DOĞAL GÜZELLİK

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Fazla kilolarından ve selülitlerinden kurtulmak; cilt kırışıklıklarını engellemek ve daha güzel görünmek için doğal ve bitkisel yöntemleri tercih edenler, ciltlerini kozmetik ürünlerin içerdiği zararlı kimyasallardan da korumuş oluyorlar.Hızla geçip giden zamanın etkilerini en aza indirerek, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyen bayanların, doğal ve bitkisel güzellik ürünlerine ilgisi her geçen gün artıyor. Kozmetik ürünlerin, cep yakan fiyatları ve kimyasal karışım içeriklerinin beklenmeyen yan etkiler ortaya çıkarması gibi faktörler de, doğal güzellik yöntemlerinin popülaritesini artırıyor. Pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen kadınların ilgisinden, bitkisel ilaçlar satan aktarlar da nasibini alıyor. Bitkisel ve doğal ürünler, selülitten zayıflamaya, cilt kırışıklıklarından saç dökülmesine kadar bir- çok sorunun çözümünü kolaylaştırıyor. Güzelliği etkileyen önemli faktörlerden birini de beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Çünkü, vücudumuzun her bölgesinin farklı vitamin ve minerallere ihtiyacı oluyor.

FAZLA KİLOLARA BİTKİSEL ÇÖZÜM

Bitkisel yöntemler, kadınların başta gelen sorunlarından olan fazla kilolardan kurtulmanın en ekonomik ve sağlıklı yollarından biri. Papatya, mersin yaprağı, sinameki, defne yaprağı, biberiye ve funda yaprağından elde edilen özel zayıflama macunları ile birkaç ay içinde zayıflamak mümkün. Bu karışım, vücudun protein dengesini koruyarak, aşırı kiloların verilmesini sağlıyor. Kadınların bir diğer derdi selülitle başa çıkmanın en pratik yolunu da doğal yöntemler oluşturuyor. Zambak, yasemin, nane, anason, lavanta, limon, jojoba, rezene, biberiye, keten, ardıç, buğday, susam ve portakal karışımından elde edilen macunla selülitlerinizden kurtulabilirsiniz.

Sağlıklı beslenerek güzelleşin

Sağlığınız için balık, yumurta, et ve peynir gibi proteinli besinleri tüketin. Pürüzsüz ve lekesiz bir cilt için kahvaltıda bir bardak taze portakal ya da greyfurt suyu için. Dişlerinizin çürümesini engellemek için şekerli yiyceklerden uzak durun. Havuç, kereviz, fındık, fıstık, peynir yemeye özen gösterin. En önemlisi bu yiyecekleri kilo almak için değil, daha güzel ve sağlıklı olmak için tüketin.

Güzelleşmek için sağlığınızı riske atmayın

Makyajda aşırıya kaçtığınızda, kozmetik ürünlerde bulunan 800 den fazla zararlı kimyasal maddeye maruz kalabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. ABD Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü, kozmetik ürünlerde kullanılan 2 bin 983 kimyasal üzerinde yaptığı araştırmada, bunların 884 ünün zehirli madde içerdiğini belirledi. Aynı araştırma, bu maddelerden 774 nün yüksek derecede zehirlenmelere, 146 sının tümörlere, 218 inin üreme bozukluğuna, 314 ünün biyolojik mutasyona ve 376 sının ise deri ve göz rahatsızlıklarına neden olduğunu da ortaya koydu. Sözkonusu araştırmaya göre kozmetikler, kansere, alerjik reaksiyonlara ve doğum kusurlarına da neden olabiliyor. Bütün bu risklerden arınmanın en kolay yolu ise, güzelleşmenin doğal ve bitkisel yöntemlerine başvurmak.

DEPRESYONA KARŞI BİR FİNCAN KANTARON

Antik çağlardan beri yara, yanık gibi deri lezyonlarında, mide ve bağırsak hastalıklarının tedavisinde etkin olarak kullanılan kantaron otundan, son yıllarda antidepresan özelliği nedeniyle orta ve hafif şiddetli depresyonların tedavisinde de yararlanıldığı bildirildi. Eski çağlardan beri şeker, kronik romatizma, mide-bağırsak, bronşit hastalıkları ve soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun, “parazit düşürücü , antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu söyleyen Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Kaçar, otun içeriğindeki “Hypericin adlı maddenin, antidepresan özelliğinin bulunduğunu anlattı. Avrupa da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar, bitkinin mutluluk hormonu olarak adlandırılan “seratonin in yanısıra vücudun kendini iyi hissetmesi için gerekli olan “dopamin ve “norepineprin” hormonlarının salgılanmasını da yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. Kantaron otunun genellikle çay olarak tüketildiğini söyleyen Dr. Kaçar, günlük bir fincan tüketilmesinin yeterli olduğunu, aşırı içilmesi halinde özellikle açık tenli kişilerde ışığa karşı duyarlılık, ciltte kızarıklık, döküntü gibi yan etkilerin olabileceği ikazında bulundu.

DAHA DİK GÖĞÜSLER İÇİN

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Uzmanlara göre, ameliyat olmadan da kesinlikle dümdüz bir karna ve harika göğüslere sahip olmak artık mümkün.Her kadın diri ve güzel göğüslere sahip olmak ister. Uyku şekli, göğüslerin formunu yıllar içinde değiştirir. İp atlama ve koşma göğüslerin sarkmasına neden olur. Doğal ürünler ve düzgün beslenmeyle diri ve biçimli göğüslere sahip olabilirsiniz. Eczanelerde reçetesiz olarak satılan göğüs büyütücü bitkisel tabletlerin içinde şevket otu, karahindi bağı, melek otu, beş parmak otu gibi bitkiler bulunuyor. Bilimadamları, bu otların yenerek tüketilmesinin de olumlu sonuç verebileceğini söylüyor.

Uzmanlar, daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralıyor: “Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. İçecek olarak kahve.”

İşte neştersiz güzelliğin sırları: Günde 2 kere, öğünler arasında 1 bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği maddeler dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir. Ayrıca her gün düzenli olarak yapılan soğuk duş ya da buz masajı bağ dokusunu güçlendirir. Göğüslerin kesinlikle formda kalmasını sağlar. Soyulmuş elma ise dekolteye tat katar. Meyve asitleri ve C vitamini kolajen üretimini harekete geçirir ve küçük kirleri temizler. Elmayı dilimleyin, dekoltenize yerleştirin. 20 dakika bekletin, soğuk suyla durulayın. Masaj, bağ dokusunu güçlendirir. Ellerinize aromatik vücut yağı sürün. Sağ elinizle sol göğsünüzü, sol elinizle de diğer göğsünüzü ovarak masaj yapın. Ayrıca, duruş çok etkilidir. Sahip olduklarınızı göstermekten kaçınmayın. Karın içeri, göğüs dışarı kuralına uyun. Omuzlarınızın vücudunuza göre orantılı olmasını istiyorsanız, her gün 1 kase yoğurt yiyin.

CİLTTEKİ KIRIŞIKLIKLARINI AZALTMANIN 20 YOLU

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Özellikle 35 yaşından sonra ciltte kırışıklıkların kaçınılmaz olduğunu düşünüyor iseniz aşağıdaki 20 öneriye kulak vermelisiniz. Bu öneriler sadece sağlıklı bir cilt için değil aynı zamanda pekçok hastalıktan korunmanın da yolunu gösteriyor.

Güneşten kaçının

Solaryumdan kaçının

Güneşe çıkmak zorunda iseniz koruyucu krem kullanın

Cildinizi soğuktan koruyun

Sigara içmeyin

Yeterli ve kaliteli uyuyun

Yüzüstü uyumayın

Gözlerinizi kısmayın, gözlük kullanın

Daha çok yağlı balık tüketin

Daha çok antioksidan ürün tüketin

Kahveden kesinlikle vazgeçin

Daha çok meyve ve sebze tüketin

Yüzünüzü sabunla sık yıkamayın

Aşırı kozmetik ürün kullanmayın

Nemlendirici krem kullanın

Alfa hidroksi asit (AHA) içeren cilt kremleri tercih edin

Retinoid içeren cilt kremleri tercih edin

Koenzim Q10 içeren cilt kremleri tercih edin

Cildinize C vitamini ile muamele edin (limon, maydonoz suyu vb.)

Cildinizi zeytinyağı ile muamele edin.

CİLT BAKIMININ SIRLARI

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Soğuk kış günlerinde yıpranan cildini doğru bakım yöntemleri ile koruyabilirsin. Birkaç basit uygulama ile sen de güzel ve canlı bir cilde sahip olabilirsin.Kuru Cilt

� İnce gözenekli

� Yanak kısımları pul pul ve kırmızı renkli

� Hassas

� Özellikle ağız ve göz çevresinde kırışıklıklar

Neler Yapabilirsin?

� Geceleri yüzün için yumuşak, sabun içermeyen likit temizleyiciler ya da süper yağlı temizleme sabunları kullanabilirsin. Sabahları yüzüne sadece sıcak su çarpmalısın.

� Gliserin ile formüle edilmiş nemlendiricileri seçebilirsin, bunlar nem kaybını geciktirir, daha fazla kurumayı önler.

� Yüzünü ve vücudunu hala nemli iken nemlendirici kullanmalısın.

� Yağ bazlı fondöten ve krem allık kullanmalısın. İçerdikleri yağ, çizgi ve kırışıklıkları yumuşatmaya yardımcı olacaktır.

� Her gün SPF 15 faktörlü bir koruyucuyu yüzüne ve boynuna uygulayabilirsin.

Neler Yapmamalısın?

� Yüzünü asla sert bir sabunla yıkamamalısın.

� Pütürlü temizleme ürünlerinden ve peelinglerden uzak durmalısın.

YAĞLI CİLT

� Büyük gözenekler

� Parlama (özellikle T-bölgesi)

� Saf olmayan bir cilt eğilimi

Neler Yapmalısın?

� Yüzünü günde iki kez yağlı ciltler için formüle edilmiş yumuşak bir likit temizleyici ile temizlemelisin.

� Eğer ihtiyaç duyuyorsan yağ içermeyen bir nemlendirici kullanabilirsin.

� Yağı, pırıltıyı ve sivilceleri önlemek için yağsız ya da yağı kurutan fondöten, pudra ve toz allık kullanabilirsin.

� 15 SPF koruma faktörlü bir koruyucuyu ara sıra uygulayabilirsin.

Neler Yapmamalısın?

� Yüzünü fazla ovalayıp fırçalamamalısın. Çünkü yağ cildin koruyucu bariyeridir.

� Cildini günde iki kereden fazla temizlememelisin.

� İhtiyacın yoksa nemlendirici kullanmamalısın.

� Yağı yok etmek için yüzünü pudralamamalısın. Bu cildinin tebeşir gibi görünmesine yol açar.

KARMA CİLT

� Yanak bölgesi kuru

� T-bölgesi yağlı

Neler Yapmalısın?

� Karma ciltler için formüle edilmiş temizleyiciler seçebilirsin.

� Nemlendiriciyi sadece ihtiyaç duyulan bölgelere uygulamalısın, T bölgesine kullanmak sivilcelere neden olabilir.

� Yağsız formüle edilmiş SPF 15 koruma faktörlü bir ürün seçebilirsin.

� Su bazlı ya da yağsız fondöten kullanmalısın.

Neler Yapmamalısın?

� Yüzünün değişik yerleri için farklı temizleyiciler kullanmamalısın. Zaman ve para kaybıdır bu.

CİLT BAKIMINDA DOĞRULAR VE YANLIŞLAR

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Günümüz kadını için cilt bakımı vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Ancak iş, öyle arkadaş tavsiyesiyle, etraftan duyduklarınızla olmuyor. İyisi mi siz yazımızı okuyup, bilgilerin doğrularını öğrenin. Vücuttaki en büyük organ cilt ve özellikle de kadınlar cilt bakımıyla son derece ilgili. Ancak bu konuda nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması gerektiğine dair o kadar çok söylenti var ki, durumu açıklığa kavuşturalım istedik. Çoğu kadın, nasıl bir cilt bakımı uygulayacağı konusunda oldukça mantıklı fikirler öne sürse de, iş uygulamaya gelince, yapılanlar söylenenlerden farklı olabiliyor.Yüzümü suyla yıkıyorum. Bu nedenle de toniğe ihtiyacım yok.

Yüzünüzü suyla yıkamanızda hiçbir problem yok. Hatta cildinizi bir sütle temizledikten sonra, yüzünüze bir su çarpmanızda da sakınca yok. Sorun, cildinizin yaklaşık 5.5 seviyesinde pH seviyesine sahip olması. Oysa bu oran suda, oturduğunuz bölgeye ve kullandığınız suyun sertliğine göre, 9.5 e kadar çıkabiliyor. Tonik ise, cildinizin asit seviyesini normale döndürüp, dengeyi sağladığından, su kullanarak bu dengeyi tekrar bozmuş oluyorsunuz. Piyasada satılan tonikleri daha dikkatli inceleyip kendinize uygun bir tanesini seçebilirsiniz.

Gece kremim, gündüz kremimden daha yoğun olmalı.

Bu kişisel seçeneğe bağlıdır. Bazı kadınlar gece kullandıkları ürünün, günlük olarak kullandıklarından daha ağır olmasını isterler ama aslında daha yoğun bir kreme ihtiyaç yoktur. Belki gündüz kullandığınız kremden daha farklı özelliğe sahip bir ürünü tercih edebilirsiniz, mesela sıkılaştırıcı, ya da yaşlanmayı geciktirici ürünler gibi. Ama bunları da hafif ürünlerden seçebilirsiniz. Hem böylece sanki yastığınız yüzünüze yapışacakmış gibi bir kalıt da bırakmaz.

Gündüz ve gece ürünlerim farklı olmalı.

Bu yanlış bir bilgidir. Eğer cilt probleminiz yoksa, tek yapmanız gereken bunu korumak için cilt bakımı yapmanız. Kullandığınız ürünleri de günde iki kez kullanabilirsiniz. Bazıları SPF içeren ürünleri gece kullanmak istemez ama aslında bunda problem yoktur. Diğer seçenek de SPF içermeyen bir nemlendirici kullanmak ve gündüzleri de güneşten koruyan bir ürünü de bunun üzerine sürmektir. Ama amaç az üründe çok iş başarmak, işinizi kolaylaştırmaksa, ikinci seçenek size fazla yardımcı olmayacaktır.

Gece cildime bir şey sürmezsem, cildim nefes alabilir.

Bu düşünce ağır gece kremi kullanmakla ilgi rivayete dayanır. Bazı cilt bakım uzmanlarına göre, gece cildinizi temizledikten sonra, başka bir ürün sürmezseniz, cildiniz kendi dengesini bulur. Bu noktada kendinizin nasıl hissettiği önemlidir. Cildinizi temizledikten sonra, yüzünüze bir şey sürmeniz gerektiğini hissediyorsanız, sürün. Aksi takdirde sürmeseniz de olur. Ancak şunu da unutmamak gerek ki, geceleri cildin kendini yenilemesi için uygun bir zamandır. Bu zamandan faydalanmak iyi olabilir.

Temizleyicim, göz makyajı temizlemekte de kullanılıyor. Bu nedenle ayrı bir ürün kullanmıyorum.

Eğer çok az makyaj yapıyor, ya da kullandığınız temizleyicinin makyajınızı nazikçe ve tamamen temizlediğini düşünüyorsanız, o zaman sorun yok. Bazı ürünlerin formülü, ayrıca bir göz makyajı temizleyicisi kullanımına gerek bırakmayacak şekilde hazırlanmıştır. Ama gözlerinizi tam anlamıyla temizlemek için onları iyice ovalamanız gerekiyorsa, o zaman ikinci bir ürüne ihtiyacınız var. Cilt esnek olduğunda, onu çekiştirip durduğunuzda, erken kırışıklıklara sebebiyet vermiş olursunuz.

Su, cildimi kurutuyor.

Cilt tipiniz ne olursa olsun, su aslında cilt için iyidir. Kaçınmanız gerekense, suyun cildinizde doğal olarak kurumasıdır. Bu olduğunda, su buharlaşır ve cildinizde bulunan doğal suyu da beraberinde götürür. Bu da cildinizin gerilmesine sebep olur. Yüzünüzü yıkayıp, kurular, uygun toniği kullanırsanız, sorun kalmaz.

Çok her zaman iyidir.

Cilt, bir üründen sadece belli miktarları kabul eder ve bunun fazlası buharlaşıp heba olur. Ürünün tamamı cilde nüfuz etse, gerekenden fazlasının gidebileceği bir yer yoktur. Bu da, gözeneklerin tıkanmasına ve birikimlere sebep olur. Bu nedenle ürünü az sürün. Fazlasına ihtiyacınız varsa ekleyebilirsiniz.

Göz kremi göz bölgesinin tamamına sürülmelidir.

Hiç de iyi bir fikir sayılmaz. Göz kremi, yüz kreminden çok farklıdır. Cildin içine nüfuz etmez, yüzeye yayılır. Sürdüğünğüz miktar, bir pirinç tanesinden fazla olmamalıdır. Üstelik de bu miktar, iki göz için birden kullanılan miktardır. Gündüz, sadece göz altına sürüp, gece de tüm göz çevresine sürün. Bunun nedeni, gün içerisinde göz kremini tüm göz çevresine uygulamak, farınızın yayılmasına ve ince bir çizgi halinde iz bırakmasına sebep olur. Eğer göz makyajı yapmadıysanız, o zaman tüm göz çevresine günde iki kez uygulayabilirsiniz. Ancak kullandığınız ürüne dikkat edin. Eğer tüm göz bölgesi için üretilmemiş ve test edilmemişse, şiş gözlerle uyanabilirsiniz.

Vazelin ve bebek yağı harika makyaj temizleyicilerdir.

Gerçek şu ki, oldukça etkilidirler ama onları kullanmak hiç de iyi bir fikir değildir. Petrol bazlı olduklarından suyla parçalanmazlar. Bu nedenle de göz üzerinde tabaka bırakırlar. Bu da göz makyajızın akmasına sebep olur. Bunun yerine yağlı bir göz makyaj temizleyicisi kullanın. Bunlar suyla çözüldüklerinden bu tür problemlere sebeiyet vermezler.

Vazelin ve bebek yağı harika nemlendiricilerdir.

Cevap gene hayır. Bu ürünler tuzak gibidir. Eğer cildiniz kurumaya meğilliyse, denize/havuza girmeden önce vazelin sürebilirsiniz, bu anlamda iyi bir bariyer görevi görür. Vazelin sizi sert rüzgarlardan ve soğuktan da korur ama kesinlikle nemlendiricinin üzerine sürülmelidir. Bebek yağı, bebeklerin nemli cildine sürülüp, bu nemi sabitlemek için üretilmiştir. Vazelin ya da bebek yağını nemlendirici yerine kullanırsanız, cildi bloke eder. Bunun sonucunda da cilt kendi lipitlerini ve nemini üretemez hale gelir.

CİLT BAKIMI VE GÜZELLİK

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Güzellik kavramı her kişi ve her şey için değişen bir kavramdır. Güzel olmak insanın kendisine güven duymasının esas temelidir. İnsan kendisine güven duymazsa birçok konuda başarılı olması da mümkün değildir. Güzellik yaşama sevinci verir, zevk verir, zevk getirir.Günümüzde güzellik, şahane bir yüz, tüm hatları ve ölçüleri mükemmel bir vücut anlamına gelmez. Esas olan kişinin vücut canlılığını ve kafa gücünü ortaya koyup belirli ölçülerde yansıtış tarzıdır. Güzellik başkalarına benzeme özentisi olamamalıdır. Tam tersi kendine özel, ışıltılı, sağlıklı ve canlı olabilmektir. Güzelliğine özen göstermek isteyen bir kişi hayatın farkında olup, teknolojiyi takip edip yaşamına hareketlilik getirmek zorundadır. Çünkü kusurları çabucak kapatacak geçici yöntemler yerine devamlı kusursuz ve güzel hissetmek için uzun vadeli kalıcı planlar yapılmalıdır. Güzellik başlı başına bir bilim dalı ve teknolojidir.

Her şeyden önce ne tür bir cilt yapısına sahip olduğumuzu bilmemiz gerekir ki ona göre yapacağımız işlemleri kullanacağımız kremleri doğru seçip, doğru kullanabilelim. Cildimizin bakımı için kullanacağımız gerekli ürün ve malzemeler cildin türüne bağlıdır. Cildimizin türünü yapacağımız küçük ve basit işlemle kolayca anlayabiliriz.

1) Yüzünüzü temizleyip kurulayın, yüzünüzü örtecek büyüklükte bir kağıt mendilin tek katı ya da mendil büyüklüğünde pelür kağıdını yüzünüze kapatın. Parmak uçlarınızla yüzün her tarafında hafif baskı yaparak elinizi gezdirin. Kağıdı dikkatlice kaldırıp bakın, şayet kağıdın her tarafında yağ lekecikleri görünüyorsa cildiniz yağlı cilt, kağıdın belli yerlerinde özellikle alın, burun ve çeneye gelen bölgesinde lekeler göze çarpıyorsa, yanaklar ve şakaklar da iz yoksa cildiniz karma cilt, kağıdın hiç bir yerinde leke izine rastlamıyorsanız cildiniz kuru demektir.

2) Cildiniziz hassasiyetini görebilme için; bir çay kaşığının sapı ile ya da ona benzer sert bir cisimle alnınızın ortasına hafifçe bastırarak artı (+) işareti çizer gibi yapın. Şayet çizilen yerde hiç kızarma olmadı ise cildiniz normal cilt, hafifçe bir kızarma olduysa ama hemen geçti ise cildiniz az hassas, kızarıklık bir müddet devam etmişse cildiniz çok hassas demektir.

3) Cildin nem oranını anlamak için de; çenenizin yan tarafından işaret parmağınızın tersi ile yanağınızı yukarı doğru itiyormuş gibi yapın, şayet yanağınızda tek bir çizgi oluşuyorsa nemi az, birkaç çizgi oluşuyorsa nemi çok az, eğer hiçbir şey oluşmuyorsa cildin nemli normal demektir.

4) Cildin elastikiyetini yani gevşek olup olmadığını anlamak için; gözün altındaki ince deri tabakasını dikkatlice çimdikler gibi yaparak yukarı doğru çekip bırakın. Deri yavaşça eski durumuna geldi ise elastikiyeti iyi sayılır, deri hemen eski durumuna geldi ise elastikiyeti çok iyi ve deri bir müddet sonra eski durumuna geldi ise cildiniz çok gevşek demektir.

Bu durumun yaşla da ilgisi vardır. Yaşınız 35�in altında ve testte cildiniz yavaş yavaş eski haline geliyorsa hemen önlem almanız lazım, çünkü cilt elastikiyetini kaybetmek üzere görünüyor demektir.

Şimdi kısaca tekrarlamak gerekirse yağlı ciltlerin görünümü koyu renkte ve daima parlak görünür, cilt kalın ve kabadır, gözenekler açıktır, çoğu zaman siyah nokta ve sivilceler oluşur, akne olayına sıkça rastlanır. Kuru cildin dokusu genellikle düzgündür, ama hep gergin durur, özellikle banyo sonrası pul pul olur ve kızarma, yanma hissi vardır, genç yaşlarda bile kırışmalar oluşabilir.

Karma cilt yağlı ile kuru arasında kalan bir cilttir. Alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Yanaklar ve göz çevresi kurudur. Dengeli normal cilt, bu tür ciltte yağ, nem, asit oranı dengelidir. Bu az bulunan cildin dokusu düzgündür, gözenekler hiç belli olmaz, pürüzsüzdür.

CİLT BAKIMI

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 21st 2007
  • admin

Cildin görevi, beden ısısını dengelemek, toksinleri bertaraf etmek ve bedeni bakterilerden korumaktır. Cildin sağlıklı ve çekici olması için her şeyden önce, onu temiz tutmalıdır. Cilt yıkanınca, yüzeyini koruyan doğal yağ tabakasının, normal asiditesi yok olur. Dolayısıyla, hem bu normal asiditeyi, hem de cildin doğal nemliliğini bilinçli olarak yenilemek gereklidir. Cildi koruyan diğer etkenler şunlardır: Besin, uyku, egzersiz, haraket, derin soluma vb…VİTAMİNLER ve CİLT İÇİN ÖNEMİ

A vitamini: Yağda erir. Cildin genç kalmasını yardım eder. Saçın, tırnakların, dişlerin ve gözlerin bu vitamine ihtiyacı vardır.

- B1 vitamini: Suda erir, etkisi A vitamininkine benzer.

- B2 vitamini: Eksikliği, cildin kuruyup, çatlamasına neden olur.

- B3 vitamini: Cildin korur, damarların esnekliğini sağlar.

- B5 vitamini: Dokuları, hücreleri ve organları biyolojik açıdan olumlu etkiler. Cildin aşırı yağlanmasını önler. Eksikliği yorgunluğa, uykusuzluğa, sindirim zorluklarına neden olur. Yağlı saçlara iyi gelir. Ayrıca saçların beyazlamasını önler.

- B6 vitamini: Kandaki akyuvarların oluşumuna yardım eder. Ergenlik sivilcelerini, egzamayı olumsuz etkiler. Eksikliği, ağız çevresi ve gözlerde egzama yapar.

- C vitamini: Suda erir. Cildi her türlü mikroba karşı korur. Kremlerdeki özelliği cildi alerjiye karşı korumasıdır.

- D vitamini: Yağda erir. Cilt, güneşlenince, kendi D vitaminini kendi imal eder. Ancak, güneşlendikten sonra, cilt hemen sabunla yıkanmamalıdır.

- D2 ve D3 vitaminleri: Cildi soğuk havalara karşı korur, metabolizmayı canlandırır.

- E vitamini: Yağda erir. Cildin doğal yağını korur. Kan dolaşımını olumlu etkiler. Cinsiyet bezlerinin olumlu çalışmasını sağlar. Metabolizmayı canlandırır.

- F vitamini: Cilt yüzeyindeki ve cilt altındaki dokuların katalizörüdür. Ayrıca saçları olumlu etkiler.

- H vitamini: Yağ bezlerini olumlu etkiler.

- K5 Vitamini: Bakteri, mantar ve benzerlerini yok eder.

P vitamini: Kılcal damarları güçlendirir. - PP vitamini: Cildin kan dolaşımını etkiler. Bi Vitaminiyle bağdaştırıldığında, soğuktan açılan çatlak ve yaralara iyi gelir.

CİLT BAKIMI

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 20th 2007
  • admin

Deri vucudun koruyucu örtusudur. Bununla beraber duyarsiz bir duvar da degildir. Canlidir ve deri hucreleri, kalin diS tabakanin ust kismindan dökulen hucreleri yenilemek için devamli olarak uremektedirler. Normalde derinin uzerinde bir çok bakteri ve mantar yaSar; bunlardan bazilari yararli çogu da zararsizdir. Deri saglikli oldugu zaman, deri hucreleri ile uzerinde yaSayan mikroplar arasinda bir denge söz konusudur. Bir çok nedenler (kimyasal maddeler ve normalde deri uzerinde bulunmamasi gereken mikroplar gibi) bu dengeyi bozabilir. Vucudun direnci bozuksa bu durum hastaliga yol açabilir. Deri hastaliklarini önlemenin, hiç degilse etkilerini azaltmanin en iyi yolu cildinize iyi bakmaktir. Saglikli bir cilt, mikroplara karSi daha kolay direnir ve daha guzel görunmenizi saglar. Saglikli ve guzel bir cilt için aSagidaki basit yöntemleri uygulayin:
1. Temizlik:

Deriniz devamli olarak degiSir ve kendini yeniler; yeni cilt oluSurken ölu deri hucreleri surtunme neticesinde dökulur. Hirpalamadan yikamak, cildinizin ter, kir ve yaglardan temizlenmesini saglar. Cildinizi her gun, tahriS etmeyen bir sabun ve ilik suyla yikayiniz. Fazla yikanmanin, cilt yaglarinin görevlerini tam olarak yerine getirmelerini engelleyebilecegini unutmayin. Makine yagi veya çok zor çikan kirler diSinda, firça veya cildi aSindirici sabunlar kullanmayin. Mineral yaglar, katran, gaz, benzinli eriticiler ve daha baSka bir çok kimyasal madde cilt hastaliklarinin baSlamasina veya kötuleSmesine neden olmaktadir.

2. Egzersiz:

Her gun açik havada biraz egzersiz yapin. Bu, havuzda yuzmek veya ögle tatilinde koSmak gibi, kan dolaSimini arttiracak ve yanaklariniza renk getirecek bir etkinlik olmalidir. Cildinizi zararli guneS iSinlarindan korumak için bir krem kullanmayi unutmayiniz.

3. Dinlenme:

Geceleri uykunuzu aliniz. Siz uyurken cilt kendisini yeniler ve bunun için zamana gereksinimi vardir. Saglikli olmayi surdurebilmek için gereksinim duydugunuz uyku suresini belirleyip bu sureye uyun.

4. beslenme:

Genellikle eger bir yiyecek sagliga yararli ise, cildiniz için de yararlidir. ASagidaki ilkeleri uygulamaya çaliSiniz. - çeSitli besinlerden oluSan gidalari yiyin. - kilonuzu kontrol edin. - daha fazla ekmek ve tahil urunleri ile sebze ve meyve yiyin. - kizartmalar gibi fazla yagli yemekten kaçinin. - iSlem görmuS yiyeceklerdeki Seker de dahil, fazla Seker yemekten kaçinin. - daha az tuz yiyin. - alkollu içkileri hiç kullanmayin veya azaltin.

5. GuneSten Korunma:

Cilt, 10 dakikadan daha kisa bir surede yanabilir. GuneSten zarar görmuS bir cilt erken yaşta kirişikliklara ve/veya ileri yaSlarda cilt kanserlerine neden olabilir. Açik havada iken, cildinizi guneSten korumak için her zaman 15+ koruma faktörune sahip geniS kapsamli guneS koruyuculari kullanip, Sapka ve gömlek giyin. yazin 11-15 saatleri arasinda guneSe çikmayin. Bir kanser turu olan melanom belirtilerinin olup olmadigini kontrol edin. Yeni bir be ortaya çikarsa veya bir benin şeklinde, boyunda, renginde veya dokusunda bir degiSme olursa ir doktora muracaat edin.

CİLDİNİZİN 7 DÜŞMANI

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 20th 2007
  • admin

Sabahları aynaya baktığınızda yorgun, çizgileri derinleşmiş, hatta sivilceli bir yüzle mi karşılaşıyorsunuz? Canınızı sıkan bu tür sorunlar nereden kaynaklanıyor?

1- Sigara ve içki

İkisi de vücudunuzu zehirler ve geriye pörsümüş sarkık bir cilt bırakır. Sigara ayrıca ağız kenarındaki çizgilerin derinleşmesini hızlandırır.

2- Yetersiz uyku

Geç yatılmış bir gecenin izleri hemen grileşmiş yorgun görünümlü bir ciltle kendini ele verir. Eğer yeterli derecede uyuyamıyorsanız, bunu uyandığınızda kan dolaşımını sağlayacak hareketler ve yüzünüze soğuk su çarparak telafi etmeye çalışın. Uykusuzluğun yol açtığı çizgileri kapatmak için hafif bir nemlendirici sürün.

3- Makyaj temizlemeden yatmak

Gözenekleri tıkayarak toksinlerin cilt yüzeyine çıkıp atılmasını önler. Göz makyajı silinmediği takdirde bir göz iltihabına neden olabilir.

4- Sivilcelerle oynamak

Deri dokularına zarar verir. Ayrıca enfeksiyonun çevreye yayılmasına neden olarak sorunu büyütür. Sivilcelerle hiçbir zaman oynamayın. Enfeksiyonlu bölgeye antiseptik merhem sürün.

5- Yüzü ovmak ya da aşırı fırçalamak

Yüzünüzdeki ölü deriyi temizlemek için satılan bazı toz ya da kremler deriniz için fazla kaba gelebilir. Cilt tipiniz ne olursa olsun yüzünüze daima nazik davranın.

6- Çok sıcak suyla yıkamak

Yıkanırken suyun kaynar derecede sıcak olmaması için önlem alın. Aşırı sıcak, cildi kurutur ve dokuları zedeler.

7- Yanlış beslenme

Sağlıksız besleniyorsanız deriyi koruyucu yaşamsal maddeleri alamıyorsunuz demektir. Ayrıca ultraviyole ışınlarından da uzak durun.

SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN ALTIN KURALLAR

Dengeli beslenin, balık ve beyaz ete öncelik tanıyarak bol bol meyve ve sebze tüketin, vücuttaki toksit maddelerin atılmasına yardımcı olan A, E, C vitaminleriyle minerallerin yardımına başvurun.

Hergün en az 1.5 litre su tüketin.

Yüz kaslarını güçlendirmek ve elastikiyet kazandırmak için düzenli yüz jimnastiği yapın.

İnce bir yastık, mümkünse hiç yastık kullanmadan, yüzdeki kırışıklıkları engellemek için sırt üstü yatın ve düzenli uyumaya özen gösterin.

Konuşurken mimiklerinizi incelemek için telefonunuzun yanına bir ayna koyun.

Nemlendiriciyi yüzünüze masaj yaparak yayın.

Göz çevresindeki hassas bölgeyi özel bir kremle besleyin.

Yaz aylarında uzun müddet güneşlenmekten kaçının.

Yoğun trafiğin ve kirliliğin arttığı bölgelerde uzun süre kalmamaya dikkat edin.

Günde en az bir saat temiz havada yürüyüş yapın.

Stresli ortamlardan kaçınıp günlük yoğun tempo içinde kendinize gevşeme süreleri bırakın.

Mümkün olduğu kadar yüz ve vücut temizliğini alışkanlık haline getirin.

Uzman rehberliğinde cilde uygun, yaşlılığı geciktirici kozmetik ürünleri kullanın.

CİLDİNİZİ TAZELEYİN

  • Güzellik Bakım
  • Eylül 20th 2007
  • admin

NEM kaybına uğrayan bir cilt iki sorunla karşı karşıya kalır. İlerleyen yaşlarla birlikte ciltte kırışıklıklar meydana gelmesi kaçınılmazdır. Oysa yaşınıza uygun bakımla bunu önleyebilirsiniz.NEM kaybına uğrayan bir cilt iki sorunla karşı karşıya kalır. Cildin en üst yüzeyi olan epidermdeki su molekülleri, buharlaşma karşısında, koruyucu bariyer görevini yerine getiremez hale gelir. Bitki özlü nemlendiriciler, cildin zayıflayan nem tutma kapasitesini artırır ve günlük nem ihtiyacı giderilmemiş olan epidermin bu gereksinimi karşılanır. Amerika da yapılan araştırmalar, 35 yaş üzerinde olup, nemlendirici krem kullananların kırışıklık şikayetlerinin, kullanmayanlara kıyasla, yüzde 50 azaldığını gösteriyor.

NEM EKSİKLİĞİNE KARŞI

20-30 yaş: Normal veya yağlı cilt yapısına sahip olanlarda da cilt kuruluğu görülebilir. Nem eksikliğini giderecek nitelikteki kremler, cilde nüfuz ederek koruma sağlar. Ayrıca, cildin su dengesini düzelterek cildi canlandırır. Nemlendirici kremlerde bulunan bitkisel konsantrasyon, hücreler tarafından emilir. Bu da cildin en üst yüzeyi olan epiderme esneklik ve rahatlama kazandırır.

30-40 yaş: 25 yaşından sonra cildin doğal nemlendirici mekanizması yavaşlamaya başlar. Donuk, nemsiz, elastikiyetten yoksun bir cilt için kullanılacak nemlendirici kremin yumuşatıcı etkisinin yoğun olması gereklidir. Bitkisel lipozomlarla takviye edilmiş nemlendiriciler, 30 yaş ve üzeri ciltleri için idealdir. Bitkisel özlü nemlendiriciler cildin su deposunu uzun süre optimal düzeyde tutarak nemlilik sağlar.

DOĞRU NEMLENDİRİN

40-50 yaş: Giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybeden cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Limon, salatalık ve çiçek özlü kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az 8 saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.

50 yaş ve üstü: Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kullanılan ilaçlar, geçirilen hastalıklar ve hava kirliliği cilt üzerinde daha belirgin bir etki göstermeye başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlendiricilerin, cildi nemlendirmenin yanısıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gereklidir.