrulayacak ve çocuğunuz iyileşinceye dek gelişmeleri kontrol edecek, ortaya çıkabilecek yan etkilerin tedavisiyle ilgilenecektir.

Boğmaca

  • Çocuk Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Çocuk hastalıkları içinde en tehlikelilerinden bir olan boğmaca şiddetli öksürükle kendini gösterir. Oldukça bulaşıcı olduğundan boğmacaya yakalanan çocuğunuzu aşılanmamış çocuklardan uzak tutmalısınız.

Aşılanmış çocuklarda hastalığın hafif bir şekli görülebilir. Boğmacalı çocukların küçük bir bölümünde bronşit ya da zaatüre gibi ikincil enfeksiyonlar gelişebilir.

Belirtiler
1.Hafta
· Öksürük ve sıradan soğukalgınlığı belirtileri
· Hafif ateş

2. Hafta
· Öksürüğün artması, ardından solunum güçlüğüne yol açan ve süresi bir dakikayı bulan öksürük nöbetlerinin sıklaşması
· Çocuk 18 aylıkdan büyükse “boğulur gibi” ses çıkararak solunum güçlüğünü yenebilir.
· Öksürük nöbetinden sonra kusma

3. ve 10. Haftalar Arası
· Öksürük gittikçe düzelir, ancak çocuk soğuk alırsa kötüleşebilir.
· Üçüncü haftadan sonra hastalığın bulaşma olasılığı azdır.

Ne Yapmalı?
1. Öksürük nöbetleri sırasında çocuğunuz sıkıntıya girebileceği için mutlaka yanında bulunun. Kucağınıza oturtup hafifçe öne eğin. Çıkarabileceği balgamı tükürmesi için yakınında bir kap bulundurun. Nöbet sırasında kusma olabilir. Enfeksiyonun yayılmaması için bu kabı kaynar su ile yıkayın.
2. Çocuğunuz yemeklerden sonra öksürüyor ve kusuyorsa sık sık ama azar azar, olabilirse öksürük nöbetinden hemen sonra yedirin.
3. Çocuğu oyalayın; dikkati başka şeye yönelirse öksürük nöbetleri azalır. Oynarken heyecanlamamasını ve yorulmamasını sağlamalısınız, yoksa nöbet başlayabilir.
4. Gece öksürük nöbeti gelirse yanında bulunabilmeniz için çocuğunuzla aynı odada yatın.
5. Çocuğun yanında sigara içilmesine göz yummayın. Çocuğa öksürük kesici ilaç da vermeyin.

Tedavisi
Doktor öksürüğü bastırıcı ilaç ve antibiyotik verebilir. Antibiyotik, öksürüğü iyileştirmede etkin olmasa da öksürüğün şiddetini ve çocuğun hastalığı bulaştırma tehlikesini azaltır.