Dişler erken dökülürse dikkat

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Dişler erken dökülürse dikkat!

Genç yaşta yaşanan diş dökülmesi, gelecekteki olası bir Alzheimer hastalığının habercisi olabilir! ABD’nin Güney California Üniversitesi tarafından tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; diş eti hastalıkları sonucu ortaya çıkan diş kaybı ile yaygın bunama hastalığı arasında güçlü bir bağlantı bulunuyor. Uzmanlar; genç yaşta diş eti hastalıklarının yol açtığı iltihaplanmaya maruz kalanların, yaşlılık yıllarında Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin 4 kat yüksek olduğunu söylüyor. Kalıtsal olan Azheimer genlerinin de hastalığın ortaya çıkmasında çok önemli bir risk faktörü oluşturduğu belirtiliyor.

Dişleriyle doğan bebek

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Balıkesir Sağlık Meslek Lisesi öğretmenlerinden Safiye Demirayak, Manisa Doğum ve Çocuk Bakım Evi’nde geçen Cuma günü saat 00.30′da, normal doğum ile ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Doğumdan hemen sonra yapılan kontrolde 3 kilo 320 gram dünyaya gelen kız bebeğin, alt damağında iki süt dişinin olduğu fark edildi. Anne Safiye ve baba İbrahim Demirayak ile doğumu yaptıran ebe ve doktorlar, bu durum karşısında çok şaşırdı. Hafta sonu annesi ile taburcu olan İrem bebek, ailenin neşe kaynağı oldu.
İlk çocuğu 2.5 yaşındaki Furkan’dan sonra, bir kızı olmasının sevincini yaşayan anne Safiye Demirayak (28), bebeğinin dişleri olduğunu gördüğünde önce korktuğunu ve çok şaşırdığını belirterek, “Hamileliğim normal geçti. Doğum da normal oldu. Bebeğim dünyaya geldiğinde bana dişlerinin olduğunu söylediler. Bu beni çok heyecanlandırdı. Doğumdan bir iki gün sonra dişlerinden biri düştü. Doktorlar diğerinin de düşeceğini söyledi. Bebeğimizin dişleriyle dünyaya gelmesi doğum yaptıran sağlık görevlilerini ve bizi çok şaşırttı. Bebeğimin sağlığı iyi olduğu için çok sevinçliyim” dedi.

‘ENDİŞEYE GEREK YOK’
İkinci çocuğunu kucağını almanın sevincini yaşayan sağlık memuru baba İbrahim Demirayak da, kızının dişleriyle dünyaya gelmesine kendisinin de şaşırdığını söyledi. Demirayak, “Bebeğimiz dünyaya geldiğinde doktorlar alt damağında iki süt dişinin olduğunu söyledi. Sağlık memuru olmama rağmen ilk kez duydum ve gördüm. Bebeğimizin sağlıklı olması bizi çok mutlu etti” diye konuştu. Dede Ramazan Üstün de (55) dişleriyle bebek doğduğunu daha önce duymadığını ilk kez gördüğünü söyledi.
Moris Şinasi Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Selahattin Emre, bebeğin dişleriyle dünyaya gelmesinin nadir rastlanan, normal durum olduğuna dikketi çekerek, “Natal dişler diye bilinen dişler doğumdan sonra ilk altı ay içerisinde düşer ya da müdahale ile alınır. Düşen dişin yerine yenisi çıkar” diyerek, endişeye gerek olmadığını söyledi.

Diş gıcırdatmanın zararları

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Diş gıcırdatmanın zararları
Bruksuzim olarak bilinen ve genelde psikolojik bozukluk ve sinirlilikten kaynaklanan, diş gıcırdatması, diş kayıplarına, diş eti hastalıklarına neden olurken, baş ve yüz ağrılarını da beraberinde getiriyor.

Selçuk Üniversitesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Durmuş, diş gıcırdatmasının, ağız içindeki kasların, alışılmışın dışında hareket etmesiyle ortaya çıktını söyledi.

Durmuş, ”Bruksizm, gece boyunca da görülebilir. Daha yaygın olanı, genelde kasların dinlenmeye geçtiği uyku döneminde olanıdır. Ağız çevresinde bulunan ve gece dinlenmesi gereken kaslar, ritmik hareketlerle birbirine temas ederek, gece boyunca diş gıcırdamasına neden oluyor” dedi.

Dişlerin yapısında ciddi anlamda aşınmalara ve madde kaybına neden olan diş gıcırdatmasının, diş eti ve çevresindeki dokularda problemlere, çenenin eklem bölgesinde hastalıklara yol açtığını dile getiren Durmuş, bu alışkanlığın, özellikle şakak ve yanak bölgesindeki kasların aşırı çalışması nedeniyle yüz ve baş bölgesinde de ağrılara neden olduğunu belirtti.

Durmuş, şunları kaydetti:
”Genelde psikolojik bozukluk ve sinirlilik, bruksizme neden oluyor. Bazen kaslardaki rahatsızlık da bruksizme neden olabiliyor. Hastalık kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Nedenini bildiğimizde tedavi kolaylaşıyor. Dişlerdeki mevcut rahatsızlığın tedavisi yapılırken bu duruma neden olan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Dişlerin bir kapanış şekli var. Alt ve üst çene arasına bir plak yerleştirerek geçici de olsa hastadaki sıkıntıyı bir süre ortadan kaldırıyoruz. Durumu ortaya çıkaran neden, psikiyatri servisini ilgilendiriyorsa oraya yönlendiriyoruz.”

Dişlerinizi uyurken beyazlatın

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Dişlerinizi uyurken beyazlatın

Kişinin yüz ifadesini yansıtmada önemli bir rolü bulunan dişler, gerek şekillerinde, gerekse renklerindeki bozukluk nedeniyle kişiye toplum içinde bazı sıkıntılar yaşatabiliyor. Hatta dişlerdeki bu sorunlar psikolojik bozukluklara kadar varan sonuçlar doğurabiliyor.

Oysa, günümüzde diş hekimliğindeki estetik ve restoratif maddeler sayesinde pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebiliyor. Halk arasında diş beyazlatma olarak bilinen ‘bleaching’ yöntemi ile gerçek renklerini kaybetmiş ve lekelenmiş dişler bembeyaz bir görünüme kavuşuyor. Üstelik bu yöntemi evinizde de rahatlıkla uygulayabiliyorsunuz.

UYURKEN BEYAZLATIR

Diş Hekimi Altuğ Serçe, diğer diş beyazlatma yöntemlerine oranla ucuz, pratik ve zararsız çözümler sunun ‘bleaching’ yöntemini anlattı: “Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi var. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntem. İkincisi ise hekim tarafından uygulanıyor. Evde uygulanan diş beyazlatma yönteminde, hekim öncelikle ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıplar hazırlıyor. Kişi kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek, bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6-8 saat takıyor. Bu uygulamanın tercihen uykuda gerçekleştirilmesi daha uygun. Böylece ortalama olarak 1-4 hafta içinde bembeyaz bir dişlere sahip olmak mümkün”

HERKES YAPTIRABİLİR

Hemen herkes bleaching yaptırabileceği gibi, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar da var. Yöntemin dişlerinize uygun olup olmadığını diş hekimi belirliyor. İşlem sırasında dişler ve diş etleri herhangi bir zarar da görmüyor. Sonuç ise sigara ve diğer boyalı içecekleri kullanım oranınıza göre 2-3 yıl etkisini sürdürüyor.

BUNLARA DiKKAT!

Diş Hekimi Altuğ Serçe, diş beyazlatma sırasında dikkat edilecek hususları ise şöyle sıralıyor: Bleaching uygulamasında genelde beyazlama ilk seansta başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10-15 gün devam etmesi gerekir. Ayrıca, kullanılan ilacın markası ve içeriği, uygulamayı gerçekleştiren hekimin deneyimli olup olmaması, ilacın kullanılma şekli de oldukça önemlidir. Kişi eğer beyazlatma işlemini evde kendisi yapıyorsa, lastik kalıp ağzında iken sigara içmemeli. Uygulamadan 24 saat sonraya kadar çok sıcak/soğuk içecek ve gıdalardan, sigara, kahve, çay, kola gibi boyalı ajanlardan uzak durmalısınız. ..

internethaber

Dişler

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Dişler sindirim sisteminin başında besinlerin ufalanıp parçalanmasına, koparılmasına yardım eder. kendini çevreleyen destek dokuları korur ve gelişmelerini sağlar. konuşmayı ve seslerin doğru bir şekilde çıkmasını sağlarlar. estetik olarak yüzle bir bütünlük içindedir.

Dişlerin Görevlerine Göre Farklı Yapıları Vardır;

1- Kesici Dişler

Alt ve üst çenedeki ön dişler “Kesici Diş” olarak adlandırılır. Üst çenede genişliği 9-10 mm. olanlar orta kesici; 6-7 mm. olanlar ise üst yan kesicilerdir. Alt orta ve yan kesicilerin genişlikleri ise 6-7 mm. arasındadır.

2- Kaninler (Köpek Dişleri)

“Köpek dişi” ve “göz dişi” adı da verilen kaninler kesici dişlerden sonra gelir, alt ve üst çenede sağlı-sollu birerden dört (4)tanedir. Uçları sivri olup koparmaya yararlar.

3- Azı Dişleri

Kaninlerin arkasında, azı dişleri yer alır. Yapı olarak birbirinden farklı olan azı dişleri, her bir yarım çenede, iki küçük azı, üç de büyük azı olmak üzere beşer tane ve bir çenede toplam on (10) tanedir.

Bütün küçük azıların çiğneme ve kenetlenmeye yarayan ikişer tümsekçikleri vardır. Üst çenedeki büyük azıların dörder tümsekçiği; alt çenedeki büyük azıların beşer tümsekçiği vardır. Bu tümsekçiklere “tüberkül” adı verilmektedir.

4- Akıl Dişleri - Üçüncü Büyük Azılar = Yirmi yaş Dişleri

Çocuk dişlerinde acil durumlar

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Diş Ağrısı:

Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırın ve eğer varsa sıkışmış yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırın. Asla dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar koymayın. Çocuğunuza daha önce de denemiş olduğunuz bir ağrı kesici verin ve en kısa sürede bir diş hekimine götürün.
Isırılmış Dudak, Dil, Dudak Yada Yanak:

Yaralı bölgeye buz koyun. Eğer kanama varsa, temiz bir gazlı bez ile hafifçe basınç uygulayın. Kanama 15 dakika içinde durmazsa diş hekiminize başvurun.
Diş Tümüyle Çıkmışsa:
Dişi bulun. Köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın. Diş hekimine gidene kadar dişi saklamak için en ideal ortam süttür. Temiz bir kapta sütün içinde koruyarak en kısa sürede diş hekiminize gidin.
dishekimi: yeni araştırmalara göre en iyisi çıkmış dişin hekime gelene kadar yerine geri oturtulmasıdır
Süt Veya Sürekli Dişlere Travma:

Hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Travmalardan sonra her kaybedilen saat oluşan hasarı büyütmektedir.
Diş Hekiminize ulaşana Kadar:

Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın. Varsa Kırık diş parçalarını saklayın.

sık sorulan sorular ve cevapları

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Ben 25 yaşındayım ve çalışıyorum.Dişlerimde çarpıklık var ve tel takmak için geç olduğunun farkındayım. Ancak imkansız mıdır onu merak ediyorum. Bu konuda yeni teknolojik gelişmeler var mı ve günlük hayatı en az etkileyecek şekilde tel takmam şu anda mümkün olur mu? Tel takma süresi asgari ve azami ne kadardır?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir. Sağlıklı diş ve cevrel dokular olduğu sürece her yaşta tel takmak mümkündür. Ortopedik bir kısıtlama olmadığı durumlarda ve ağzınızda eksik dişler ve sağlıklı bir ağız alduğu sürece her yaşta tel takılabilir. 25 yaş bu açıdan bakıldığında geç sayılmaz. Ortodontik malzemeler gün geçtikçe yenileniyor. Her konumda ve her yaşta ihtiyaç sahiplerine bu müdahale yapılabiliyor. Bu konuda her yaş grubundan kişilerin bu tedaviyi sorunsuzca taşıdığını görebilirsiinz. Tabi kişisel kabuller bu konuda karar aşamasında önem taşıyor. Tedavi süreleri erişkinlerde 12-18 ay olarak düşünülür. Ortodontik tedavinin çeşitliliğine göre bu süre değişiklik gösterebilir. Saygılarımızla

Ben 24 yasında bır bayanım dişlerimi fırcalarken kanama problemim var.Diş taşlarını temizletmek için doktora gittigimde bana diş eti iltahaplanması oldugunu ve alt disimin orada kemik erimesi başladıgını soyledi.Diş taşlarını ve tartarlarını temizlekledikten sonra bunun 3 ay idare edecegını ama 6 ayda bir yaptırmam gerektıgını soyledı.Bana ne kadar tedavı olsamda eskısı gibi mayacagını ancak %80 ının duzelecegını acıkladı. Benım ogrenmek ıstedıgım su: gercekten eskısı kadar saglıklı dıs etıne sahıp olabılırmıyım. Bu konuda onerılerınız nelerdir. Ilgınız ve yardımlarınız ıcın sımdıden tesekkurler

Dis eti hastaliklari dogru ve etkin fircalamanin yapilamadigi, ve gerekli tedavilerin de zamamninda gerceklestirilemedigi hastalarimizda ciddi sorunlar yaratmaktadir. Sizin bu konuda gostermis oldugun ilgi ve hekiminiz araciligiyla baslamis olmaniz; bu konuda en onemli adimi atmis oldugunuzu gosteriyor. Diseti rahatsizliklari cok agrili hastaliklar olmamasi sebebiyle genelde hastalarimiz bize gec donemlerde basvururlar. Sizin bu konudaki dikkatli davranisin sonucu eminimki dis etlerinizdeki patoloji onemli boyutlara ulasmamistir. Ve tekrar saglikli disetlerine ulasmaniz munkundur. Yasinizin cok genc olmasi, ve bir dis hekiminin aktif tedavisi altinda olmaniz hep olumlu faktorlerdir. Genellikle diseti hastaliklari gerekli baslangic tedavisi, ve dogru ve etkin fircalama ve oral hijyenin saglanmasi yonundeki egitim ile tedavi edilebilmektedir. Yalniz burdaki onemli nokta yapilan tedavilerin hastaligin ilerlemesini engelleme yolunda olmasidir. Yani eger bir bolgede kemik veya destek doku kaybi varsa bunun dahada ilerlemesinin engellenmesidir. Bu basarildiktan sonra; diseti hastaligi etkin bir sekilde tedavi edildikten sonra; geride kalan saglikli dokularda bir duzeltme ve kaybolan dokularin belli sinirlar dahilinde tekrar yerine getirilmesi mumkun olabilmektedir. Bunun icin dis hekiminiz sizi bu konuda uzman hekimlere yonlendirebilir. Yalniz bunun icin oncede belirtmis oldugum gibi oncelikle diseti hastaliginizin tamamen tedavi edilmesi gerekmektedir.

Sevgili Hekimler, Kızım 6 yaşını bitirdi.Ön kesici dişlerinden birinin geç kalarak çıkarılmamasıdan dolayi alttan çıkan dişi normal diş sırasına göre içeriden çıkmakta. Düzeltme imkani var mı?

Kızınızın yaşı karma diş döneminin henüz başı. Dişlerinin değişmeye başladığı bu günlerden 13-14 yaslarina kadar süt dişlerinin yerine daimi dişlerinin geleceği bir döneme girmiş durumda. Ne var ki dişler, ağız içinde görmeye alışık olduğumuz pozisyonlarını alana kadar değişik yönlerde yol alabiliyorlar. Bu, dişlerin sürme döneminde genelde ön bölgede karşılaşılan tipik bir durum. Sebebi yer darlığı. Bu darlık zamanla diğer süt dişlerin yer değiştirmesi ile açılan boşluklara dağılıyor ve tüm daimi dişler yerlerini alıyor. Bu söylenenler ideal yada optimal şartlar tabiî. Eğer kişide ortopedik yada erken kaybedilen süt dişleri (çürükler vs) var ise durum da çeşitlilik kazanabiliyor. Kızınızı görmeden ve genel olarak optimal şartları kabul ederek dişinin zamanla yerine oturacağını söyleyebiliriz. Bu yaşlarda ön alt bölgede çapraşıklık normal; ve zamanla dil itimi ile yerine oturcaktır. Ancak daha sıhhatli ve objektif yorum için hekiminize danışmanızda fayda var. Yaşı henüz küçük olduğu için hiçbirşey için geç kalmış değilsiniz. Altı ay, bir senelik aralıklara ile genel kontrol tavsiye edilir. Bu yaşlarda yapılan çok basit müdahaleler (dolgular,aşındırmalar vs.) ile ileride çapraşıklıklıları önleme şansımızın olduğunu unutmayınız.

Kaybedilen dişe yeniden kavuşabilirsiniz

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Sebebi her ne olursa olsun dişlerinizden bir veya bir kaçını kaybettiyseniz, o dişlerin yerine mutlaka yenilerini koydurmanız gerekir.

Sebebi her ne olursa olsun dişlerinizden bir veya bir kaçını kaybettiyseniz, o dişlerin yerine mutlaka yenilerini koydurmanız gerekir. Yapılan araştırmalar, birçok kişinin kaybettikleri dişlerinin yerine yenilerini koydurmasımasının nedenlerinin, daha iyi göründüklerine inandıkları ve kötü görünen bir gülümseme yerine daha güzel gülümsemek, daha rahat konuşabilmek ve sonuçta bilinç altında yer alan kendilerine olan güvenlerini artırmak olduğunu göstermektedir. Estetik kaygılar önemli olmakla birlikte, kaybedilen dişlerin yerine yeni dişlerin konmasının, ağız sağlığı ve ileride olabilecek daha kötü sorunları önlemek açısından büyük önemi ve aciliyeti vardır.Dentart Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Dt. Betül Yurteri, Mynet okurları için yazdı.

Kaybedilmiş dişleri bir an önce yerine koymak neden önemlidir?
Ağzınızdaki dişler çigneme sırasında çeşitli basınçlara karşı birbirlerine destek olurlar. Bu destek olma normal bir yemek yemeden tutun da daha sert cisimleri ısırma veya diş gıcırdatma durumuna kadar gitmektedir.
Bir dişinizi kaybettiğinizde hemen yanında yer alan diğer dişler kısa bir süre sonra hareket etmeye başlayacak ve kaybolan dişin yerine doğru kaymalar oluşacaktır. Bu durum özellikle ağzın yan ve arka bölgelerinde yer alan dişlerde daha rahat oluşmakla birlikte, konumu farketmeden bütün dişler için geçerli olan bir tespittir. Bunun yanı sıra alt ve üst dişler çiğnemeyi gerçekleştirmek için birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Fakat dişlerden biri kaybolduğunda karşıt çenedeki aynı bölgedeki diş eksik kalan dişin yerine doğru uzamaya başlar.
Bu durum son derece önemli sorunları beraberinde getirir. Dişler kaymaya, hareket etmeye başladığında yukarı veya aşağıya doğru eğimlerinde de sapmalar oluşmaya başlar. Böyle bir durumda alt ve üst dişlerin birbirleriyle olan konumları ve açıları değişmeye başlayacaktır. Bazen çene eklemleri problemlerine ve ağrılara da neden olabilmektedir. Kaymalara bağlı diğer bir olası sonuç ise dişlerin çene kemiğine 90 derece olması gereken konumlarında saplamalar meydana gelmesidir. Normal çiğneme esnasında dişlerden çene kemiğine daha fazla bir basınç uygulanacaktır. Sonuçta çene kemiğinin o bölgelerinde kemik erimesine ve daha önceden sağlıklı olan dişlerinde kaybına sebep olabilecektedir.
Kaymalar sonucunda oluşan boşluklar aynı zamanda temizlenmesi güç alanlar yaratır. Bu durum diş plağı ve tartarların oluşması için uygun bir ortam yaratabilir. Sonuçta diş eti hastalıkları ve beklenmeyen yerlerde çürük oluşması için de bir zemin hazırlar. Normalden daha farklı ve çalışılması zor yerlerde oluşan çürükler ise daha zor tedavi edilmektedir. Sonuçta kaybedilen bir diş sebebiyle diğer dişler de hareket etmeye başlamakta, olumsuz etkilenmekte ve bir süre sonra yapay bir dişin yerleştirilmesi de güçleşmektedir. Birçok durumda uzun süren ortodontik tedaviler ve implant tedavileri sonrası ancak yapay dişler konularak bir tedavi yoluna gidilebilmektedir.
Tüm bu olası sorunları yaşamaya gerek kalmadan, diş kaybının hemen ardından başlanabilecek tedavilerle kaybolmuş dişleriniz kalıcı protez dişlerle değiştirilebilir. Farklı tedavi seçenekleri olmakla birlikte üç ünitten(dişten) oluşan köprüler veya implant tedavileri iyi birer çözüm olacaktır. Her iki çözüm de sizin kaybolan dişlerinizin yerine başarılı bir şekilde protez dişlerin konmasına yardımcı olanak sağlar. Ancak şu soru akla gelebilir; hangi şık daha iyidir? Bırakın sizin durumunuza en uygun çözümün hangisi olduğuna diş hekiminiz karar versin. Ancak aşağıda bazı bilgiler ve dikkat etmeniz gereken konulara değineceğim

Üç ünitten(dişten) oluşan köprüler

Bu tedavi yöntemi; kaybolan dişlerin sağ ve sol tarafında yer alan dişlere sabit olarak tutturulan protez sistemlerini anlatır. İsminden de anlaşılacağı üzere, üç parçadan oluşmaktadır. Orta kısmı kaybolan dişinizin yerine geçecek olan yapay diştir. Kenarlarda yer alan iki kısım ise kaybolan dişlerin iki yanında yer alan dişler üzerine oturtulan kaplama taç kısımlarıdır. Bu taç kısımları kaybolan dişin bitişiğindeki dişlere kalıcı olarak yapıştırılmakta(yandaki resim) ve bu sayede orda yer alan yapay dişin oynamasını engellemekte ve yerinde tutmaktadırlar. Köprü yerine takıldığında yandaki dişlerin de desteğiyle, dişleriniz tamamlanmakta ve dişleriniz eskisi gibi hizmet verebilmektedir.

Yandaki dişlerde büyük dolgular, ileri derecede bozukluklar ve çürükler olduğu durumlarda köprü uygulaması iyi bir çözüm olabilir. Bu durumda köprü başları köprüyü yerinde tutmanın yanı sıra yandaki dişlerinde tam işlevlerini geri kazmanlarına yardımcı olur. Köprü üzerinde porselen kaplamalar kullanıldığında şekil ve renk olarak doğal dişlere yakın estetik bir görünüm yanı sıra fonksiyonellikte beraber sağlanmış olacaktır.
Köprülerin önemli dezavantajı boşluğun önündeki ve arkasindaki dişlerin köprü başlarına uygun gelecek sekilde kesilmesi(küçültülmesi) gerekliliğidir. Eğer bu dişler zayıf veya çürük ise köprü uygulanması avantajlı olucaktır. Ancak bu dişler problemsiz sağlılıklı dişler ise kesilmesi veya yapılarının değiştirilmesi tercih edilmeyen bir durumdur. Bina restorasonu gibi diş köprüsü ayaklarıda sonsuza kadar ayakta kalamayacaklardır. Çok iyi bir bakımda bile bazen bir süre sonra yenilenmeleri gerekmekte, bakterilerin bu bölgede çoğalmalarına neden olabilmektedir .

Diğer bir dezavantaj ise köprülerin kaybolan dişin bulunduğu bölgedeki kemik yapısına etkileridir. Kaybedilen dişin bulundugu bölgeki boşluk yani o bölgedeki çene kemiğinde cekimi takiben baslayan ve köprü yapımıyla da artan kemik rezorbsiyonu yani erimesidir. Tek bir dişin yerine köprü kullanıldığında bu pek sorun olmamakla birlikte, birden fazla diş yerine köprü kullanıldığında kemik kaybı problemleri oluşabilmektedir. Köprüler çene kemigine ve diş etine sıkı sıkıya yapışık olmadıkları için altlarında bakteri oluşumunu engellemek için ektra diş temizleme ürünlerine ihtiyaç duyulur.

Implant

Implantlar kaybedilen dişlerin yerine kalıcı yapay dişler koyabilmek için ideal çözümlerdir. Implantlar titanyumdan yapılan ve kaybedilen dişin kök yerine yerleştirilen desteklerdir. Implantlar tedavi başlangıcından sonuna kadar geçen süre içinde diş kemiğiyle kaynaşarak bir bütün halini alırlar. Implantların üzeri geçici yapay dişlerle kaplanarak iyileşme periyoduna geçilir. Bu süreç ağız yapısı ve çenenin genel duruma göre 1-2 ay arasında değişen bir zaman dilimini gerektirmektedir. İyileşme ve kaynaşma dönemi sonunda kalıcı protez dişler implantların üzerine yerleştirilmekte ve çıkmayacak şekilde vidalanmaktadır. Bazı durumlarda kalıcı protez dişler geçici dişlerin konmasına gerek kalmaksızın tedavinin başında da takılabilmektedir.
Implantlar sabit yapılardır. Çiğneme ve konuşmada herhangi bir problem yaşatmazlar.
Implantlar diş kemiğine kaynaşık bir yapı haline gelir. Bu diş kemiği erimelerini minimuma indirmektedir . Doğal dişleriniz gibi ağzınızın kalıcı birer parçaları olacaklarından, normal rutin diş bakımından çok daha fazla bir bakıma ihtiyaç duyulmaz.
Diğer bir avantajı ise köprülerde yapılan yandaki dişlere operasyonu gerektirmemesidir. Bu sayade sağlıklı dişlere herhangi bir işlem uygulanmamakta, ileriye dönük ekstra bakım, tedavi, restorasyon gereksinimi ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bu da hem toplam zaman hem de maliyet açından optimum bir çözüm sunmaktadır.
Eğer dezavantajlarından bahsetmek gerekirse, herhengi bir dezavantajı yoktur. %98 gibi bir oranda başarılı olmasına rağmen implantlar bazı durumlarda başarısız olabilmektedir. Bunlar genelde operasyon sonrasında iyi bakım yapılmaması sonucu enfeksiyon oluşması, aşırı sigara tüketimi ve çene kemiğindeki kemik kalitesinin derecesi gibi sebeplerdir. Çene kemiğindeki kalite ve hacim problemi ilave kemik grefti tadavisi ile sağlanabilmektedir. Kişinin bir takım sistemik hastalıkları varsa iyileşme süreci daha fazla uzayabilmekte ve gerekli önlemler alınarak implant uygulanabilmektedir.

Diş hekimleri diş implantlarını geleceğe yönelik olarak akıllı yatırımlar olarak nitelemektedirler.

AĞIZ KURULUĞU

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

Dişhekimli inde bu hal için “xerostomia” terimi kullanılır.Tükürük bezlerinin tükrük salgılama fonksiyonlarının azalması sonucunda oluşur. Tükürük salgısındaki azalma a ızda oldukça ciddi sorunların oluşmasına yol açabilmektedir.

Sebepleri:

- Biyolojik yaşlılık: Bu etkili bir faktördür, tek başına etkili de ildir.

- Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalıklar(Sjogren s sendromu), Ba ışklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluklar (Şeker hatalı ı), Nörolojik bozukluklar (Parkinson)

- Çi neme kabiliyetinin azalması: E er beslenme alışkanlıklarınızda sıvı ve yumuşak gıdalar a ırlıktaysa çi neme fonksiyonu azalır.

- Tükrük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması

- Radyoterapi (Radyasyon tükrük bezlerinde kalıcı hasar yapar.

- İlaçlar (400 ün üstünde ilaç türü a ız kurulu u yapar: deconjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları,antidepresanlar, antihistaminikler,…)

- kafein ve alkol tüketimi

Belirtileri:

- dilde yanma hissi

- özellikle kuru yiyecekler için yeme zorlu u

- konuşma zorlu u

- sık susama

- protez kullanmada zorluk

- dudaklarda çatlaklar ve kuruluk

- tat bozuklu u

- kötü a ız kokusu

A ız kurulu u nelere yol açar?

- tükrü ün az olması ciddi problemleri de beraberinde getirebilir.

- bakteri pla ı ve yiyecek artıkları kolayca birikir. bu, dişeti hastalıkları ve çürü ü hızlandırır. tükrü ün kendi başına yıkama-temizleme mekanizması diş yüzeylerini temiz tutmaya yardımcıdır.

- tükrük çürükleri önler, diş yüzeyini temizler ve asitleri nötralize eder. böylece çürük önlenir.

A ız kurulu u nasıl kontrol altına alınır? nasıl tedavi edilir?

- sık sık yudum yudum su içilmeli. gece yatarken yanında sıvı içecek, su bulundurulmalı

- şekersiz sakız çi nenmeli

- sigara,alkol,şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı

- yaşanılan mekanın nemi ayarlanmalı

- gerekirse eczanelerden temin edilebilen yapay tükrük tabletleri kullanılmalı

- bakteri pla ı kontrol altına alınmalı

- floridli diş macunu, jel, gargara kullanılmalı

C vitamini kullanılmalı

- bileşiminde alkol ve sodyum lauryl sülfat bulunan a ız ve diş bakım ürünlerini kullanmamalı

AFT (AGIZDA YARA)

  • Diş Sağlığı
  • Temmuz 3rd 2007
  • admin

En xxx rastlanan tekrarlayici agiz yaralarindan birisi aft (aftöz ulser) dir.|Aft nedir?|Aft dilde, yumuSak damakta, dudak ve yanaklarin iç kisimlarinda görulen kuçuk, yuzeysel ulserlerdir. cok agrilidirlar ve 5-10 gun surerler.|Nedenleri|Neden olabilecek etkenler arasinda stres, travma, asitli yiyecekler (domates, turunçgiller, vs.) gibi lokal tahriS edici maddelere sayilabilir.|Aft baSkasina bulaSir mi?|Hayir. Bölgesel yayilimi veya bir baSkasina bulaSmasi söz konusu degildir.|Tedavi|Tedavi direkt olarak az önce bahsedilen rahatsizlik verici durumlarin ortadan kaldirilmasi ve enfeksiyondan korunma ile olur.|Kenacort-A orabase gibi haricen kullanilan bir kortikosteroid veya pyralvex solusyon gibi ilaçlar tedavide kullanilmaktadir. Ayrica aSiri agri duyuluyorsa aft in uzerine kisa sure için (7-10 dakika) bir adet aspirin koymak (emmeyin veya yutmayin) faydali olacaktir. xxx olarak meydana gelen veya uzun sureli devam eden aft durumunda bir hekime görunmeniz gerekir.
(Lutfen Uçukla ilgili bilgileri de okuyun)