Kalb

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Hücrelerin muhtaç olduğu gıdaları ve oksijeni götür­mek, oralarda meydana gelen zararlı maddeleri uzaklaştırmak için kanın, durmadan vücudu dolaşması lâzımdır. Bu harekete, kan dolaşımı derler. Kan bir mayi olduğuna göre, bir mayi gi­bi yüksek basınçlı yerlerden alçak basınçlı yere doğru akar. Bu basınç farkı olmasa kan hareket edemez, işte kanın dolaşımı ve hareketi için lüzumlu olan bu basınç farkını meydana getiren uzuv, kalbdir.

Kalbin duvarları üç tabakadan yapılmıştır, tç orta ve dış ta­baka, iç tabaka muhati gışa, dış tabaka bağ örtüsünden ve elâs­tik liflerden yapılıdır. Daha kaim orta tabaka çizgili adaleden yapılmıştır. Kalbde bundan başka özel bir adale sistemi de vardır ki, kendi işlemesi için lüzumlu uyartıları doğurur ve nakleder.

Kalbin büyüklüğü sahibinin yumruğu kadardır.

Soğuk kanlı hayvan kalbi vücuttan çıkarılırsa bir müddet da­ha çarpmasına devam edebilir. Sıcak kanlı hayvan kalbi ise özel surette beslenmezse çarpmaz. Bunun için kalbi besleyen taç da­marları içine gıda madeleri ve oksijen sevketmek lâzımdır.

Kalbin hareketleri

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Kalb gevşeme ve sıkışma (sistol ve di­
yastol) nöbetleri içinde
          çarparlar. Kulakçıkların sistolu esnasın­
da karıncıklar gevşeme
           halindedir. Bu hareketi şöyle sıralıyabi-
liriz:

Büyük toplar damardan kan kulakçıkları dolar. O zaman ku­lakçıklar kasılır ve kanı o esnada gevşek halde bulunan karın­cıklara iter. Bu sırada kulakçıklarla karıncıklar arasında bulu­nan kapaklar açık bulunurlar. Kulakçık kasılmasının bitiminden sonra gevşer, karıncıklar kasılmaya başlar. Bu esnada kalb ka­pakları kapanır. Karıncık kasılması en yüksek seviyesine varın­ca damar kapakları açılır ve böylece kan damarlara atılır. Ka­rıncık kasılması bitince kalbin istirahat devri başlar ve damar kapakları  kapanır.

Her vuruşta kalbimiz elli altmış santimetre küb kan fırlatır. Bir vuruşta kalbin gördüğü iş 1,4 kilogram metredir. Kalb daki­kada 4-6 litre kan fırlatır. Kan dakikada bütün vücudu 6 defa dolaşır. Böylece kalbin bir günde gördüğü iş 20 bin kg. metreye varır. Yâni bu enerji ile 20 kilogram bir yük bin metreye kaldı­rılabilir. Çağdaş teknik bile yumruk kadar bir hacim içinde bu kadar iş görebilen bir makine icad edememiştir. îşin mühim ta­rafı şudur ki kalb bu ağır işi bir ömür boyunca ve bir tamir gör-meksizin yapar.

Kalb adelesinin özelliği, irademize tâbi olmadığı halde çizgi­li adale neviden olmasıdır. Bu adaleler vücudumuzda en ağır işi gören adalelerdir. Bu sebeple de en çok gıdaya ve oksijene muh­taçtırlar. Bu gıdayı kalb adalesine taç damarları verir. Sükûn halinde bile bütün dolaşım kanının yüzde onu kalbi beslemek va­zifesini alır. Taç damarlarınınö nemi bundan anlaşılır. Budamar-

lardan büyükçe bir dalın âni olarak tıkanması ölüme kadar va­rabilen vahim akibetler  doğurur.   (înfarktus)

Kalb Sesleri

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Kalb nahiyesi dinlenirse daima iki sesi tekrar­landığı görülür. Bunlara birinci ses ve ikinci ses derler. Birinci ses uzunca, tok, ikinci ses kısa, mat bir sestir. Birinci ses karın­cıkların sitolüne rastlar.

İkinci ses karıncıkların gevşeme devrine rastlar. Birinci ses
klab adalesinin kasılmasından, ikinci ses damar kapaklarının ka­
panışından meydana gelir.

Kalb muayene usulleri

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Hekim, parmağile göğüs kafesine vurduğu kazan çıkan sesi dinler ve mânalandırır. Bu, en eski ve en mühim bir teşhis vasıtasıdır.  Sağ tarafta akciğer üstünde bu

ses dolgun ve kuvvetlidir. Kalb üstünde ise hafiftir, bu hafifleme­den faydalanarak kalbin sınırları çizilebilir. Bu usretle kalbin bü­yüyüp büyümediği anlaşılır, ikinci bir usul bizzat kalbin çıkardı­ğı sesleri yani birinci ve ikinci sesi dinlemektir. Kalb kapakları sağlam olduğu müddetçe bu sesler temiz, pürüzsüz ve vazıhtır. Kapaklar iyi kapanmazsa kan geçerken kal sesine ilâveten hışırtı veya hırıltı duyulur.

Nihayet üçüncü usul kalbin meydana getirdiği elektrik cer-yanlarını yani faaliyet ceryanlarmı tel galvanometresi vasıtasiy-le yazdırmaktır. Normal bir kalb muntazam zikzaklı bir çizgi meydana getirir ki buna elektrokadiyogram denir. Hasta olan bir “kalbde bu çizgilerde değişiklikler olur. Hekimlik sanatı bu deği­şikliklerden önemli teşhislere varmak usullerini bulmuştur.

KALB HASTALIKLARI

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Kalb torbası iltihabı (Perikardit) : Kalb bir kılıf içinde asılı •durur. Buna kalb torbası denir. Bu kılıfın iç tarafı iltihaplanabi­lir. Buna perikardit denir. Bu hastalık yalnız olarak nadiren gö­rünür. Kalb nahiyesinde bir ezilme, kılıfta bir yaralanmadan hu­sule gelir. Bazan hastalığın sebebi bulunamaz. Bu gibi vakalarda romatizmalı iltihaptan bahsedilir. Fakat vakaların çoğunda has­talık, başka hastalıkların tesirile ve onların serpintisi olarak mey­dana gelir. Meselâ had mafsal romatizması, müzmin böbrek ilti­habı, bulaşıcı hastalıklar, tüberküloz, lohusa humması, septisemi, nadiren kızıl, kızamık, tifo, plörezi kalp kapak hastalıkları, ye­mek borusu iltihabı neticesi başgösterir. En ziyade genç insanlar­da görünür. İltihap neticesinde kalb torbasının içine bir mayi sı­zar, bazan bu sızıntı cerahatli veya kanlı olur.

iltihap tedricî başlar, kalb nahiyesinde tazyik ve ağrı, kor­ku hissi, ileri derecede nefes darlığı gibi arazlar yapar, iltihap geçerse sızmış olan su tekrar emilir. Fakat bazan torba zarları yer yer yapışık kalır. Bu yapışık yerlere sonradan bazan kireç dolarak zırh kalbi denen bir şekil meydana gelir ki, ağır bir has­talıktır.   Yalnız   ameliyatla  giderilmesi  mümkünüdür.

Tedavi : Hastalığı ciddiye almalıdır. Baştaan istirahate ihti­
yaç vardır. Kalb nahiyesine buz konur, tendürtiyot sürülür. Sı­
zıntıyı bertaraf etmek için ter ve idrar söktüren ilâçlar verilir.
Sızıntı buna rağmen artarsa torbada birikmiş olan suyu çekmek
lâzımgelir. Kalb hızlanmasına karşı dijital verilir.

Normal şartlarda kal torbası içinde berrak renkte ve ancak bir kaşık kadar su bulunur. Bir iltihap olmaksızın buraya daha fazla su toplanırsa torba hidropsu hâsıl olur. Bu, müstakil bir hastalık olmayıp umumî hidropsun bir belirtisidir. Tifoda, tüber­külozda, kanserde, böbrek hastalıklarında görülen hidropsun bir neticesidir. Nâdir vak’alarda torbanın içine kan sızar. Bu kanı patlamış bir anevrizmadan ve bizzat kalbin yaralanmasından mey­dana gelir. Hastalığın tedavisi umumî hidrops tedavisinin aynıdır. Kalbin çalışması zorlaşırsa torbadaki suyu çekmek lâzım gelir. Kalbi kuvvetlendirmeyi de unutmamalıdır.

Kalbin büyümesi

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

İnsan zorlu çalışmaya mecbur olduğu za­man, kalb evvelâ çalışmasını hızlandırarak bu ihtiyacı karşıla­maya çalışır. Bu kâfi gelmeyince her atımda fırlattığı kan mik­tarını arttırmaya uğraşır. Bunun için de sol karıncığın daha faz­la kan alacak şekilde genişlemesi lâzımdır. Bu durumu henüz hastalık olarak vasıflandırmak mümkün değildir. Kalb genişle­yince adale duvarı da kalınlaşır ve kuvetlenir. Bu suretle kalb genişlemesine bir kalb büyümesi de eklenir. Bu halinde de kalb henüz normal sayılabilir. Bunu devamlı şekilde ağır çalışmak meydana getirebildiği gibi fazla su veya içkiler içmek de yapar. Çünkü bu fazla mayilerin vücutta taşınması lâzımdır. Meselâ de­vamlı surette fazla bira içenlerde kalb böylece büyür.      ,

Kalb kapaklarının iyi kapanmaması da kalbin büyümesine se­
bep olur. Çünkü böyle kalblerde karıncıklara yalnız kulakçıklar­
dan değil, kapağın iyi kapanmaması dolayısiyle ana atar damar­
lardan da kan geri gelir. Kalbin genişlemesi büyüme ve kalınlaş­
ma ile at başı gittiği zaman arıza husule gelmeyebilir. Fakat içki
içenlerde ve kalb kapağı kusurlarında olduğu gibi, bazan genişle­
me, kalınlaşma ile at başı gidemez. İşte bu hal hastalıktır ve kalb
zaafına  sebep  olur.
                            ,

Kalb Adalesi Zaafı

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Kalbin vücut ihtiyaçlarına uymak kabi­liyeti çok fazladır. Hattâ zaman zaman bu ihtiyaçların makul bir ölçüde artması kalbi daha verimli çalışmaya sevkettiği için bir idman yerine geçer. Mutedil spor yapanlarda olduğu gibi. Fakat bu fazla çalışma bir zorlama halini alır ve uzun sürerse kalb za­afı meydana gelir. Kan basıncının artması da kalbi zorlayarak böyle bir zayıflığı intaç edebilir. Çünkü gittikçe artan bir muka­vemete karşı çalışmak kolay değildir. Bundan başka difteri gibi

den kan hareketi yavaşlar, dudaklarda morma görülür. Sonra yi­ne aym hastalıkta kan damarlarından sızarak dokuların içine akar. Böylece dokular şişer. Böyle hallerde bacaklar akşamları şişer. Sabahları dinelnme dolayısiyle şişler inebilir. Bu sızıntı ba-zan çoğalarak ödem şeklini alır. Karında su toplanmasının bir sebebi budur. Bacaklarda ve karında olduğu gibi kan akciğerler­de de yılabilir. O zaman nefes alma zorlaşır ve öksürük olur. Bu­na kalb astm’ı derler. Kalbde çarpıntı olur ve tıkanma hissi gelir.

Tedavi : Kalbin takviyesi,  hayat  tarzının tanzimidir.

bazı hastalıklar kalb adalesi için bir zehir tesiri gösterir. Kalb zayıflayınca damarlarda kan birikir.  Bunun neticesinde veritler

Kalb Adalesi İltihabı (Miyokardit)

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Sebep olarak had mafsal romatizması, tifo ve difteri gibi hastalıklar ön plânda gelir. Bun­dan başka iltihap kalbin iç zarından veya kalb torbasından atla­mış olabilir. Frenzi, had ve müzmin zehirlenmeler, meselâ fosfor ve  alkolle,   mevzubahis  olabilir.

Hastalığın  seyri  çok  müzmindir.   En   cüz’î  bir  vücut   hareke tinde  hastanın  nefesi  zorlaşır.   Çarpıntı  olur.   Aşırı  derecede   bit­kinlik, olur. Asmatik, nöbetler, hidrops başgösterir.

Tedavi : Hastalığın tam tedavisi kabil değildir. Had devrinde kalb zaafı giderecek ilâçlar verilir. Müzmin safhada sıhhî bir ha­yat tarzı ve perhiz ehemmiyetlidir. Fazla hareket zarar verir. Hafif hareketler faydaladır. Heyecandan kaçınmalıdır. Kahve, çay, tütün yasaktır. Alkolden büsbütün vazgeçmelidir. Yazları bir dağ kürü tavsiye edilebilir. Sür’atle kilodan düşmek doğru değildir. Bu tedavi ancak hekim nezareti altında yapılabilir.

Kalbin Yağlanması

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

iki türlü yağlanma olur. Birisi kalb ada­lesi içine yağ yerleşmesi. İkincisi bizzat kalb adalesinin yağlı de-jeneransıdır. Birincisinin sebebi vücuttaki umumî yağlanma tema­yülüdür ki irsî bir istidada dayanmakla beraber aşın derecede gı­da almaktan ve vücut ataletinden ileri gelir. Yanamayan yağ vü­cudun şurasına burasına ve bu meyanda kalb adalesi lifleri ara­sına yerleşir. İkinci şekli ise başka hastalıkların bir neticesidir. Meselâ kalb kapak hatâları, adale iltihapları ve ihtiyarlıkta taç damarlarının kireçleşmesi gibi. Ağır seyreden intanî hastalıklar, fosfor alkolle zehirlenme de aynı âkibete götürebilir. Bu hastalık­ta kalbe adale dokusu eriyerek yağa tebeddül eder. Ve yağlı bir manzara alır. Hastalığın ileri safhalarında çarpıntı ve nefes dar­lığı ile umumî kalb zaafı meydana gelir. Kalb atımı yavaşlar. Vü­cutta su biriktirmeye başlar. Baş dönmesi, göz kararması, bu­lantı olur.

Tedavi : Şikâyetlerin çoğu kalbden ziyade şişmanlıktan ileri7 geldiği için tedricî bir suretet kilo kaybetmelidir. Bu zayıflama kürleri zamanımızda çok suiistimal edilmektedir. Hekime danış­madan harekete geçmemelidir. Umumî hıfsızzıhha tedbirleri ya­nında kalbin ihtiyat kuvvetlerini uyandıracak ilâçlara başvurulur.

Asabi Kalp Çarpıntısı

  • Kalp Sağlığı
  • Temmuz 9th 2007
  • admin

Bazan bütün ince muayenelere rağ­men kalb sağlam bulunduğu halde hasta boyuna kalbinden şikâ­yet eder. Bu şikâyette çarpıntı baş rolü oynar. Böyle şikâyetlere asabî damgasını vurmazdan evvel hastayı inceden inceye muaye­ne ederek bir arıza bulunup bulunmadığını tesbit etmelidir. Fakat çok defa bu muayeneler hiç bir ipucu vermeyebilir. Ama hasta­nın  şikâyeti  devam  eder.

Tedavi : Hastalık gerçekten bir sinirlilik eseri ise, tedavisi güç olmakla beraber, imkânsız değildir. Bu gibi hallerde ilâçtan zi­yade fizikî tedbirler ve bilhasas ruhî telkin rol oynar. Şikâyet­çiye kalbinin gerçekten sağlam olduğu kanati verilebilirse çok defa şifa elde edebilir. Böyle hastalarda başka asabî tezahürler de bulunacağından umumî bir teskin tedavisi tatbik edilmelidir. Alkol ve tütün gibi alışkanlıklar varsa bunların bırakılması tabiî­dir. Fakat asıl mesele hastanın dikkatini kalbinden başka yerlere çekebilmektir. İyi arkadaşlar, neşeli bir sohbet umumiyetle se­vinç ve iyi şifa kaynağıdır. Hastanın şikâyetini dikkatli dinlemeli fakat onu hasta olmadığına ikna etmelidir. Tababetin en nankör fakat en sevap işlerinden birisi budur. Hastalık bazan kansızlar­da isteriklerde, ve hızlı büyüyen çocuklarda, kabıza müptelâ olan­larda, görülür.

Paroksistik Çarpıntı : Asabî çarpıntının özel bir şekli vardır ki, buna Paroksistik çarpıntı derler. Âni olarak başlar, nabız sa­yısı 160 m üstüne çıkar, çok defa ânî olarak da geçer. Bazan bir iki gün sürdüğü de olur. Hastaya büyük ıstırap ve dehşet verme­sine rağmen tehlikeli bir hastalık sayılmaz. Kinin, kardiyazol ki­nin bazan iyi gelir. Gözün üzerine hafifçe bir tazyik bazan çar­pıntıyı ânî olarak dudurabilir. Hastalığın asıl sebebi bilinmemek­tedir.