Kan dolaşımı bozukluğu belirtileri

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Kan dolaşımı bozukluklarının ilk belirtileri,öncelilikle kanın kanla iyi beslenememesiyle ortaya çıkar.Bunlar baş dönmeleri,sıkıntı,görme,unutkanlık sorunlarıdır.Sıkıntılar, özellikle hastanın ayakta olduğu zamanlarda daha belirgenleşir.Çünkü kan kendi ağırlığı ile yerçekimi yüzünden beyinden uzaklaşır.Bu nedenle hastayı hemen sırt üstü yere yatırmak,beynin yeniden kanla beslenmesini sağlamaktır.

Populerlik: 15%

Şeker hastalığı

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Şeker hastalığı, organizmanın karbonhidrat kullanma yeteneğinin azalması ile ortaya çıkar ve genellikle kalıtsal olarak meydana gelen bir metabilozma hastalığıdır. Genel olarak yetersiz insülün salınımına bağlı ve bubun sonucu olarak kan şekeri yükselmesi ile kendini belli eder. Zamanla lipid metabilozması da bozulur. Diabetle görülen metabolik değişiklikleri şu şekilde özetlemek mümkündür.

* İnsülün yetersizliğine bağlı olarak, karbonhidratların yeterince kullanılmaması aşırı glikojen yıkımı ve glukoneoggenez ise bağlı kan şekeri düzeyinin yükselmesi ve idarara glukoz geçmesi.

* Glukozun yeterince depo edilemesi ve idrarla dışarı atılması nedeniyle organizmanın glukoz yerine yağlardan faydalanmaya başlaması ve yağların hidrolozi ile açığa çıkan yağ asitlerinin kan dolaşımına karışmaları ve dokular tarafından bol miktarda kullanılması.

* Yağ asitleri yıkımının artmasına bağlı plarak, keton cisimleri dediğimiz kimyasal bileşikler ve klostrol sentezi artar. Keton cisimlerinin kanda birikmesi ola ketozis denir.

Şeker hastalığının klinik olarak başlıca üç belirtisi vardır. Çok su içme, çok yemek yeme, çok idrara çıkma bunların yanında ağız kuruması, halsizlik ve yorgunluk belirtileri de vardır.
*Glükozun yeterince depo edilememesi ve idrarla dışarı atılması nedeniyle organizmanın glükoz yerine yağlardan yararlanmaya başlaması ve yağların hidrolizi ile açığa çıkan yağ asitlerinin kan dolaşımına karışmaları ve dokular tarafından bol miktarda kullanılmaları.

Populerlik: 23%

Tansiyon ve nabız

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Kanın damarlarda dolaşımı,kalp kasının sağladığı kasılmalarla sağlanır. (dakikada 80 defa) Bileğinizdeki nabızınızı ölçerek,bu basıncı hissedebilirsiniz.Basınç düşerse, nabız atışları güç işitilir.

Damarlardaki kan basıncı yada kısa deyimi ile tansiyon, ancak doktor tarafından ölçülür ve yalnız o rakamları değerlendirebilir. Atar ve toplardamarlar, sürekli gerilim altındaki kaslarla kuşatılmıştır. Buna damar gücü denir.Tansiyon yüksekliği, işte bu gücün abartılması halidir.Bu abartma, kan dolaşımında bozukluklara neden olur. Şok hali budur. Bu durumda kanın hacmi,damarların alabilme imkanına uyum sağlayamaz.

Populerlik: 14%

Kan dolaşımı bozuklukları

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Kan dolaşımının durduğu anda,oksijenin akciğerden hücreye taşınmasıda sona erer.Bu durmada çok kısa bir anda gerçekleşir.Kan dolaşımı bozukluğu, şu hallerden meydana gelebilir.

* Kan ve alyuvarlar kaybı (kanama, ciddi kansızlık )
* Kan damarlarının uyumsuzluğu yada tıkanması halinde ( şok hali)
* Kanın pompalanma gücünün durması yada yetersizliği. (kalp durması )

Eğer basit önleme ,kurtarma,yardım ve tıbbi müdahale yöntemleri çok kısa sürede uygulanmazsa,kan dolaşımı bozuklukları bir kaç dakikada ölümü getirebilir.

Kan dolaşımı :

Kan dolaşımı,solunumun ikinci aşamasıdır.Soluma hareketleri ile oksijen, kana ve alyuvarlara karışır .Akciğer petekleri düzeyinde zarı geçen oksijen, Buna karşılık,karbonik gaz yönü izleyerek,kana ve alyuvarlara karışır. Buna karşılık, karbonik gaz ters yönü izleyerek, solunumla dışarı atılır.

Küçük kan Dolaşımı :

Kalbin sağında iki büyük akciğer kan damarıyla gelen mavi renkli kan, oksijensizdir.Aynı kan bu kez kalbin sol bölümüne dönecektir.Böylece yeniden kırmızı rengine kavuşacaktır.Yani oksijen yüklenecektir.

Büyük kan dolaşımı :

Oksijen yüklü kanın şimdide nasıl dolaştığı ise; Kırmızı. yani temiz kan kalbin sol bölümüne geldikten sonra, büyük bir basınçla büyük atardamara pompalanır.Daha sonrada bedendeki bütün damarlara giderek incelen bu kan damarları,sonunda kılcal damarlarla biter.
Oksijen bu sayede hücrelere kadar ulaşır.Bu aşamada kan yeniden oksijeni bitirip,kımızıdan maviye dönüşür.Hücrelerin salgıladığı karbonik gazı yüklenir.Toplar damar da aynı şekilde küçükten büyüğe doğru gider. Sonra kalbin sağına varır. Kalbin bu bölümü de kirli kanı akciğerlere temizlenmek üzere yeniden pompalayacak ve yeni işlem başlayacaktır. İşte kanın kalbin sol kesiminden kılcal damarlara ve yeniden kalbin sağ kesimine pompalanmasına, büyük kan dolaşımı denir

Populerlik: 12%

Karbonhidrat metabolizması bozuklukları

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Karbonhidrat metabolizmasında görülen bozukluklar,genellikle genetik bir defekt dolayısı ile enzim yetersizliğinden,hormonal bozukluklardan veya diyetik sebeblerden ileri gelir. Karbonhidrat motabilazmasında görev alan enzimlerden birinin yeterli miktarda olmaması sonucu,karbonhidrat metabolizmasında bozukluklar görülebilir. Karbonhidrat metabilozmasının bozulduğu bazı hastalıklarda idrarda şeker görülür.Bu duruma Glukozüri denir.

İdrarda şeker başlıca aşağıda sayılan hallerde olabilirler.

* Fazla beslenme
* Claude Bernard pikürü
* Florizin diabeti
* Renal diabet
* Gebelik glukozürisi
* Şeker hastalığı

Populerlik: 14%

Glikojenezis Nedir ?

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Karaciğerde glukuozdan glikojen sentezine glikojenezis denir. Glikojen,hayvansal dokular da özellikle karaciğer ve kaslarda yagın halde bulunan polisakkrittir.Etil alkolde çöker. İyod ile ,kımızı kahverengi bir renk verir. Hidroliz edilirse,glukoz ünütelerine ayrılır.

Populerlik: 13%

Kan şekeri

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Açlık kan şekeri,yüzde 70-80 arasında değişir.Yemeklerden sonra kan şekeri düzeyi 160 mg’a kadar yükselebilirse de bu düzey genellikle 130 mg’ı geçmez.Yükselen kan şekeri düzeyi, 2 saat içinde tekrar eski düzeyine iner.Kapiller kan şekerivenöz kan şekerine kıyasla yüzde 10 kadar daha fazladır.Çünki bu kan,daha çok arter kanına benzer.
Kan şekerinin yükselmesine hiperglisemi denir. Çok miktarda karbonhidrat alınması sonucu meydana gelen hiperglisimiye Alimanter Hiperglisemi denir.

Populerlik: 13%

Sifiliz (Frengi)

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Sifiliz veya halk arasında bilinen ismiyle frengi, tarih boyunca çok iyi bilinen treponema pallidum adı verilen bir spiroketin yol açtığı, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Ana bulaşma yolu cinsel temastır. Bakterinin bulaşması vajinal, anal veya oral seksle olabilir. İnfekte kişiyle cinsel temas sonrası bulaşma riski yaklaşık 1/3’tür. Gebelik sırasında anneden bebeğe plasenta yoluyla da bulaşabilir.

Tuvaletlerden, kapı kollarından, yüzme havuzlarından, hamamlardan, saunalardan, giyim eşyaları ve ortak kullanılan yeme - içme araç ve gereçlerinden bulaşmaz.

Belirti ve Bulguları

Kuşkulu cinsel temastan yaklaşık 3 hafta sonra (10 - 90 gün) genital bölgede şankır adı verilen sert, ağrısız ve tabanı temiz bir yara ortaya çıkar. Bu yara tedavisiz olgularda bile 3 - 6 hafta içinde iyileşir.

Bu yara tedavi edilmezse, sifilizin ikinci evresi başlar. Bu evrenin en sık görülen bulgusu deri döküntüleridir. Mukozalar, el ayası ve ayak tabanı da dahil olmak üzere tüm vücudu tutabilir. Döküntülerin yanı sıra halsizlik, başağrıları, boğaz ağrısı, ateş, kas ağrıları, kilo kaybı, saç dökülmesi, yaygın lenf bezlerinde büyüme ve condyloma lata adı verilen, genital bölgede ortaya çıkan siğil benzeri lezyonlar görüleblir. Bu evrede merkezi sinir sistemi, karaciğer, böbrek, göz, eklem ve kemikler de tutulabilir.

Tedavisiz olgularda yıllar sonra gom adı verilen oluşumlar deri, kemik ve karaciğer başta olmak üzere tüm dokularda ortaya çıkabilir.

Gebelik sırasında sifiliz bebeğe geçebilir mi ?

Eğer anne sifiliz hastasıysa, gebelik sırasında bebeğe geçme riski yüzde 40’dır. Doğumsal sifiliz bebekte ciddi sorunlara yol açabilir. Sifilizli doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u doğumdan sonra kaybedilir.

Teşhis

Tanı için, ilk olarak şankırın tabanından kazınarak alınan materyalin karanlık saha mikroskopisi yapılıp spiroketler görülmesi gerekir. Bu şekilde tanı koyulabilir.

Etkenin alınmasından kısa süre sonra kanda etkene karşı antikorlar belirmeye başlar. Genellikle tanı bu antikorları saptayan testlerin yapılmasıyla koyulur. Önce tarama testi olarak sifilize özgül olmayan VDRL veya RPR testleri yapılır. Bu testlerin yapılması kolay, hızlı ve ucuzdur. Tedavisiz sifiliz olgularının tümünde bu iki test pozitiftir. Başarılı bir tedaviyi izleyerek kaybolduklarında, tedavi başarısını izlemek için de bu testlerden yararlanılır. Eğer bu testler pozitifse, tanıyı doğrulamak için sifilize özgül testler (FTA-ABS, TPHA, ELISA testleri) yapılır. Bu testler genellikle yaşam boyu pozitif olarak kalırlar.

Sifilizle HIV Enfeksiyonu Arasında Bir İlişki Var mı ?

Sifilizli olanlarda HIV enfeksiyonu, olmayanlara göre 2 - 5 kat daha fazla görülür. Bunun nedeni sifilize ait genital bölgedeki yaranın HIV’nün geçişini kolaylaştırmasıdır.

Tedavi

Her dönemdeki sifiliz penisilinle kolay bir şekilde tedavi edilebilir.
Bir kişi sifiliz geçirip tedavi edildikten sonra tekrar sifilize yakalanabilir mi?
Sifilize karşı oluşan koruyucu antikorlar zaman içinde kanda azalarak kaybolurlar. Bu yüzden sifiliz tekrar bulaşabilir ve hastalık oluşabilir.

Sifilize Karşı Nasıl Korunulur ?

Sifilizden korunmak için yapılması gerekenler:

· Kuşkulu cinsel temastan uzak durmak
· Tek eşlilik - arkadaşlığı seçmek
· Kondom kullanmak
· Gebelerin sifiliz yönünden taranması

Populerlik: 16%

Kör Çıban

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Özellikle sırt, ense veya yüzde meydana gelip, kıl diplerinin iltihaplanması ile beliren bir çeşit çıbandır. Küçük kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe ağrı artar, fakat çoğu zaman baş verme görülmez. Kör çıbanları kesinlikle sıkmamak gerekir. Populerlik: 12%

Kramp

  • Genel Sağlık Bilgileri
  • Temmuz 18th 2007
  • admin

Kaslarda, şiddetli bir ağrı ile beraber istek dışı meydana gelen kasılmalara kramp denir.

Çoğunlukla yorgunluk, fazla terleme ve ishalden sonra görülür. Atar damar hastalıklarından kaynaklanan kramplarda mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Populerlik: 10%