YEMEĞİNİZ BİTER BİTMEZ SOFRADAN KALKIN

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Kendinize en az 16 hafta süre tanıyın. Değiştirdiğiniz davranışların kişiliğinizin bir parçası olabilmesi için 1 yıl geçmesi gerekebilir. Kısacası, belirli bir sürede kilo verirsiniz. Fakat en az bir yıl kilo almamak için yeni beslenme alışkanlıklarının yaşam şekli haline getirilmesi şart. Aksi halde çok geçmeden başladığınız yere geri dönersiniz.Göz önünde yiyecek bulundurmayın

Mutfakta fazla oyalanmayın. İşinizi çarçabuk bitirip oradan uzaklaşın

Kilo aldıran besinleri mutfağınızda bulundurmayın

Yemekler için daima küçük, salatalar için büyük tabak kullanın

Servis kaşığının veya kepçesinin küçük boy olmasına dikkat edin

Yemeğiniz biter bitmez, oyalanmadan masadan kalkın

Yemeğinizi yavaş yavaş, küçük lokmalara bölerek yiyin

Zengin süsleme ve salata soslarını unutun

Kendinize koyduğunuz kuralları, iki haftada bir, sadece bir defalığına unutabilirsiniz

Aç kalma korkusuyla tabağınıza fazla yemek almayın

Etli pişirilen yemeklere yağ koymayın

Yemeklere koyduğunuz yağın miktarını azaltın. Yemekler için kişi başına bir yemek kaşığı yağ yeterli olacaktır

Kızartmalar yerine ızgara, fırında pişmiş, haşlanmış yiyecekleri tercih edin

Kilo verme konusunda kendinize güveniniz tam olmalı.

Kilo verme sürecinde sabırsızlanmamalısınız.

YAĞSIZ YOĞURT ZAYIFLATIYOR

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Yağsız yoğurt tüketen insanlarda vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı saptandı. 12 hafta süren araştırmada, yağsız yoğurt tüketen ve kilo sorunu bulunan deneklerin, düşük kalsiyum diyeti uygulayan deneklere göre, yüzde 22 daha fazla kilo verdiği gözlendi. Bu deneklerde, vücuttaki yağların yüzde 61, göbek bölgesindeki yağlarınsa yüzde 81 oranında azaldığı belirlendi.Tennesee Üniversitesi�nde, diyet uygulayan 34 denek üzerinde araştırma yapıldı. Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklere, günde üç kez bin 100 miligram kalsiyum içeren yoğurt verildi. Diğer diyet grubunaysa 500 miligram kalsiyum içeren farklı bir diyet uygulandı. Tüm denekler, günlük normal kalori alımından 500 kalori daha az tüketti. Yağsız yoğurt diyeti uygulanan deneklerde, kaslardaki yağların azaldığı belirlendi. Kasların kalori yakılmasında önemli rol oynadığına değinen uzmanlar, bazı diyet programlarında kilo vermek isteyenlerde kas kaybının da meydana gelebildiğini belirtiyor. Yağsız yoğurt diyetinde, vücuttaki kasların da dengelenebildiği saptandı.

Göbekteki yağlar kalp, şeker, inme ve kanser riskine neden oluyor

Göbekteki yağların genellikle erkeklerde çeşitli hastalıkların risk faktörü olduğu, yağsız yoğurt diyetinin göbekteki yağların yüzde 81�ini eriterek, hastalık risklerini de elimine edebildiği gözlendi. Göbekteki yağların, kalp, şeker ve inme riskini körüklediği, bazı kanser risklerini yükselttiği biliniyor. Düşük kalsiyum diyeti uygulayanlara göre, yağsız yoğurt diyeti uygulayanlarda bel kısmının, iki buçuk santim incelebildiği kaydedildi.

Yeterli oranda kalsiyum tüketmenin, vücuttaki yağların çözülmesini sağladığı, vücutta yeni yağ birikmesini önleyebildiği belirlendi. Yağsız yoğurt temelli kalsiyum diyeti uygulayanlarda kemik yoğunluğu da normal seyrini koruyabiliyor. Günde üç kez her seferinde 180 gram yağsız yoğurt tüketenlerin, üç servis yağsız yoğurttan sadece 300 kalori aldığı biliniyor.

YAĞLARINIZI YAKIN

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Egzersizbilimcilerin üzerinde durdukları; doğru beslenme alışkanlıklarıyla beraber uygulanacak egzersiz programlarının, kişiye özel olarak hazırlanmasıdır. Vücudumuzda, yağ, kas, su ölçümlerinin yapılmasından sonra uygulanacak programlarla yağ yakma sağlanmalıdır.TEMEL YÖNTEMLER

*Yağ yakmak isteyen kişinin yağ ölçümü yapılmalıdır. Kas ölçümü yapılarak uygulanacak ağırlık programı belirlenmeli, vücut suyunun ölçülmesiyle vücudun su ihtiyacı hakkında bilgi edinilmelidir.

* Bir gün içinde hem ağırlık hem de kardiyovasküler çalışmalar yapılmalıdır. Kardiyovasküler çalışmalar (yürüyüş, koşu, bisiklet, kürek) minimum 35 dakika olmalıdır.

* Karbonhidrat (ekmek, pilav, vs.) türü yiyecekler tümden kesilmemeli, uygulanacak programın düzeyine göre ayarlanmalıdır.

* Programları, hayatınız boyunca uygulayabileceğiniz şekilde sistemi bozmadan yapmaya çalışmalısınız.

*Hiçbir zaman öğün atlamamalısınız. Gıda maddelerini çok iyi çiğnemelisiniz. Çünkü sindirim ağızda başlamaktadır.

*Alkol ilk 3 ay boyunca hiç alınmamalı, daha sonra ise sınırlandırılmalıdır. Çünkü alkol, hormonal sistemi etkiler ve vücudun yağ metabolizmasını hızlandırır.

YAĞ DEPOLAMAK: VÜCUDUN BİR KORUNMA YÖNTEMİ

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Obezitenin, uzun süre yemek bulamadıkları için vücutlarındaki yağı depolamaya kodlanan mağara adamlarından geldiği ve genetik olduğu iddia edildi. Malawi Üniversitesi nin araştırmasında, evrimsel nedenlerle yağlı yiyeceklere karşı insanlarda doğal bir eğilim olduğu bulundu. Uzmanlar, yiyecek sıkıntısı yaşanan eski dönemlerde, insan vücudunun yağ depolamak üzere evrimleştiğini, bugün de genlerimizde kalan bu özellik yüzünden obezitenin ciddi bir sorun olduğunu söyledi.Araştırmacılar, açken özellikle şekerli, tuzlu ve yağ yapıcı yiyeceklerin cezbedici olduğunu, bunun nedeninin de yiyecek bulmanın zor olduğu eski zamanlarda, insan vücudunun yağları depolamak üzere adapte olması olduğunu söyledi. Araştırmayı yorumlayan İngiliz Diyetetik Derneği sözcüsü Amanda Wynne, günümüzde kıtlık gibi bir sorun olmamasına rağmen, genlerimizin yeni koşullara uymakta geciktiğini söyleyerek, Bugünlerde yağ depolamaya ihtiyacımız yok, ancak genlerimizden gelen bu özellik yüzünden toplumumuzda obezite oranı bu kadar yüksek dedi.

Malawi Üniversitesi nden Yp Zverev in 16 kişi üzerinde yaptığı araştırmada, açken tat alma duyusunun daha hassas olduğu, özellikle şekerli ve tuzlu yiyeceklere duyarlılığın arttığı bulundu. Acı yiyecekler için böyle bir duyarlılığın söz konusu olmadığını bulan araştırmacılar, bunun nedeninin vücudun zehirli maddelere karşı kendini koruma özelliği olduğunu söyledi.

Yüksek kolesterole sebze iyi gelir Toronto Üniversitesi nden Cyrill Kendall, Miami deki Amerikan Kalp Birliği Kongresi nde yaptığı açıklamada, özellikle bamya, fasulye, patlıcan ve soyanın başlı başına kolesterole karşı etkili olduğunu ifade etti. Kendall bunlara ek olarak listede domates, bezelye, kırmızı biber, soğan, kabak gibi sebzelere de yer vermek gerektiğini belirtti. Uzman, Proteinin, hayvansal yağlar yerine tahıllardan alınmasını içeren bir beslenme sistemi kolesterolü kontrol eder. Sebzenin yanı sıra antioksidan içerdiği için meyveler de aynı işlevi görür. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme kolesterolle birlikte tansiyon ve şekeri de kontrol altına alır dedi.

VITAMIN DIYETI

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Kış mevsiminde hem fazla kilolardan kurtulmak hem de hastalıklara yakalanma riskini azaltmak artık mümkün.Kış aylarında özellikle C vitamini yönünden zengin bir beslenme öneren diyet uzmanları, “Bütün yeşil sebzeler kalori açısından fakir, C vitamini yönünden zengindir. Kış diyetinde mutlaka sebze ve meyvalara ağırlık verilmeli” diyor.

“Yaz meyvaları çok suludur, ama vitamin açısından zengin değildir. Kış sebzeleriyse daha zengindir. Kışın vitamine ihtiyaç iki kat artar. Bu da diyet için idealdir. Mandalina ve portakalın dışında yeşil biber, lahana, ıspanak, semizotu, pırasa, brüksel lahanası ve kuşburnu, C vitamini yönünden çok zengin besinlerdir. Sebze ve meyve taze ve anında tüketilmelidir. C vitamini vücutta depolanmadığı için her öğün alınması, özellikle sigara içenlerin daha fazla C vitamini almaya özen göstermesi gerekir.”

Vücutta C vitamini eksikliğinde halsizlik, çabuk yorulma ve hastalıklara yakalanma riskinin arttığını belirten uzmanlar, C vitamini yönünden çok zengin olduğu bilinmeyen patatesin de haşlanmış olarak tüketilmesini öneriyor. “Günboyu herkes iki patates yiyebilir. Haşlanmış patateste kalori olmaz”.

Kış diyeti

Sabah: Kahvaltıda peynir ve kepek ekmeğinin dışında mutlaka portakal, kivi, havuç ya da elma yenmeli.

Öğlen: Yemeğin yanında bir portakal suyu, ya da salata bulunmalı.

Akşam: Taze sebzelerden kendi suyuyla ya da zeytinyağla yapılmış yemekler yenmeli. Kızartma olmamalı. Sebzeler suyun altında değil, bir kapta yıkanmalı.

Kış diyetinin yararları

� Kabızlık ortadan kalkar,

� Mide ve karaciğer rahatlar,

� Yorgunluk, halsizlik görülmez,

� Cilt daha parlak hale gelir.

VEJETARYEN DİYETLERİN SAĞLIK RİSKLERİ

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Hayvansal gıdalar yiyip içmeyenler, yani vejetaryenler de yeterli beslenebilir. Yeter ki uzmanların bazı önerilerini ciddiye alsınlarVejetaryen diyetlerin çoğu dikkatli düzenlendiği takdirde besin ögeleri yönünden yeterlidir. Özellikle vejeteryan diyet az da olsa bazı hayvansal besinleri içeriyorsa tüm besin ögelerini bu diyetle karşılamak mümkündür. Süt, peynir ve veya yumurta yiyen vejeteryanlarda hiç hayvansal besin yemeyenlere oranla besin ögesi yetersizliklerine çok az rastlanır. Ancak veganlar, fruvitaryanlar ve zen makrobiyotik diyet uygulayanlar protein, riboflavin, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve çinkoyu yeterince alamayabilirler.

RİSK GRUPLARI

B12 vitamini yetersizliği yönünden riskli gruplardan biridir. Bu risk özellikle hayvansal besinleri hiç tüketmeyen veganlar için önem taşımaktadır. Laktovejetaryenler süt ve türevlerinden, laktoovovejetaryenler de bunlara ek olarak yumurtadan yeterli B12 vitamini almaktadırlar. Veganlarda genellikle serum total B12 vitamini düzeyleri bir miktar düşük olmasına karşın beklenenin aksine klinik ve biyokimyasal yetersizlik belirtilerine sık rastlanmaz. Bunun nedenlerinden biri gelişmiş ülkelerdeki veganların düzenli olarak vitamin B12 içeren multivitamin ilaçlarının kullanmalarıdır. Az gelişmiş ülkelerde ise diyete kontamine olan bakteriler B12 vitamini sentezleyerek alıma katkıda bulunmaktadırlar. Ayrıca vejetaryenlerde B12 vitamininin enterohepatik dolaşımının daha etkin olduğu, ince bağırsaklara safrayla ve besinlerden bakteri kontaminasyonu ile gelen vitaminin geri emiliminin yüzde 100 e kadar ulaştığı bildirilmektedir. Böylelikle yetersizliğin başlaması 20-30 yıla kadar uzamaktadır.

MİDE BOZUKLUKLARI

Vejetaryenlerde yetersizliği kolaylaştırabilecek en önemli faktör mide veya pankreas bozukluklarıdır. Bu durumda yetersizlik 1-3 yıl gibi daha kısa sürede ortaya çıkabilir. Vejetaryen annelerin bebeklerinde B12 vitamini yetersizliği görülebilir. Annenin sütündeki vitamin miktarı da oldukça düşüktür. Bebekler ilk 4 ay normal iken daha sonra uyuşukluk, hareketsizlik gibi yetersizlik belirtileri göstermeye başlarlar. Gelişme geriliği görülebilir. Anneye kobalamin verilmesi, sütün vitamin içeriğini de artırır. Bebeğe verilen kobalamin düzelme sağlar. Vejetaryen yetişkin ve çocuklarda dengeli bir diyet tüketildiği takdirde demir depoları bir miktar düşük olmasına karşın aşikar anemi omnivorlardan (hem hayvansal hem bitkisel yiyenlerden) farklılık göstermemektedir. Ancak Kanada ya göç etmiş laktoovovejetaryenlerde demir yetersizliği anemisi rapor edilmiştir. Bunda mayalandırılmamış tam buğday unundan yapılmış çapati, taninden zengin baharat ve çayların çok tüketilmesinin rolü olduğu belirtilmiştir.

ÇAY-KAHVE TÜKETİMİ

Vejetaryenlerde hem olmayan demirin emilimini artıran C vitamini kaynaklarının her öğünde ve yeterince alınması, emilimi azaltan çay kahve vb. içeceklerin aralarda tüketilmesi ve çok fazla içilmemesi, gebelikte ihtiyacın artması ve zayıflama diyetlerinde diyetle alınabilen miktarın düşük olması nedeniyle demir preparatlarının kullanılması, demir emilimini bozan antiasit gibi ilaçların kullanımına dikkat edilmesi durumunda aynen omnivorlarda olduğu gibi demir yetersizliği anemisinden korunmak mümkün olmaktadır.

UZAY DİYETİ: YAZA ZAYIF GİRİN

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Rusya da, mucizevi “uzay diyeti” özellikle politikacı ve sanatçılar arasında büyük ilgi gördü. Astronotların mönüsü temel alınarak hazırlanan diyet tam uygulandığında, 8 günde 5 - 6 kilo verdiriyor. Diyeti birkaç aydır uygulayan Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov 15, ünlü mimar Aleksandır Kuzmin ise 8 kilo vermeyi başardı.Diyette bütün gıda maddeleri puanlandırılıyor. Zayıflamak için bir günde alınan gıdaların puan karşılığının 40 ı geçmemesi gerekiyor. Protein ağırlıklı diyetin ilginç yönü, haşlanması ve sos katılmaması koşuluyla eti serbest bırakması. Karbonhidrata yer vermeyen “uzay diyeti” balığa sınırlama getirmiyor. Bazı sebzelerin örneğin, patatesin çok ender yenmesini öğütleniyor. Meyvelerle ilgili bir kısıtlama bulunmuyor, ancak 25 puana eşit olan armuttan kaçınılması isteniyor. Çay, kahve ve suda sınırlama uygulanmıyor ama alkol ve tatlı çeşitleri kesin yasak.

İşte diyetten bazı değerler

Beyaz ekmek (100 gr): 48 puan

Siyah ekmek (100 gr): 40 puan

Makarna (100 gr): 40 puan

Pirinç (100 gr): 40 puan

Peynir (100 gr): 0.5 - 2 puan

Yumurta (1 adet): 0.5 puan

Beyin (100 gr): 12 puan

Soslu balık (100 gr): 6 puan

Domates (1 adet): 6 puan

Dolmalık biber (1 adet): 9 puan

Patates (1 adet): 23 puan

Elma (1 adet): 18 puan

Armut (1 adet): 25 puan

Dondurma (100 gr): 70 puan

Kremalı pasta (1 dilim): 62 puan

Bal (50 gr): 12 puan

Haşlanmış et: 1 puan

Haşlanmış lahana: 9 puan

UNLÜLER GİBİ ZAYIFLAYIN: CAMERON DIA

  • Diyet
  • Eylül 19th 2007
  • admin

Filmlerinde yeteneği kadar güzelliğiyle de konuşulan ünlü yıldız, setler dışında oldukça farklı biri aslında. Hem çok sade hem de makyajsız. Yine de sağlığını ihmal etmiyor, düzenli spor yapıyor ve diyetine çok dikkat ediyor. İşte Cameron Diaz ın özenle uyguladığı “Etsiz” diyeti:1. Gün

SABAH: Çay veya kahve (şekersiz)

2 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

salatalık, domates

2 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 8 yemek kaşığı kuru baklagiller (kuru fasulye/ nohut)

1 kase yoğurt

salata (yağsız)

4 yemek kaşığı pirinç pilavı

ARA: 2 adet grissini

1 porsiyon meyve

AKŞAM: 8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 kase yoğurt (kaymaksız)

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

GECE : 2 porsiyon meyve

1 çay bardağı süt

2. Gün

SABAH

Çay veya kahve (şekersiz)

1 kibrit kutusu kaşar peynir

salatalık , domates

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 100 gr. tavuk (ızgara veya haşlama)

1 küçük kutu yoğurt salata (yağsız)

2 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: 2 adet grissini

AKŞAM: 1 kepçe çorba

8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 su bardağı yoğurt (kaymaksız)

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

GECE: 3 porsiyon meyve

1 çay bardağı süt

3. GÜN

SABAH: Çay veya kahve (şekersiz)

salatalık , domates

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 2 kibrit kutusu beyaz peynir

(az yağlı)

1 kase yoğurt

(kaymaksız)

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: 2 adet grissini

1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

AKŞAM : 100 gr. tavuk (ızgara veya haşlama)

1 kase yoğurt

1 küçük boy haşlanmış patates

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

GECE: 3 porsiyon meyve

4. GÜN

SABAH : Çay veya kahve (şekersiz)

1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

salatalık , domates

2 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 100 gr. tavuk (izgara veya haşlama)

1 küçük kutu yoğurt

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: ½ adet kruasan

1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

AKŞAM: 8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 su bardağı yoğurt (kaymaksız)

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

GECE: 3 porsiyon meyve

5.GÜN

SABAH: Çay veya kahve (şekersiz)

1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

1 adet haşlanmış yumurta

salatalık , domates

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 kase yoğurt (kaymaksız) salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: 2 adet etimek 1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

AKŞAM: 8 yemek kaşığı kuru baklagiller (kuru fasulye/nohut)

1 kase yoğurt (kaymaksız, 200 gr)

salata (yağsız)

4 yemek kaşığı pirinç pilavı

GECE: 1 porsiyon meyve

6. Gün

SABAH: Çay veya kahve (şekersiz)

1 kibrit kutusu dil peyniri

salatalık domates

2 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 8 yemek kaşığı sebze yemeği

1 küçük kase yoğurt

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: Bir adet kruasan

1 adet greyfurt

AKŞAM: 100 gr. tavuk (ızgara veya haşlama)

1 kase yoğurt

1 küçük boy haşlanmış patates

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

GECE: 3 porsiyon meyve

7. Gün

SABAH: Çay veya kahve (şekersiz)

1 kibrit kutusu beyaz peynir (az yağlı)

1 adet haşlanmış yumurta

salatalık , domates

2 ince dilim ekmek (kepekli)

ÖĞLEN: 1 kepçe çorba

8 yemek kaşığı sebze yemeği

1/2 kase yoğurt (kaymaksız)

salata (yağsız)

1 ince dilim ekmek (kepekli)

ARA: 2 adet etimek

1 adet karper peynir

AKŞAM: 8 yemek kaşığı kuru baklagiller (kuru fasulye/nohut)

1 kase yoğurt (kaymaksız, 200 gr)

salata (yağsız)

4 yemek kaşığı bulgur pilavı

GECE: 1 porsiyon meyve

ŞİŞMANLIK BULAŞICI MI?

  • Diyet
  • Eylül 18th 2007
  • admin

Yapılan kapsamlı araştırmada, toplumsal ilişkilerin obezlikte şaşırtıcı biçimde güçlü rol oynadığı belirtilerek, ailesi ya da yakın arkadaşları şişman olanlarda obezlik olasılığının daha fazla olduğu kaydedildi.

Araştırmacılardan California Üniversitesi öğretim üyesi James Fowler, araştırmanın şaşırtıcı sonuçlarından birinin de yüzlerce kilometre uzakta olan arkadaşların bile bir kişinin kilo durumunu etkilemesi olduğunu söyledi.

Araştırmaya göre, bir arkadaşı obez olanın aşırı şişman olma olasılığı yüzde 57, kardeşi obez olanın yüzde 40, eşi obez olanınsa yüzde 37 oranında artıyor. Çok yakın arkadaşlıklarda ise riskin üçe katlandığı belirtildi.

Bu konuda cinsiyetin de önemli bir unsur olduğu belirtilen araştırmada, aynı cinsiyetten arkadaşlıklarda bir kişinin obezlik riskinin, arkadaşlarından biri kilo alıyorsa yüzde 71 arttığı belirtildi. Erkek kardeşler arasında bu risk yüzde 44 olurken, kız kardeşler arasında yüzde 67�ye çıkıyor.

NEDEN BULAŞICI?

Obezliğin neden bulaşıcı olduğu sorusuna cevap arayan bilim adamları, birlikte vakit geçiren insanların yeme ve spor yapma alışkanlıklarının birbirine benzemesinin tek başına açıklayıcı olmadığını düşünüyorlar.

Araştırmacılar, obez akrabaları ve arkadaşları olan insanların, �kabul edilebilir kilo� konusundaki fikirlerinin değişmesinin önemli bir unsur olduğunu belirttiler.

Bununla birlikte bilim adamları, insanlardan araştırma sonuçlarına bakıp obez arkadaşlarıyla ilişkilerini kesmemelerini istediler.

�New England Journal of Medicine�da yayınlanan ve Milli Yaşlılık Enstitüsü tarafından desteklenen araştırma 12,067 kişi üzerinde yapıldı.

Doğal kilo alma ve kilo almadaki diğer faktörlere bakılan araştırmada, bu konudaki en büyük etkinin aynı genleri paylaşmakta değil arkadaşlık ilişkisinde olduğu belirtildi.

Obezlik başta ABD ve diğer Batı ülkelerinde son zamanlarda bir sağlık problemi haline geldi. Dünya çapında 400 bini obez olmak üzere 1,5 milyar şişman yetişkinin olduğu kaydediliyor. Amerikalıların da üçte ikisi obez veya şişman.

ŞİŞMANLARDA TESTOSTERON DAHA HIZLI AZALIYOR

  • Diyet
  • Eylül 18th 2007
  • admin

Obezite ve hastalıklar, yaşla birlikte azalan testosteron hormonunun düşüşünü hızlandırdığı ortaya çıktı.

Araştırma, ABD de New England Araştırma Enstitüleri nde görevli doktor Thomas G. Travison ve ekibi tarafından yapıldı.

Araştırmada, testosteron düşüşünün, şeker hastalığı, kemik ve kas kaybıyla cinsel işlevsizlik gibi sağlık sorunlarına katkıda bulunduğu hatırlatıldı.

Araştırmada, bu düşüşün ne kadarının yaş ne kadarının sağlık ve yaşam biçimiyle ilgili olduğunun anlaşılması için 1987-1989 dan 2002-2004 yıllarına dek yaşları 40 ile 70 olan 1667 erkek incelendi.

Sonuçları The Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism dergisinde yayımlanan araştırma, testosteron hormonundaki keskin düşüşün, araştırma sırasında kronik bir hastalığa yakalanan, eşini yitiren, 6 ya da daha fazla tıbbi tedavi gören ve sigarayı bırakanlar erkeklerde görüldüğünü ortaya koydu.

Araştırma, kişinin beden kitle endeksine 4 ya da 5 puan eklemesinin de, 10 yıl yaşlanmayla görülen oran kadar testosteron düşüşüne neden olduğunu gösterdi.

Erkeklerde testosteron düzeyinde yaşamın her 10 yılında ortalama olarak yüzde 14.5 düşüş görülüyor.

Daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak isteyenler için araştırmanın orjinal bilgileri ve özeti aşağıda sunulmuştur:

The relative contributions of aging, health, and lifestyle factors to serum testosterone decline in men.

J Clin Endocrinol Metab. 2007 Feb;92(2):549-55.

Travison TG, Araujo AB, Kupelian V, O Donnell AB, McKinlay JB.

CONTEXT: Although it is known that serum testosterone (T) concentrations decline with age, the relative contributions of changes in health and lifestyle to that decline have not been adequately assessed. OBJECTIVE: The objective of this study was to establish the relative importance of aging, health, and lifestyle in contributing to male T decline. DESIGN: A prospective cohort study of health and endocrine functioning in randomly selected men with a baseline visit (T1, 1987-1989) and two follow-up visits (T2, 1995-1997; T3, 2002-2004) was conducted. SETTING: An observational study of men residing in greater Boston, Massachusetts, was conducted. PARTICIPANTS: Participants included 1667 men aged 40 to 70 at baseline; follow-up was conducted on 947 (57%) and 584 (35%) at T2 and T3, respectively. MAIN OUTCOME MEASURES: Main outcome measures included total serum T, calculated free T (FT), and SHBG. RESULTS: There were substantial declines in total serum T and FT levels associated with aging alone. However, many health and lifestyle changes were associated with accelerated decline. A 4- to 5-kg/m2 increase in body mass index or loss of spouse was associated with declines in total serum T comparable to that associated with approximately 10 yr of aging. Results were similar for FT, but fewer factors were associated with SHBG after age was taken into account. CONCLUSIONS: Both chronological aging and changes in health and lifestyle factors are associated with declines in serum T. Comorbidities and lifestyle influences may be as strongly associated with declining T levels as is aging itself over the short- to midterm. These results suggest the possibility that age-related hormone decline may be decelerated through the management of health and lifestyle factors.