Yumurtalık Kistleri

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Yumurtalık kistleri; Kadınların jinekoloji kliniklerine başvurmalarının en sık nedenlerinden biri yumurtalık kistleridir. Yumurtalık kistleri küçük içi sıvı dolu yapılardır. Yumurtalık kistlerinin değişik tipleri vardır.

Fonksiyonel kistleri; yumurtlamadaki bozukluklara bağlı geçici olarak oluşan kistlerdir. Folikül kistleri en sık görülen fonksiyonel kistlerdir. Normal olarak gelişen ve içindeki yumurta olgunlaştığında çatlayarak yumurtayı salıveren foliküllerin çatlamayıp büyümeye devam etmeleri sonucunda oluşan kistlerdir. Bunlar genellikle tek taraflıdır. Bu kistler ağrıya neden olmaz ve genellikle kendi kendine kaybolur.

Korpus Luteum kistleri; korpus luteum folikül çatladıktan sonra oluşan normal yapıdır, bazen bu yapı yumurtlamadan sonra uzun süre kalır ve kendi içine kanar. Genelde ağrı yapmaz fakat bazen adet döneminin 20-26. günleri arasında rahatsızlığa neden olabilir.

Fonksiyonel kistler genellikle kendiliğinden kaybolur, kist eğer ağrıya neden oluyorsa, veya büyüyorsa cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir.
Dermoid kistler; En sık 20′li yaşlarda görülen kistler deri, diş ve saç gibi değişik dokular içerebilir, bu kistlerin cerrahi olarak çıkarılması gerekir.

Endometrioma; Rahmin iç tabakasını oluşturan endometrium adı verilen yapının yumurtalıklarda bulunduğunda oluşan kistlerdir. Kahverengi koyu bir sıvı ile dolu olduğu için bu kistlere çukulata kistleride denir. Endometriosis adı da verilen bu durumda odaklar cerrahi olarak temizlenir ve ilaç tedavisi uygulanır.

Polikistik over hastalığı; Şişman kadınlarda daha çok görülen bu hastalığa yumurtalık ve böbrek üstü bezlerinden erkeklik hormonlarının fazla salınması neden olur. Bu hastalarda yumurtalıklar büyür ve kistler oluşur, düzensiz kanamalar ve tüylenme görülebilir. Bu hastalık düzenli yumurtlamayı engelleyerek kısırlığa neden olur.

Hasta bekar ise veya çift bebek arzu etmiyorsa tedavide doğum kontrol hapları kullanılır. Kısırlık nedenide olan polikistik over hastalığında bebek arzusu varsa tedavide yumurtlamayı sağlamak için yumurtalıkları uyaran ilaçlar kullanılır.

Yumurtalık kistlerinin belirtileri
Bu kistler kasık ağrısına, düzensiz adetlere neden olabilir. Bu kistlerin tanısı genital muayene ve ultrasonografik inceleme ile konur.

Kist torsiyonu (kist dönmesi); Bazen kist veya yumurtalık döner, buna genellikle tüpde eşlik eder. Şiddetli ağrı, bulantı ve kusmanın görüldüğü bu durum apendisit ile karıştırılır. Tanı ve tedavisi laparoskopik (kansız ameliyat) ile yapılır.

Yumurtalık kistlerinin tedavisi
Çapı 5 cm’den küçük kistler genellikle 1-3 ay içinde kendiliğindan kaybolur. Bu kistlerin küçülmesini sağlamak amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir. Kendiliğinden veya doğum kontrol hapları kullanıldığında kaybolmayan kistler cerrahi olarak çıkarılır. Menapozdan sonra oluşan kistler daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Selim (iyi huylu) yumurtalık tümörleri;
Yumurtalık tümörlerinin % 80′i selimdir. Bulgular tümörün ne kadar zamandır var olduğuna ve büyüklüğüne göre hafif karın ağrısından, şiddetli karın ağrısı ve karın şişliğine kadar değişebilir.

Tümörün selim veya habis olduğunu ayırd etmede muayene ve ultrason yardımcı olur, fakat kesin tanı kitleden bir parçanın çıkarılarak mikroskopik olarak incelenmesi ile konur. Çapı 5 cm’den küçük olan , diğer organlarla bağlantısı olmayan ve içi sıvı dolu olan tümörler genellikle iyi huylu tümörlerdir.

Eğer ağrı yoksa bu tümörler bir süre izlenebilir. Çapı 5 cmden büyük, diğer organlara yapışık ve solid (katı) yapıda ki tümörlerin ise hiç bir bulgu vermese dahi cerrahi olarak çıkarılması gerekir.

Yumurtalık kanserleri
50 ile 75 yaşları arasında ki kadınlarda sık görülür.

Risk faktörleri

- Hiç çocuk doğurmamış olmak
- Geç yaşta anne olmak
- Menapoza geç girmek (55 yaşından sonra)
- Ailede yumurtalık kanseri olması
- Ailede barsak, meme, akciğer, rahim kanseri olması
- Beyaz ırkdan olmakdır.

Belirtiler ve Tanı;
Genellikle erken dönemde hiç bir belirti vermeyen bu tümörler geç dönemde karında ağrı, şişkinliğe neden olur. Menapozdan sonra risk altındaki kadınların düzenli olarak vajinal ultrasonografik incelemelerinin yapılması ve CA-125 adı verilen tümör belirteçinin kandaki düzeyinin belirlenmesi yararlıdır.

CA-125′in kandaki düzeyi yumurtalık kanserinde yükselir, bunun dışında endometriosis, myomlar, enfeksiyonlar, hamilelikde bu tümör belirteçinin düzeyinin yükselmesine yol açar.

Cerrahi ile tümör ve yayıldığı çevre dokular çıkarılarak ve kemoterapi (ilaç tedavisi) ile bu kanserler tedavi edilir.

Viagra

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Viagrayı kimler kullanmamalıdır
Nitrat içeren nitrogliserinli vs kalp ilaçlari kullananlar Vıagra kullanmamalıdır.
Tehlikeli şekilde tansiyon düşürebilir.
Çocuklar ve kadınlarda Vıegra kullanmamalıdır.
Viagra kullanmadan önce Check-up yaptırılmalıdır.
Erektil fonksiyon bozukluğunun nedeni bilinmelidir
Losemi, Akdeniz anemisi, myeloma gibi peniste ereksiyon olmamasına neden olabilen hastalıkları olanlar
Kullandığınız ilaçlarınızı doktorunuza bildirmelisiniz

Nasıl kullanılmalı
Doktor kontrolünde almalısınız
Günde 1 tane ve cinsel aktiviteden 30 dk. ile 4 saat arasında alınabilinir.

Bilinen yan etkileri
Baş ağrısı
Kızarma, kıpkırmızı olmak
Mide bozukluğu
Burun tıkanıklığı
İdrar yollarında enfeksiyon
Görüşte değişiklikler- mavi yeşil renklerde değişiklikler ışığa aşırı hassasiyet İshal

Kesinlikle yasak olduğu durumlar
1. Kalp krizi geçirenler, felc, inme, beyin kanamasi geçirenler, veya son 6 ayda hayati tehlikesi olanlar
2. Önemli düşük tansiyon veya yüksek tansiyon yaşayanlar
3. Kalp yetmezliği yaşayanlar veya kroner damar hastalıkları olanlar
4. “Retinitis pigmentosa” denen bir göz bozukluğu olanlar

Varikosel

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Varikosel, testis kanını boşaltan (drene eden) toplar damarlarının genişlemesine verilen isimdir. Sıklıkla sol taraf testisinde görülür. Fakat bazen sadece sağ tarafta veya her iki tarafta da görülebilir. Bazı varikoseller ağrı sebebi olabilirler.Bazende testise baskı yaparak testis çapının küçülmesine (atrofiye) sebep olabilirler. Varikosel hastalığında erkeklerin çocuk yapma kabiliyeti testisteki kan dolaşımının bozulmasına bağlı olarak azalabilir. Bir çok hasta bu durumdan sonra kısırlık sebebi aranırken tanınır.

Bir kez varikosel tanısı konulursa hastalık mutlaka cerrahi olarak düzeltilmelidir. Hastalık testis dokusunu ne kadar bozarsa ve testis ne kadar küçülürse çocuk yapma kabiliyeti o kadar azalır. Bu durumda genişlemiş testis toplar damarları bağlanır ve problem ortadan kaldırılır. Bazen bu operasyondan sonra nüksler görülebilir ve yeni tedaviye gereksinim duyulabilir. Eğer çocuk sahibi olamama varikosele bağlı ise ve geç kalınmamışsa bu operasyondan sonra olumlu sonuçlar alınabilir.

Testis Kanseri

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Özellikle 18-35 yaş arası görülen testis-yumurtalık kanseri her yaşta rastlanılmakta. Çevre kirliliğinden, ddt ilaçları ve toksinlerin neden olduğu düşünülüyor.

Semptomları
- Herhangi bir yumurtada kütle, fazlalık ve ağrısız şişlik
Yumurtaların ikisinde yada tekinde büyüme veya genişleme
- Torbada ağırlık duygusu
- Yumurtada ağrı veya rahatsızlık
- Göğüslerde büyüme ve hassasiyet

Risk grupları
- Kuzey Avrupa ülkeleri
- Ailesel hikaye
- Yeni doğan bebeklerde inmemiş yumurtalar
- HIV enfeksiyon
- Daha önce testis kanseri geçirmiş olanlarda
- Mesleki nedenlerle aşırı sıcaklığa maruz kalmak
- Annenin hamile kalabilmek için hormon ilaçları kullanmış olması

Prostatit Testi

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Aşağıdaki belirtileri 1 den 5′ekadar notlandırın. Size minumum rahatsızlık veren durumlara 5 maksimum durumlara 5 puan verin.

1. Belinizde ağrı
2. Torbalarınız ve anüste ağrı
3. Alt karında ağrı
4. Rektal bölgede ağrı
5. Torbalarda ağrı
6. Peniste ağrı
7. İdrar yapma sırasında ağrı
8. İdrar yaptıktan sonra idrar torbanızın tam boşalmış olduğunu hissetmeme
9. Sık idrar yapma isteği
10. İdrar yaparken kesilmeler
11. İdrarı tutma zorluğu
12. İdrarınızdaki akışın zayıf olması
13. İdrarı başlatabilmek için Idrari baslatabilmek icin zorlamaniz gerekmekte, zor basliyor
14. Gece bir veya daha fazla defa idrar yapmak icin kalkmak
15. Ereksiyon=sertlesmeyi sürdürmekte zorluk
16. Boşalma sırısında ağrı
17. Ereksiyonu=sertlesmeyi sağlamada zorluk
18. Spermlerinizde ve menide kan
19. Cinsel aktiviteye ilgisizlik, isteksizlik
20. Premature yani erken boşalma
21. Boşalmada zorluk yaşamak
1-7 arasindaki sorular ağrılarınızın durumu, 8-14 arasındaki sorulan idrara çıkma, 15-21 de seksüel fonksiyonlarınızın tanımlanması içindir. Puanınız ne kadar yüksekse, prostat enfeksiyonu olma riskiniz o kadar yüksektir.


Prostatitis nedir?
Prostat bezlerinin enfeksiyona yakalanması durumudur. Prostatitis denen enfeksiyonlu durum bakteriler yüzünden oluşur. Genelde enfeksiyona neden olan bakteriler idrar ve böbrek gibi farklı yerlerden idrar yolu kanalıyla ulaşır. Rastlanan diğer bir durum cinsel temastan sonra yine idrar yolu kanalıyla geçebilir.

Belirtileri3 tip prostat enfeksiyonu vardır. Yine bunların kendi aralarında farklıbelirtileri olabilir.

Akut bakteri nedenli prostatitis:
Ateş, üşüme, terleme, bel ağrısı,yumurtalıklarda ağrı, idrar yaparken zorlanma belirtileridir.

Kronik enfeksiyonlu prostatitis
Bakteri nedenli olmayan prostaislerde semptomlar daha az belirgindir.Ağır ağır ilerler. İdrar yaparken hafif ağrı semptomları prostatitiss

Prostatitis
daha az belirgindir, .Peniste, torbalarınızda veya göbek, orta karın ve aşağı karın civarında ağrı duyguları olabilir. Ejakulasyyon denilen boşalma sırasında veya sonrasında ağrı hissedebilirsiniz.

Bakteri nedenli olmayan prostatitis tedavisi
Akut ve kronik bakteri kökenli olanlar antibiyotikle tedavi edilecektir. Akut prostatitisiniz varsa ve semptomlar ağırsa hastanede damar içinden serumla antibiyotikler verilmesi gerekebilir.

Prostatısı önlemek için yapılabilicekler
1. Kondom kullanın.
2. Prostatitise neden olabilecek uriner=idrar yolları enfeksiyonlarınıda önleyebilmek için genital hijyene dikkat edin.
3. Belirtileri yaşadığınızda üroloğunuzla iletişime geçin.

 

Prostatit

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Prostatit terimi prostat bezinin çeşitli infeksiyon durumlarını tanımlamak için kullanılır. Prostat mesanenin boynunda yer alan üreme ile ilgili bir organdır.

Prostatit tanısı koymak bazen çok zordur. Tedavi de aynı şekilde zor olabilir. Bu zorluklar kombinasyonu bazen doktor hasta ilşkisini de olumsuz yönde etkileyebilir. Prostatit bir kez ortaya çıkınca kronikleşebilir, aynı tempoda kalabilir veya geçebilir.

Prostatitin belirtileri
Prostatitli hastaların şikayetleri çeşitlidir. Bunlar genellikle,sırtın alt bölgesinde ağrı,idrar sırasında yanma,sık idrara çıkma,acil idrar yapma hissi, makatta ve testislerde ağrı gibi belirtilerdir.

Daha sonra bu rahatsızlıklar genel bir hastalık haline sebep olurlar ve genel bir yorgunluk,adele güçsüzlüğü,eklem ağrıları,ateş gelişebilir.

Prostatit nedenleri
Prostatit genellikle üriner infeksiyona yol açan bakterilerin prostat dokusuna yayılması ile gelişir.

Bazı olgularda da idrarda klasik anlamda bakteri olmayıp özel mikroorganizmalar (Chlamydia veya Ureaplasma) bu hastalığa sebep olabilir ve ancak özel tanı metodları ile tanınabilir. Diğer bir kısım hastada ise hiç bir bakteri ve mikroorganizma saptanmaz.

Tüm bu karışıklıklardan ötürü tanı koymak zor olabilir. Dekonjestanlar,soğuk tatbiki,ilaçlar kullanılarak belirtiler azaltılabilir.

Tedavi
Prostatit genelikle antibiyotikle tedavi edilen bir hastalıktır. Bu yöntem bakteriyel kaynaklı infeksiyonlarda geçerlidir.Akut bir bakteriyel infeksiyon yoksa antibiyotik tedavisi etkili değildir.

Çünkü antibiyotiğin ortadan kaldıracağı mikroorganizma yoktur. Bunlara nonbakteriyel prostatit denilir. Hastalara adele gevşetiçi ilaçlar, mesane boynu ve prostatı gevşetiçi ilaçlar verilir.

Anti ödem tedavisi,oturma banyoları yarar sağlar. Prostatit de cerrahi tedavinin pek rolu yoktur. Yapılsa bile bir kısım prostat dokusunun endoskopik çıkartılmasından ibarettir ve son çare olarak düşünülebilir.

Prostat Büyümesi

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Prostat büyüdüğünde, idrar borusunu sıkmaya başlayabilir. Büyüme bazen borununkapanmasına neden olabilir. Kişi idrar yapabilmek için zorlanabilir. Zorlama idrar torbasının duvarlarının kalınlaşmasına ve genişlemesine neden olur. Buda sıkışma hareketlerinin kısıtlanmasına neden olur. Yaşanılan bu tıkanıklar kişinin idrarını yapamamasına neden olur. İdrara çıkma özellikle geceleri artar. Çünkü idrar torbası tamamen boşaltılmamıştır. Bu rahatsızlığı belirli bir boyuta indirgemek için Kegel egzersizi önerilebilinir.

Kegel Egzersizi
İdrarınızı yaparken 3 saniye kaslarınızı sıkın, 3 saniye gevşeyin ve bunu 10-15 defa yapın.Günde en 5 kez bu egzersizi yapın.

Prostat büyümesi tedavisi
Teşhis mutlaka doktor tarafından konulmalıdır. Prostat büyümesi rektal parmak muayenesi ile kontrol edilir ve idrar enfeksiyon testi PSA testi yapılarak teşhis konulur. Prostat büyümesi semptomlarından rahatsız olmayan hastalar doktor kontrolünde bekleme süresi denen ve acil olmayan tedaviye alınabilirler. Ancak rahatsızlık duyan hastaların tedavi için birden çok seçimleri vardır. Bu konuda doktorunuzla birlikte tedavi şeklinize karar vermelisiniz.

Alfa bloke ediciler
Bu ilaçlar prostat ve idrara torbalarındaki düz kasları gevşetirler. Daha rahat idrara çıkarlar. Diğer bir şekil prostatın büzülmesini veya küçülmesini sağlayan hormon değişikliklerini bloke ederek küçülmesini sağlar.

Dikkat edin!
Yatağa yatmadan önce torbanızı boşaltın. Günde en az 8-10 bardak su için. Ancak yatmadan önce 2-3 saat önce su içmeyin. Antihistaminikleri ve burun, göğüs açan, nezle grip ilaçlarına dikkat edin, idrar yapmayı zorlaştırırlar. Stres azaltma teknikleri uygulayın.
Kahve, alkol baharatlı ,tuzlu ve asitli yiyeceklerden uzak durun.

Prostat

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Prostat meni sıvısının büyük bir kısmını oluşturan ve üreme ile ilgili çok önemli bir erkek seks dokusudur. Küçük bir kestane şeklinde olan prostat rektumun önünde mesanenin de tabanında yer alır. Urteta denilen idrarı boşaltmaya yarayan tüp şeklindeki organ prostatı çevreler. Bu noktada prostat ile mesane temas halindedir. Prostat dokusu erkeklerde yaş ile büyüme gösterir.

Peyronie Hastalığı

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir.

Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez.

Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağrılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal ailır. Bu fonksiyon bozukluğunu yapan plakların veya doku parçacıklarının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.

Tüm bunların sonucunda tam olmayan sertleşme, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve penis içinde sert bantlar görülür. Ancak bu durumun sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.

Peyronie’s hastalığı nasıl tedavi edilir ?
Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazı olgularda hiç bir şey yapılmaz ve eğrilmenin kendiliğinden geçmesi beklenir. Düzelme olmaz ve hastalık ilerlerse tedaviye geçilir. Şikayetlerin derecesine göre Medikal veya Cerrahi olmak üzere iki ayrı yöntem uygulanır.

Medikal
İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan,plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. Lezyonun içine ilaç enjekte edilerek aynı şekilde plaklar yumuşatılmaya ve ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Cerrahi
Plakların cerrahi olarak çıkartılması ve yerine doku grefti konulması. Hastalanmamış penis tarafının plikasyonu ve iki taraf arasında uyum sağlanması yöntemi. Penis protezi konularak sertleşmenin ve cinsel ilişkinin sağlanması.

Erektil Fonksiyon Bozukluğu

  • Erkek Sağlığı
  • Temmuz 28th 2007
  • admin

Profesyonel terapi: Erektil fonksiyon bozukluğu yaşayan hastaların genellikle fiziksel ve psikolojik nedenlerle birlikte görübildiğinden uzman psikolog ya da psikiyatristle görüşerek endişeyi azaltabilir. Terapiler genellikle diğer tedavilerli birlikte doktorun denetiminde yapılır.

Hormonlu ilaçlar: Testesterone denen erkeklik hormonunun düşüklüğünden prolaktin fazlalığı ve fazla östrojenden kaynaklanan Erektil fonksiyon vakaları çok azdır. Bu problem yine hormon düşüücü ilaçlarla tedavi edilir.
İğne tedavisi FDA tarafindan onaylanmış igne ile yapılan iki ilaç vardır. Ağrısız ve acısız sayılabilecek enjektörle verilen ilaç sertleşmeyi sağlar.

Üreter içi Terapi: Yeni sayılabilecek bir tedavi şeklidir. küçük ilaçlı bir küçük topçuğun penis ucundan üretere sokulmasıdır. Üreter tarafından tamamen abzorbe edilen ilaç penisteki ereksiyon odacıklarına gider. Bu da kan damarlarının gevşemesine ve penisin ereksiyon olmasına neden olur.

Penis Protezi: Penisin iki tarafına ameliyatla sert çubuk konur. Çubuklar istenen derecede sertlik verir. Bu implantlar iki sekildedir: şişirilebilen ve yarı sert çubuklar.Bu metod diğer metodlar gözönüne alınmadan ve denenmeden tavsiye edilmemektedir.

Ameliyatla Tedavi: Pelvik yöresine veya penise ameliyat, kaza vs neticesinde bölgeye kan akışı bloke olmuşsa tercih edilir.